T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/855 KARAR NO : 2025/3115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/01/2025 NUMARASI : 2022/482 E - 2025/27 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/855 KARAR NO : 2025/3115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/01/2025 NUMARASI : 2022/482 E - 2025/27 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı şahıs ise davalı şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaleti mevcut olduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalı şirket ile imzalanan Sözleşme'nin 9.1) maddesi; "İş bu sözleşme, 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur..." hükmünü havidir. Davalıya elektrik satışı 01.10.2021 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01.10.2024 tarihi olduğunu. Ancak davalı, 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi feshettiğini, davalı ile davacı şirket arasında imzalanan Sözleşme'nin 9.3. maddesi şu şekildedir: "Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, veya tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz tahliye edilirse, Alıcı Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder... " hükmünü havidir. Davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edilip gönderildiğini. Davalılar tarafından gönderilen Büyükçekmece 9. Noterliği'nin 31.12.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birim fiyatların kendilerine yüksek geldiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğine göre sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin hitam tarihinden önce feshedebileceklerini ve bu nedenle sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiklerinin görüldüğünü, Mezkur İhtarnameye, Kadıköy 19. Noterliği'nin 06.01.2022 Tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek; "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY); “Tüketimi Düşük Serbest Tüketici” ve “Tüketimi Yüksek Serbest Tüketici” ayrımına sahiptir. Bu kapsamda, EPTHY’nin Tanımlar başlıklı 4. Maddesinin y fıkrasında bu tanımlama yapılmış olup; Tüketimi düşük serbest tüketici: “Yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kWh’tan düşük olan serbest tüketiciyi,” ifade etmektedir. Ancak Sayın Muhataplar, her biriniz yıllık elektrik enerjisi tüketimi 100.000 kwh üstünde bulunduğundan, “Tüketimi Yüksek Serbest Tüketici” olarak elektrik piyasasında yer almaktasınız. Yine EPTHY’nin ÜÇÜNCÜ BÖLÜM-İkili Anlaşma-İkili anlaşmanın tarafları başlıklı 9. Maddesi: “Bu bölümde yer alan ikili anlaşmaya ilişkin usul ve esaslar, tüketimi düşük serbest tüketicilerle tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmaları kapsar.” Hükmünü havidir. Üçüncü bölüm EPTHY’nin 9. Maddesi ile başlayarak 20. Madde ile sona eren bölümü olup, bu bölüm salt tüketimi düşük serbest tüketicilerin sözleşmelerine ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır. ‘’Sayın Muhatapların her biri tüketimi yüksek serbest tüketici olup, müvekkil şirket ile imzaladıkları sözleşmeler kurum denetimine tabi olmayıp tarafların karşılıklı irade beyanı ile kurulmakta ve EPTHY’nin düşük tüketimli tüketicileri koruyan hükümleri Muhataplara uygulanamamaktadır. Nitekim ihtarnamenizde yer verdiğiniz hükümlerin tamamı da (md 10 md 12 ve md 16) EPTHY’nin üçüncü bölümünde yer aldığından şirketleriniz bu hükümlerin kapsamının dışındadır. Şirketleriniz Elektrik Piyasasında Tüketimi Yüksek Birer Serbest Tüketici Olup Tacirdir. Hal böyle iken sözleşme hükümlerinin aynen uygulanacağını bu kapsamda sözleşme hükümlerine ve mevzuata aykırı olarak sözleşmenizin/sözleşmelerinizin süresinden önce feshi yönündeki iradelerinizin, ihtarnamenizin ulaştığı 03.01.2022 tarihi itibariyle işleme alındığını, bu kapsamda müvekkil şirketin sözleşmesel talep haklarını aynen kullanacağını tarafınıza bildiririz." şeklinde kendilerine ihtarda bulunulduğunu beyan ederek; Merkezi Takip Sistemi 2022/347994 sayılı dosyasına davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalılar 03.09.2021 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladığını, akabinde taraflar arasında, 29.09.2021 tarihinde elektrik enerji satış sözleşmesinin "eki" niteliğinde olan ve "Mutabakat" adı altında bir sözleşme daha imzaladıklarını. 