Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ olan 2.946- USD (ikibinaltıyüzkırkaltıdolar) tutarlı bir adet çekin ticari alışveriş sonrası müvekkiline verildiğini, ancak bu çekin müvekkilinin eline geçtikten sonra zayi edil edildiğini, müvekkili tarafından yapılan aramada bir sonuç elde edilemediğini ve kaybolan çekin bulunamadığını beyan ederek davaya konu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.01.2001 ve 04.05.2004 tarihlerinde Amerikan otomasyon ve bilişim ürünleri üreticisi ...'nun iştiraki olan ... ile konusu ...'e ait lisanslı ürünlerin Türkiye sınırları içinde pazarlanması, nihai kullanıcılara satılması, kurulumu ve bu ürünlere ilişkin teknik destek sağlanması olan "... Dağıtım Sözleşmesi" imzaladığını, müvekkilinin 24.03.2001 tarihinde davalı ile davalının üçüncü kişilerle akdettiği sözleşmeler uyarınca öngörülen mal ve hizmetlerin davacı tarafından tedarik edilmesine ilişkin "Müşteri Çözümleri Sözleşmesini" akdettiğini, müvekkilinin davalı ve ...'nun arasındaki ilişkide 2006 yılına kadar önemli yere sahip olduğunu, 2006 yılına kadar devam eden "..." kapsamında çalıştığını her iki şirket arasındaki sunulacak destek hizmetinin doğrudan davacı tarafından davalıya fatura edileceği hususunda 01.12.2003 tarihinde anlaşma sağlandığı, 25.01.2005 tarihinde ... tarafından davacıya gönderilen yazıyla, ... ve ... ile kurulacak bağlantıdan davacının sorumlu olacağının belirtildiğini, bu nedenle sunulan destek hizmeti bedelinin ... tarafından davacıya, davacı tarafından da davalıya fatura edildiğini, 2007 yılında ... Şirketler Grubunda bulunan ... için tasarlanan projenin her safhasında müvekkilinin yer aldığını, projenin lokal danışmanı ve bir kısım hizmetleri davacı tarafından yapılacağı inancıyla ... Dağıtım Sözleşmesi kapsamında pazarlama, teknik destek ve danışmanlık hizmeti sağlandığını, 28.02.2007 tarihinde ulaştırılan yazının müvekkilince imzalandığını ve proje kapsamında ... tesislerinde yapılan toplantıların müvekkili şirket yetkililerinin katılarak bir takım işlemleri yaptıklarını, toplantıya ...'yi temsilen ve taraflar arasında aracılık yapmak amacıyla sadece müvekkilinin katıldığını, düzenlenen iş planının müvekkili vasıtasıyla ...'ya iletilerek imzalandığını, ... yetkilisi tarafından 25.05.2009 tarihinde müvekkiline gönderilen e-posta da proje bedelinin taraflar arasında paylaşımına ilişkin ...'nın seçimine göre iki ödeme modelinden birinin seçileceği konusunda mutabık kalındığını, 2009 yılında taraflar arasındaki proje detaylarının görüşülmesine devam edildiğini ancak otomotiv sektörünü etkileyen kriz nedeniyle projenin bir süre askıya alındığını, 2010 ve 2011 yıllarında belirtilen taraflar arasındaki görüşmelerin devam ettiğini, müvekkilinin İtalya'da yapılan toplantıyı organize ettiğini, ...'ya teknik destek verildiğini, bu hizmetlerin davalı üzerinden nihai müşteri olan ...'ya sunulduğunu, yazılım lisansının bir adetinin davalı üzerinden ...'ya satıldığını, müvekkilinin bu şekilde 2006 yılından bu yana davalı ve ...'ya ürün, hizmet, yazılım ve mühendislik desteği verdiğini; sözleşmenin tekrar gündeme alınması aşamasında müvekkilinin proje dışında bırakıldığını, ...'ya gönderilen e-posta ile bu tür eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun bildirildiğini, muhatapça cevap verilmediğini, 19.05.2014 tarihli yazı ile "... Dağıtım Sözleşmesi" 'nin 30.06.2011 tarihinde kendiliğinden sona ereceğinin ... tarafından bildirildiğini, 10 yıllık ticari ilişkinin aniden bitirilmesine anlam veremeyen müvekkilinin dostane çözüm için öneri beklediğinini ...'e bildirdiğini, bu kapsamda gönderilen 31.10.2011 tarihli yazıyla portföy tazminatıyla uğranılan zararların tanziminini istediğini, taleplerine davalı şirket yetkililerinin olumsuz cevap verdiğini, ... tarafından yapılan teklifin yetersiz olması nedeniyle kabul edilmediğini, dağıtım sözleşmesinin haksız