Başvuru, akademisyen olan başvurucunun kamu görevine son verilmesine bağlı olarak bilimsel bir projeden çıkarılması nedeniyle bilim özgürlüğünün, kanun yolu aşamasında verilen kararların ilgili ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; akademisyen olan başvurucunun kamu görevine son verilmesine bağlı olarak bilimsel bir projeden çıkarılması nedeniyle bilim özgürlüğünün, kanun yolu aşamasında verilen kararların ilgili ve yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile proje yürütücüsü arasında 6/9/2013 tarihinde Harcamaları Projenin Yürütüldüğü Kamu Kurumu veya Üniversite Tarafından Gerçekleştirilecek Araştırma Projelerine Ait Destekleme Sözleşmesi (Destekleme Sözleşmesi) akdedilmiştir. Destekleme Sözleşmesi'ne göre "Türkiye Minuartia (Caryophyllaceae) Cinsinin Revizyonu" başlıklı projede (Proje) başvurucu, araştırmacı olarak yer almıştır. Projenin başlangıç tarihi 1/10/2013, bitiş tarihi ise 1/10/2016 olarak belirlenmiştir. Destekleme Sözleşmesi gereğince Proje kapsamında ortaya çıkacak sınai ürünler üzerindeki hakların devrine ilişkin olarak katılımcılar ve TÜBİTAK arasında bir taahhüt sözleşmesi akdedilmiştir. Yine Destek Sözleşmesi gereğince araştırmacılara teşvik ikramiye ödemeleri yapılmıştır. Başvurucu, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalında yardımcı doçent doktor unvanıyla görev yapmaktayken 29/4/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılmıştır. TÜBİTAK Bilim Kurulu 10/1/2017 tarihindeki toplantısında Anayasa'nın maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun maddesi gereğince ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan KHK'lar ile yapılan düzenlemelere işaret ederek kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında birtakım kararlar almıştır. Buna göre söz konusu kişiler hakkında;i. TÜBİTAK desteklerini değerlendirme, izleme ve sonuçlandırma süreçlerindeki her türlü üyelik ve görevlerin sona ereceğine, görev verilmeyeceğine ve burs veya destek verilmeyeceğine,ii. Kısmen veya tamamen TÜBİTAK tarafından desteklenen her türlü proje desteklerine ilişkin tüm hak ve görevler ile destek sözleşmelerinin sona erdirileceğine, iii. Görevlerinden, projelerinden veya desteklerinden dolayı yapılmamış ödemelerin gerçekleştirilmeyeceğine, iv. Görev veya desteklerinin sona erdirilmesi nedeniyle devam ettirilmesi mümkün olmayan projeler veya desteklerin sona erdirileceğine karar verilmiştir. TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) 21/2/2017 tarihinde "çalıştığı kurum/kuruluş tarafından açığa alınan sadece 1 araştırmacı olması halinde proje iade edilmeyecek, kişinin projeden çıkarılması/değiştirilmesi için gerekli işlemler yapılacak" şeklinde bir karar almıştır. Alınan kararlara istinaden başvurucunun araştırmacı olarak yer aldığı Projenin yürütücüsü 8/2/2017 tarihinde, açığa alınmasından dolayı TÜBİTAK ilkeleri uyarınca başvurucunun Projeden çıkarılmasını idareden talep etmiştir. TÜBİTAK 14/3/2017 tarihinde başvurucunun Projeden ayrılmasına ilişkin yürütücünün talebini uygun bulmuştur. Başvurucu 10/2/2017 tarihinde Projeden çıkarılması işlemine dair bilgilendirme yapılmasını TÜBİTAK'tan talep etmiştir. TÜBİTAK 25/4/2017 tarihinde verdiği cevapta, Projeden ayrılma işleminin yürütücünün talebinin idarece uygun bulunması sonucu gerçekleştiğini açıklamıştır. Başvurucu 1/6/2017 tarihinde işlemin iptali davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; araştırmacı olarak yer aldığı Projenin tamamlanması için çalıştığını, kapanma aşamasındayken gerekçesiz ve mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde Projeden çıkarıldığını ileri sürmüştür. Davalı TÜBİTAK cevabında; kamu görevine son verilen başvurucunun Destekleme Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Projeden çıkarıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 22/1/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde; 17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'a dayalı olarak çıkarılan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Araştırma Destek Programları Başkanlığı Tarafından Yürütülen Programlara İlişkin Yönetmelik'in (Yönetmelik) maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Yönetmelik'e dayalı çıkarılan Araştırma Projelerinde Uygulanacak İdari ve Mali Esaslar'ın (İdari ve Mali Esaslar) maddesine yer verilmiştir. Mahkeme, söz konusu mevzuat hükümlerine göre TÜBİTAK bünyesinde yürütülen projelerde araştırmacı olarak görev yapanların proje yürütücüsünün başvurusu ve ilgili grubun onayıyla projeden çıkarılabileceğini, dolayısıyla başvurucunun da kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle Projede kalmasının uygun görülmeyip çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını açıklamıştır. Başvurucu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 19/6/2018 tarihinde Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu temyiz yolu açık olmak üzere reddetmiştir. Başvurucu kararı temyiz etmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi 17/10/2018 tarihinde dava konusu uyuşmazlığın temyize tabi olmadığını belirterek temyiz istemini incelemeksizin reddetmiştir.