03.09.2021 tarihinde imzalanan sözleşmede fatura hesaplama yöntemi olarak 2.yöntem seçildiğini. 2. Yöntem (ptf+dengesizlik maliyeti+yektem)+kar(%) şeklindedir. Ancak taraflarca sözlü olarak kar marjı oranının %8 olacağı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmeye kar marjı oranı %13 olarak yazıldığını. Taraflar arasında anlaşılan kar marjı oranı %8 olmasına rağmen, davacı elektrik şirketi, davalının güvenini açıkça kötüye kullanarak sözleşmede bu rakamı %13 yazmış ve davalıda iki taraf arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak bu sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını , ancak daha sonra durumu fark eden davalı, elektrik şirketi ile görüşmüş ve elektrik şirketi durumun yapılacak ek bir sözleşme ile düzeltileceğini söylemiştir ve durum düzeltilerek taraflarca 29.09.2021 tarihinde "Mutabakat" adı altında bir sözleşme imzalandığını, 29.09.2021 tarihinde taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde "satıcı ile alıcı, işbu protokolün imzalanması ile geçerli olmak üzere aktif enerji birim fiyatının hesabında, Ana sözleşme EK 2'de yer alan "Son Kaynak Tedarik Tarifesie Bağlı Olmaksızın Aktif Enerjibirim Satış Fiyatı Hesaplama Yöntemlerinden Tercih Edilen Yöntemin (Ptf+Dengesizlik Maliyeti+Yekdem) + Kar %(8) olduğu hususunda tam bir mutabakata varmıştır." denilmiştir. Ancak özellikle Ekim ve Kasım ayında kesilen faturalar tarafımızca incelendiğinde sözleşmeye göre faturaya yansıtılması gereken kar marjı %8 olmasına rağmen bu oranın %18'leri bulduğu ve tarafımıza fahiş ve haksız faturaların düzenlendiği anlaşıldığını. Tarafların üzerinde anlaştığı fatura hesaplama yöntemindeki maliyetlerden biri olan dengesizlik maliyeti hakkında davalının herhangi bir bilgi verilmemiş ve aydınlatma yükümlüğü yerine getirilmediğini, dengesizlik maliyeti hakkında taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Davalı şirket tekstil şirketi olup elektrik faturası hesaplama yöntemleri hakkında bilgi sahibi olamayacağından, bu konuda büyük bir yükümlülüğe sahip elektrik şirketinin dengesizlik maliyeti hakkında müvekkili detaylı bir şekilde bilgilendirmesi gerekirdi. Taraflarca imzalanan "Mutabakat" metninde dengesizlik maliyetinin hangi parametrelere göre, neye dayanarak hesaplanacağı ve tahmini olarak nasıl bir maliyet getireceği açıkça ve ayrı bir madde ile yazması gerekirken bu konu hakkında hiçbir ifadenin bulunmaması gerekli bilgilendirme ve bildirimin yapılmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu. Taraflar elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve eki niteliğindeki "Mutabakat" metnini imzaladıktan sonra bir olay daha yaşanmıştır. Davacı elektrik şirketi sözleşmeyi imzaladıktan sonra, henüz elektrik tedarikini müvekkil şirkete sağlamadan önce davalı tarife değişikliği talebinde bulunduğunu. Sözleşmenin imzalanmasından birkaç gün sonra hatta henüz elektrik tedariki sağlanmadan tarife değişikliği talebinde bulunulması davalıyı çok şaşırttığını, davacı elektrik şirketçe yapılan bu teklif önce ahlaken sonra da hukuken doğru olmadığından davalılar bu teklif hiç düşünmeden reddedildiğini. Taraflar arasında karşılıklı güven ve basiretli tacirlere yakışacak derecede uzun ticari bir ilişki kurulduğunu düşünen davalılar yapılan teklif ile iki şirket arasındaki ticari ilişkiler büyük bir zarar gördüğünü, davalı şirket Büyükçekmece 9.Noterliği ... yevmiye numarasıyla, davacı elektrik şirketine bir ihtar çektiğini, bu ihtarda, davacı şirketin Elektrik Satış Sözleşmesi, Mutabakat adlı sözleşme ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin ceza koşulu ödemeksizin haklı nedenle feshedildiği davacı şirkete bildirilmiş olup fazla düzenlenmiş ve tarafımızca ödenen elektrik fatura bedelinin de iadesi talep edilmiştir. İhtarname 12.01.2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşmeler bu tarih itibariyle haklı nedenle usulüne uygun bir şekilde