bir nedenle feshine müteakip görüşmeler devam ederken, davalının ... Türkiye Distribütörü olarak ilan edildiğini, davacının yönlendirmesiyle ...'nun müvekkilini tamamen devre dışı bırakarak proje dolayısıyla hak kazanılan veya kazanılacak kazançların elde edilmesinin engellendiğini, davalının sergilediği tutumu ...'nun kendisi ile sözleşme yapmaya yönlendirmek amacına yönelik olması nedeniyle TTK'nın 56/1.b maddesi gereğince haksız rekabet niteliğinde olduğunu, davalının sözleşmenin diğer tarafının sözleşmeyi fesih ile kendisi ile sözleşme yapmak üzere yönlendirmesinin haksız fiil ve haksız rekabet koşulu oluşturduğunu, davacının ".. Dağıtım Sözleşmesi'nin" feshinden sonra müvekkili ile imzaladığı müşteri çözümleri sözleşmesinin 9.2.maddesine aykırı olarak müvekkili izni olmaksızın müvekkilinin bünyesinde çalışan mühendislere iş teklifinde bulunduğunu, müvekkilince keşide edilen 02.03.2012 tarihli ihtarla ...'nın acentesi sıfatıyla yapılan satışların sonlandırılması nedeniyle uğranılan zararların, portföy tazminatının ve davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyel uğranılan zararların tanziminin istendiği, davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile davalının acente olmaması nedeniyle ... adına tebligat alamayacağını belirtilerek ihtarnamenin iade edildiğini ve davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunmadığının belirtildiğini, oysa davalının ...'ın sözleşmenin ihlali ve sona erdirmeye yönlendirmesiyle, müvekkilinin elde edeceği kardan mahrum kaldığını, bu bedelin 25.05.2009 tarihli müvekkiline gönderilen e-postadaki modellerden birinin benimsenmesi halinde müvekkilinin elde edeceği kar ve "... Dağıtım Sözleşmesi"nin devamı süresince elde edilecek distribütörlük kazancı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 50.000 TL kazanç kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının 02.03.2012 tarihinde Beşiktaş ... Noterliğinden keşide edilen ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ etmesine rağmen ihtarın ... şirketini muhatap aldığını, şirketin yurt dışındaki adresine tebligat yapmamak için, müvekkilinin bu şirketin acentesi olduğunu iddia ettiğini, cevabi ihtarda müvekkilinin acente olmadığının belirtilerek ihtarın iade edildiğini, müvekkilinin zorlama ile davaya dahil edildiğini, dava dilekçesinin 22.bendinde müvekkilinin davalı çalışanlarına iş teklif edilmesine müşteri çözümlerine aykırı olduğunun belirtildiğini, bunun dışında davacının müvekkiline yönelik her hangi bir iddiası bulunmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin ... Holding bünyesinde bulunan bilişim şirketi olduğunu, ... AŞ. Ve ... Holding'in müvekkilinin eski müşterileri olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen ... şirketinin 1987 yılında kurulduğunu, 1998 yılında ... şirketi tarafından satın alınma ve birleşme sonucu, ... şirketinin kurulduğunu, davacı şirketin ise müvekkili şirketin tedarikçilerinden biri olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi olan ...'nın ... adlı üretim hattı otomasyonu projesini başlattığını, projenin içinde birçok program, sistem ve arayüz bulunduğunu, müvekkilinin, müşterisi ...'ya satmak üzere ... şirketiyle 02.08.2001 tarihinde lisans alımına ilişkin ... sayılı sözleşmeyi yaptığını, aynı tarihte ...-... ile 2001-016 sayılı danışmanlık anlaşması yapıldığını, ... numaralı sözleşme ile ... firmasından danışmanlık hizmeti alındığını, tarafların çeşitli tarihlerde bu anlaşmalarda değişiklikler yaptıklarını, müvekkilinin müşterisi ...'nın ihtiyaçlarını bu şekilde birebir sözleşmelerle temin ederek müşterisine fatura ettiğini, proje öncesi ve sonrasında da ...'nı müvekkilinin müşterisi olduğunu; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2002 yılında başladığını, 12.07.2002 tarihli ... yüklenici hizmetleri sözleşmesi, 17.11.2004 tarihli ... müşteri çözümleri sözleşmesi, 