5. Hukuk Dairesi 2025/9985 E. , 2025/17854 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/100 Esas, 2024/409 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.…
5. Hukuk Dairesi 2025/9985 E. , 2025/17854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/100 Esas, 2024/409 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 388 76... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asıl cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılması kararının hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma işlemine karşı İzmir 1. İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli dava açtığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.06.2014 tarihli ve 2013/227 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.06.2014 tarihli ve 2013/227 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin düzeltilerek onama kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasında "kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır" hükmü yer almakta olup, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 2016/1149 Esas, 2019/1204 Karar sayılı ilamı ile dava konusu kamulaştırma işleminin kısmen iptaline karar verildiğine göre bu kararın kesinleşmesi beklenerek ve İzmir 1. İdare Mahkemesinin 2014/273 Esas ve 2013/1660 Esas sayılı dosyalarının keşinleşme şerhli karar örnekleri de dosya arasına alınıp sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm fıkrasında kamulaştırılan alanın 32 m² yerine maddi hata ile 22 m² olarak gösterildiğini, müvekkili idare tarafından İzmir Valiliği aleyhine İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2013/597 Esas sayılı dosyada açılan davada "... tersimat hatalarının düzeltilmesi için 38876 adanın tamamında imar uygulaması yapılması gerektiği" şeklinde hüküm tesis edilmesi üzerine Buca Kadastro Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu 38876 ada kapsamında ıslah düzeltmesi gerçekleştirildiğini, ıslah işlemi ile ada içerisindeki tersimat hatalarının giderildiğini, Mahkeme kararı ile yeni bir işlem tesis etme imkanının kalmadığını, üstelik dava konusu taşınmazda 91 m²lik tapu alanının tamamı için kamulaştırma yapılarak bedeli ödendiğinden sadece 32 m²nin kamulaştırılması gerektiği şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, sonuçta taşınmazın 32 m²si yolda kaldığı için, 24,29 m²si tersimat hatasını gidermek için ve 34,71 m²si ise tek başına yapılaşma koşulunu sağlamadığından kamulaştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İzmir 1. İdare Mahkemesinin 2016/1149 Esas, 2019/1204 Karar sayılı kararının kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2013/597 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi ve sonuçlarına göre hareket edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hüküm fıkrasının kamulaştırılarak bedeline hükmedilen alanın hatalı gösterilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturulması hatalıdır. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine hükmedildiği gözetilerek ilk karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerekirken, faize ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "22" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "32" sayısının yazılması, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna gelmek üzere "tespit edilen 27.520 TL kamulaştırma bedeline dava tarihinin 4 ay sonrası olan 30.08.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 09.06.2014 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.