feshedildiğini, davalılar sözleşmelerin haklı nedenle ve yönetmeliğe uygun bir şekilde feshedilmesine rağmen, davacı şirket 05.03.2022 tarihli 542.500,00 TL bedelli bir cezai şart bedeli faturasını düzenlediğini beyan ederek; bu sebeplerle; işbu haksız davanın reddine, mahkemenizin davacının iddialarını kabul etmesi ihtimalinde ise son derece fahiş ve müvekkil şirketin mahvına neden olacak büyüklükte olan 542.500,00 TL cezai şart bedelinin indirilmesine, kötüniyetli olduğu açıkça görülen davacı şirketin % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; ".... Uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi raporu aldırılmış ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri incelenmiştir, davacı taraf ile davalı arasında 29/09/2021 tarihinde imzalanmış ana sözleşme kapsamında satıcı tarafından alıcıya 01/10/2021 tarihinden itibaren elektrik tedariğine bulunulmaya başlanmıştır, sözleşme 36 ay süre ile geçerli olduğundan sözleşmenin sona erme takvimi 01/10/2024 tarihidir, davalı 31/12/2021 tarihli ihtarname ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki olan mutabakatın 3. Maddesi gereği kar marjı oranının %15-%16 aralıklarında olması nedeniyle arada %7-%8 oranında fark bulunduğu bu nedenle elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği elektrik satış sözleşmesi, mutabakat adlı sözleşmelere aykırı davranılması sebebiyle sözleşmeyi fesih ettiklerini haklı fesihleri olduğundan cayma bedeli ya da cezai şart bedeli ödemeden sözleşmeyi fesih ettiklerini bildirmişlerdir, davacı tarafça 05/03/2022 tarihli cezai şart bedeli olan 542.500,00 TL bedeli fatura davalıya tebliğ edilmiş, fatura bedelinini ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından faturaya dayalı icra takibi yapılmış süresinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle davacı tarafça süresinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı ve davalı şirkete ait şirkete ait ticari defterlerde yapılan incelemede ticari defterlerin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı her bir ticari defterlerin kendi lehlerine delil oluşturduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 9.3 maddesine göre fesih yönünden davalının yazılı ihbarıyla davacı tarafından aradaki uyuşmazlığın giderilememesi yönünden fesih yapılabileceği hüküm altına alınmışken davalının ihtarname ile sözleşmeyi direkt olarak fesh ettiği bu nedenle 9.3 maddesine göre usulüne uygun fesih yapılmadığı, davacı tarafça arada çıkan uyuşmazlıktan sonra faturada indirim yapıldığı, buna rağmen sözleşmenin fesih yoluna gidildiği, davacı ve davalı şirketlerin tacir olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği ve sonuçları kavrayabilecek ve değerlendirebilecek durumda olması, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların karşılıklı olarak sözleşmedeki hükümleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, tarafların yapılan ticari defter incelemesinde tespit edilen cezai şart bedelinin, paranın alım gücü, davalı şirketin ekonomik durumu açısından değerlendirme yapıldığında davalı şirket açısından ticari faaliyetinin mahvına sebep olacak hükümde görülmediği, bu nedenle davalı şirket hakkında cezai şart yönünden indirim yapılmasına yer olmadığına, aradaki tüketim farkından kaynaklanan bedelin bilirkişi tarafından hesap edilmesiyle itirazın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak 531.478,77 TL işlemiş faiz 1.747,33 TL takibin devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, icra takibi faturaya dayalı olduğundan ve alacak likit bulunduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile merkezi takip sistemi 2022/347994 sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 531.478,77 TL işlemiş faiz 1.747,33 TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davacı şirket ile davalı müvekkillerinin 03.09.2021 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladıklarını, bunun akabinde taraflar arasında, 29.09.2021 tarihinde elektrik enerji satış sözleşmesinin "eki" niteliğinde olan ve "Mutabakat" adı altında bir sözleşme daha