10.08.2005 tarihli ... müşteri çözümleri ve 24.03.2011 tarihli ... müşteri çözümleri sözleşmesinin imzalandığını, tüm bu sözleşmelerden davacının müvekkilinin alt yüklenicisi olarak çalıştığı ve ücretini aldığının anlaşılacağını, davacının müvekkilinin kuruluşundan bu yana yaptığı, ticari işlerden faydalanmaya çalıştığını, davacının tarafı olmadığı delil listesinde sunulan 15.12.2005 tarihli "... site lisans ücreti anlaşması -değişiklik " başlıklı belgenin 01.12.2003 tarihli anlaşmaya ek olarak müvekkili ile ... arasında düzenlendiğini, sözleşme ile önceki sözleşmelerin aynen geçerli olduğu, ancak bundan böyle ... Distribütörü olması nedeniyle faturaların davacı tarafından gönderileceği kabul edilerek, buna göre işlem yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin de bu tarihten sonra davacıdan gelen faturaları kendisine ödediğini, dava dışı ... şirketinin 04.05.2004 tarihli Distribütörlük anlaşmasını 19.05.2011 tarihli yazıyla yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ancak müvekkilinin sözleşme ve feshe taraf olmadığını, ... tarafından müvekkiline davacı ile olan ticari ilişkinin bitirilerek Distribütör olması teklif edildiğini ve taraflar arasında, 01.12.2011 tarihli distribütörlük sözleşmesinin imzalandığını; müvekkilinin, davacının 2001 yılından bu yana dava dışı şirketle bağlantısı bulunduğundan habersiz olduğunu, 15.05.2005 tarihli sözleşme değişikliğiyle faturaların davacı tarafından gönderileceğinin bildirilmesi üzerine müvekkilinin gelen faturaları ödediğini, davacının 24.03.2011 tarihli sözleşmenin 9/2.maddesini ihlal ettiğini belirterek, davacı çalışanlarının müvekkilince işe alındığını iddia ettiğini, ancak müvekkilinin davacının hiçbir çalışanını işe almadığını, iş teklif etmediğini, cevabi ihtarda bildirildiğini, davacının sözleşmeyi halen devam ettirdiğini, davacının bahsettiği 2007 yılındaki projeye ilişkin müşterinin alım yapmadığını, bu ürünlerin ... tarafından yapıldığını, davacı tarafından ibraz edilen toplantı tutanaklarında müvekkili ile ...'nın çalışanlarının katıldığının anlaşılacağını, davacının bu toplantılara ... şirketini temsil ettiğini iddia ettiğini, bu hususunda davacı ile sözleşmenin diğer tarafı arasında ileri sürülebileceğini, davacının iddia ettiği ilişkilerin müvekkili ile alakasının bulunmadığını ve davacının ... şirketinin distribütörü olarak bu faaliyetleri yürüttüğünü, müvekkilinin sözleşmenin feshi için yurt dışındaki şirketi etkilemediğini, ...'nın ekonomik sıkıntılar nedeniyle projeyi askıya almadığını, müvekkili ile davacı arasındaki 24.03.2011 tarihli müşteri çözümlerinin 9/1.maddesi uyarınca davacının, müvekkilinin müşterisi ile bu tür bir ilişkiye giremeyeceğini taraflar arasındaki tek ilişkinin açıklandığı üzere ... şirketinin yönlendirmesiyle davacı tarafından düzenlenen faturaların ödenmesi olduğunu, bu durumun müvekkilinin müşterilerinin devir alınması şeklinde değerlendirilemeyeceğini, davacının bazı işlerde müvekkilinin alt yüklenicisi olarak çalıştığını, davacının ... şirketinden talepte bulunurken ... dışındaki müşteriler için ... şirketine yaptığı şirket içinde tazminat talep ettiğini, müvekkilinin bu iki şirket arasındaki ilişkilere taraf olmadığını, dava dilekçesindeki açıklamaların büyük kısmından da olayların müvekkiline ilişkin olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalıyı kötülemediğini, sözleşmenin feshi için her hangi bir girişiminin bulunmadığını, sözleşmeye aykırı şekilde davacı çalışanlarını işe almadığını, iş teklifi götürmediğini: davacının keşide ettiği ihtarname tarihinde müvekkilinin henüz ... ile distribütörlük sözleşmesi imzalamadığını, bu sözleşmenin 01.12.2011 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmeden sonrada müvekkilince ... projesinin hayata geçirilmediğini, feshin haksız olması halinde diğer tarafa dava açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.