(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/27909 E. , 2013/22425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi ... DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık bir b
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/27909 E. , 2013/22425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi ... DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık bir buçuk yıldır davalı şirketin Kocaeli'nde bulunan Kipa Markette reyon görevlisi olarak çalışmakta iken, 07.12.2012 tarihinde market henüz açılmadan afişeleme etiket odasında fiyat bütünlüğü elemanı olarak çalışan dava dışı...ile tartıştığını, insan kaynakları şefinin gerek davacıyı gerekse dava dışı diğer işçi...'nın savunmalarını aldığını ve hiç bir ihtara fırsat vermeden ya da her hangi bir başkaca tedbire başvurmadan her iki işçinin de iş sözleşmelerinin 20.12.2012 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2. maddesi gerekçe gösterilerek feshedildiğini, oysa tartışmanın ciddi sorunlar yaratacak bir tartışma olmayıp, işçilerin olaydan hemen sonra birbirlerinden özür dileyerek barıştıklarını, buradaki gerçek amacın sendikalı işçileri azaltma çabası olup, işçiler arasında cereyan eden olayın işin işleyişine de hiç bir engelinin bulunmadığını, işçiler arasındaki tartışmanın 07.12.2012 tarihinde meydana geldiğini ve aynı gün işverenin bilgisi olduğu halde, iş sözleşmesinin feshinin 20.12.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup, 4857 sayılı Kanun'un 26. maddesinin aradığı altı günlük süreden sonra yapıldığından geçersiz bir fesih olduğunu ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işyerindeki işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ve boşta geçen süre ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirket bünyesinde 04.11.2011 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin 20.12.2012 tarihinde feshedildiğini, müvekkil şirkette fesih yetkisinin yalnızca şirket genel merkezinde olup, mağaza müdürünün fesih yetkisinin bulunmadığını, konunun genel merkeze intikali, sonrasında yapılan araştırma ve değerlendirme sonucunda kanuni süresi içerisinde davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih bildiriminde de beyan edildiği üzere davacının dava dışı...isimli çalışan ile tartışması ve kavgaya neden olduğu gerekçesi ile haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin sendikal nedenle bir ilgisinin bulunmadığını, feshe neden olan olayın basit bir tartışma da olmadığını, başka bir çalışan tarafından müdahale edilmemesi halinde çok daha vahim sonuçlara neden olabilecek nitelikte büyük bir kavga olduğunu, yapılan araştırmada olayda her iki çalışanın da kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle yapılan feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından, işyerinde çalışan diğer arkadaşı ile kavga etmesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi gereğince feshedildiği, olay sonrası alınan ifadelere ilişkin tutanaklar, tanık beyanları ve davalı işveren tanığının beyanına göre de olay günü davacının işyerinde çalışan mesai arkadaşı dava dışı...'nın bulunduğu afişleme odasına giderek bilgisayarı kullanmak istediği ve bilgisayarı kullanmasına izin vermemesi üzerine tanık beyanına göre de şaka mahiyetinde dava dışı ...için ''Bu kişi ile nasıl anlaşıyorsun?'' şeklinde söz söylediği, akabinde dava dışı ...tarafından odaya çağrılarak odada raflı dolaba yaslanarak boğazının sıkıldığı ve çekiçle vurulmak üzereyken tanığın araya girmesiyle olayın engellendiğinin anlaşıldığı, bu durumda somut olayda davacının, olayın başlamasında her ne kadar iş arkadaşına şakayla karışık laf atmış olması görülmüş olsa da, iş arkadaşının kendisine vurması üzerine karşılık vermemesi ve herhangi bir müdahalede bulunmaması, davacının işyerindeki kıdemi ile daha önce işyerinde olumsuz tavır ve davranışlarının olmaması da göz önünde bulundurularak, beraber çalıştığı iş arkadaşının olumsuz davranışları nedeni ile gelişen olayda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve bu nedenle davacıya en fazla uyarı verilebilmesi de mümkünken en ağır ceza olan iş sözleşmesinin fesih edilmesinin hem ölçülük ilkesine hem de feshin son çare olması ilkesine uygun olmayacağı, tüm bu nedenlerle iş sözleşmesi feshinin haklı ve geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosya içeriğine göre olay günü davacının mesai arkadaşı...'nın çalıştığı afişleme odasına girerek bilgisayarını kullanmak istediği, izin verilmemesi üzerine aynı odada bulunan diğer bir çalışana...için “bu kişi ile nasıl anlaşıyorsun” şeklinde söz söylemesi üzerine...tarafından odaya çağrılarak raflı dolaba yaslandırılıp boğazının sıkıldığı, çekiçle vurmak üzere iken tanığın araya girerek olayın büyümesinin engellendiği anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi davalı işverence 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II.maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği bildirilmiş ise de, tanık anlatımlarına göre kendisini darp eden çalışma arkadaşına karşılık vermeyen davacının, fesih için haklı neden teşkil edecek bir eylemi bulunmamakta ise de, “bu kişi ile nasıl anlaşıyorsun” sözü ile olaya sebebiyet veren kusurlu davranışının işyerinde olumsuzluğa yol açması karşısında feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.