imzalandığını, bahse konu sözleşme ve eki niteliğinde olan mutabakatın dosyaya sunulduğunu, 03.09.2021 tarihli sözleşmede fatura hesaplama yöntemi olarak 2.yöntem seçildiğini, 2. Yöntem (ptf+dengesizlik maliyeti+yektem)+kar(%) şeklinde olduğunu, ancak taraflarca sözlü olarak kar marjı oranının %8 olacağı kararlaştırılmasına rağmen, sözleşmeye kar marjı oranı %13 olarak yazıldığını, taraflar arasında anlaşılan kar marjı oranı %8 olmasına rağmen, davacı elektrik şirketi, müvekkilinin güvenini açıkça kötüye kullanarak sözleşmede bu rakamı %13 yazdığını ve müvekkilinin de iki taraf arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak bu sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını, ancak daha sonra durumu fark eden müvekkilinin, davacı elektrik şirketi ile görüştüğünü ve elektrik şirketi durumun yapılacak ek bir sözleşme ile düzeltileceğini söylemesi üzerine durum düzeltilerek taraflarca 29.09.2021 tarihinde "Mutabakat" adı altında bir sözleşme imzalandığını, "Mutabakat" metninde "satıcı ile alıcı, işbu protokolün imzalanması ile geçerli olmak üzere aktif enerji birim fiyatının hesabında, Ana sözleşme EK 2'de yer alan "son kaynak tedarik tarifesie bağlı olmaksızın aktif enerjibirim satış fiyatı hesaplama yöntemlerinden tercih edilen yöntemin (ptf+dengesizlik maliyeti+yekdem) + kar %(8) olduğu hususunda tam bir mutabakata varmıştır." denildiğini, buna rağmen özellikle Ekim ve Kasım ayında kesilen faturalar incelendiğinde sözleşmeye göre faturaya yansıtılması gereken kar marjının %8 olmasına rağmen bu oranın %18'leri bulduğu ve fahiş ve haksız faturaların düzenlendiğinin anlaşıldığını, bu hususun sundukları uzman görüşü ile de sabit olduğunu, ı10.08.2022 tarihinde Elektrik Mühendisi ve alanında uzman bilirkişi Servet Biliş'ten alınan bilirkişi raporunda da faturaların yanlış ve fahiş olarak düzenlendiği konusundaki haklılıklarını ortaya koyduğunu, 07.01.2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda, müvekkilinin EPDK birim fiyatları ile enerji alması ihtimalinde nasıl bir faturalandırma yapılacağı hususunda alternatif bir hesaplama yapılmış olduğunu, bu hesaplama dahi davacı elektrik şirketinin müvekkiline ne denli fahiş miktarda elektrik faturaları tahakkuk ettirdiğini ortaya koyduğunu, bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı elektrik şirketinin müvekkili şirkete fazla faturalandırma yaptığı açık bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen fazla faturalandırma konusunda yapılmış olan hesaplamaların hatalı olduğunu, Davacı elektrik şirketinin sözleşmeyi imzaladıktan sonra, henüz elektrik tedarikini müvekkili şirkete sağlamadan önce müvekkiline tarife değişikliği talebinde bulunduğunu, sözleşmenin imzalanmasından birkaç gün sonra hatta henüz elektrik tedariki sağlanmadan tarife değişikliği talebinde bulunulmasının müvekkillerini çok şaşırttığını, teklifin reddedildiğini, bu teklif ile iki şirket arasındaki ticari ilişkiler büyük bir zarar gördüğünü, davacı elektrik şirketi ile davalı müvekkilleri arasında daha önce de birçok defa düzenlenen faturalar için anlaşmazlıklar çıktığını, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmeler sonucu iade faturası düzenlendiğini, davacı şirketin bu iade faturalarına itirazda bulunmadığını, Davacı şirketin, taraflar arasında yapılan anlaşma hakkında müvekkili şirketi yeterli bir şekilde bilgilendirmediğinden, sözleşme kurulduktan hemen sonra tarife değişikliği istemiyle ticari ilişkileri zedelediğinden, taraflar arasında imzalanan mutabakata rağmen açık bir şekilde faturaya %8'den fazla kar marjı ekleyerek, müvekkili şirkete birden fazla defa fazla fatura keserek, müvekkiline de bu konu hakkında hiçbir bilgi vermeden veya bildirim yapmadan yönetmelik ve sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle Elektrik Satış Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki niteliğinde olan "Mutabakat" adı altındaki sözleşmelerin müvekkili tarafından haklı sebebe dayanarak cayma bedeli ve/veya ceza koşulu ödemeksizin feshetme imkanı doğduğunu, bu doğrultuda Büyükçekmece 9.Noterliği 025640 yevmiye numarasıyla, davacı elektrik şirketine bir ihtar edildiğini, buna rağmen davacı şirketin 05.03.2022 tarihli 542.500,00 TL bedelli bir cezai şart bedeli faturası düzenlediğini, sözleşme'nin 9.3. Maddesinde "Satıcı'nın Sözleşme'de yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getirmemesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10(on) iş günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi durumunda alıcı sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir." düzenlemesi olduğunu, sözleşmede geçerli bir sebep olmaksızın sözleşmenin feshedilmesi durumunda cezai şarta hükmedilebileceği açıkça yazıldığını, Gerekçeli kararında gerekli yazılı bildirimin yapılmadığı sözleşmenin direkt feshedildiğini belirtmişse de davacı şirketle fazla faturalandırma yapıldığına dair görüşmeler yapıldığını, iade faturası düzenlendiğini ve davacı şirketin de bu durumu kabullendiğini, gerekli bildirimler yapılmasına rağmen davacının fazla faturalandırma yapmaya devam ettiğini,İstinafa konu yargılamanın tarafları ve konuları ile İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/483 Esas numaralı dosyanın konularının ve taraflarının aynı olduğunu, her iki dosyada da davacı şirket ile müvekkili şirketler arasında 03.09.2021 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, akabinde 29.09.2021 tarihinde bu sözleşmenin eki niteliğinde "mutabakat" adı altında bir sözleşme daha imzalandığını, davacının bu sözleşmelere aykırı davrandığını, istinafa konu yargılamaya emsal teşkil edecek İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/483 Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketler tarafından davacı şirketle imzalanan elektrik enerjisi sözleşmesi haklı nedenle feshedildiği bu nedenle de davacı elektrik şirketinin Cezai şart talep etme hakkı bulunmadığı açıkça belirtildiğini, söz konusu kararın da istinaf incelemesinde dikkate alınması gerektiğini, kabul manasına gelmemek şartıyla oldukça fahiş miktarda olan cezai şartın ve fer'ilerinin müvekkillerinin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce feshedilmesi nedeniyle cezai şart faturalarının düzenlendiğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürmektedir.Davalı ise, taraflar arasında yapılan anlaşma hakkında müvekkil şirketin yeterli bir şekilde bilgilendirilmediğini, sözleşme kurulduktan hemen sonra tarife değişikliği istemiyle ticari ilişkileri zedelendiğini, davacı elektrik şirketinin, hatalı ve fahiş faturalar düzenlemesi ve Elektrik Satış Sözleşmesi, Mutabakat adlı sözleşme ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle cezai şart koşulunun oluşmadığını savunmaktadır. Taraflar arasında 03.09.2021 tarihinde 36 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye bağlı sözleşmenin ana konusu ((PTF +DENGESİZLİK MALİYETİ + YEKDEM) + KAR %(13) olarak kararlaştırıldığı, sonrasında ise 29.09.2021 tarihli mutabakat ile taraflar hesaplamada %13 belirlenen kar oranını % 8 olarak revize edildiği konusunda tam bit mutabakata varıldığı noktasında ihtilaf yoktur. Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.18.10.2023 tarihli mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişiler raporlarında;" yapılan hesaplamalarda %8 üzerinden yapılmış olup, yapılan hesaplamalarda da kısmen yüksek faturalar görülmüştür. İade faturası toplam farktan düşüldüğünde 3 fatura için toplamda 24.144,44 — 12.390,00 =11.754,44 TL bir fazladan tahakkuk söz konusu olduğu değerlendirilmiştir.Davalı sözleşmeyi fesih ederken 31.12.2012 ... sayılı ihtarnamesinde birkaç hususu fesih gerekçesi olarak sunmuştur....Buna göre fiyat hususundaki eksiklikler için davalının ihbarı, düzeltilmemesi halinde ise bu kez sözleşmedeki 9.1 maddesindeki koşullar yerine getirilmiş ise fesih edilebileceği düzenlendiğinden davalı vekilince yapılmış fesih ihtarnamesi ile sözleşmeyi eşleştirmek mümkün olmamıştır... Davalının tek taraflı sözleşmeyi feshettiği, ancak mevzuata dayandırdığı fesih şartları taraflar arası sözleşme itibariyle uygulanamayacağı, fiyat yönünden ise sözleşmede düzenlendiği şekilde fesih gerçekleşmediği, Fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği iki aylık fatura tutarı nispetinde faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, ancak faturanın hesaplamalar nispetinde 542.500,00 TL belirlenmiş iken 529.192,87 TL olabileceği, Davacının itirazın iptali yönündeki talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu, davalının temerrüdüne dair faturalarda bulunan son ödeme tarihinin temerrüt tarihi olduğu kabul edilerek, faturaların son ödeme tarihi olan 21.03.202 tarihlerinden 23.03.2022 takip tarihine kadar aylık %5 yılık yıllık %60 faiz oranına göre işlemiş faizin 1.739,81 TL olduğu" yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler ek raporlarında ise; " yapılan hesaplamalarla Ekim - Kasım - Aralık Ayları için 19.939,31 TL fazla tahakkuk yapıldığı, 12.390,00 TL düşüldüğünde ise 7.549,31 TL fazladan tahakkuktan söz edilebileceği, davalı yüksek tüketimli serbest tüketici olmakla EPTHY'de anlaşma kısmında yer alan fesih şartları düşük tüketimli serbest tüketicilerin anlaşmaların kapsamını belirlediği, bu dosya ile ilişkilendirilemeyeceği, sözleşme 9.3 maddesine göre fesih yönünden davalının yazılı ihbarı ile davacı tarafından giderilmemesi halinde fesih yapılabileceği hüküm altına alınmışken davalının ihtarnamesi ile direk sözleşmeyi feshettiği, bu yönü ile sözleşmenin maddeleri ihlal edildiği, fesih işlemi ile davacının davalıya ceza şartı gereği iki aylık fatura tutarı nispetinde faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, ancak faturanın bu aşamada yapılan hesaplamalar nispetinde 542.500,00 TL belirlenmiş iken 531.478,77 TL olabileceği, 23.03.2022 takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden sözleşmede %5 aylık gecikme faizi belirlendiğinden 1.747,33 TL işlemiş faiz hesaplandığı" şeklinde görüş bildirmişlerdir.Davalı tarafça örneği dosyaya sunulan İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih ve 2022/483 E - 2024/271 K sayılı dosyasında, Davacı ...'nin Merkezi Takip Sistemi 2022/347992 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava açıldığı, davalının 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi feshettiği, davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edilip gönderildiği, yapılan takibe itiraz edildiğinin ileri sürüldüğü, mahkemesince davacı şirketin kar marjını değiştirmek suretiyle sözleşmeyi ihlal etmesi ve EPDK Tarife fiyatlarıyla veya daha yüksek fiyattan fatura tanzim ederek, görevli tedarik şirketinden daha ucuz elektrik enerjisi satmaması ve sözleşmenin 9.3. Maddesindeki; “Satıcının indirim oranını alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda alıcı sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir” hükmü gereğince davalının cezai şartı ödemeden sözleşmeyi feshetme hakkının ortaya çıktığını beyan ve rapor etmekle ..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise dairemiz 13/03/2025 tarih ve 2024/1535 E-2025/730 K sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür. Buna göre, aynı taraflar arasında görülen dava sonunda verilen kararın farklı icra takiplerine yönelik olsa da sözleşmenin haklı nedenle feshi konusunda güçlü delil teşkil ettiği belirtilen dosyada davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığının kabul edildiği anlaşılmakla, mahkemesince davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde davanın reddine, davacının takip yapmada kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında;1- Davanın reddine,2-Davacının davalıyı zarar uğratma kastıyla takip yaptığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat taleplerinin reddine,3-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 9.295,01 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 8.679,61 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davalılar tarafından yapılan 8.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 87.085,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak;Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesin yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/12/2025