4. Hukuk Dairesi 2023/3141 E. , 2023/5794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/102 D. İş, 2021/89 K. SAYISI : 2021/İHK-1715 HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının reddi, davalının İtirazının Kısmen Kabulü/Kısmen Kabul SAYISI : K-2020/85317 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, da
**4. Hukuk Dairesi 2023/3141 E. , 2023/5794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/102 D. İş, 2021/89 K. SAYISI : 2021/İHK-1715 HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının reddi, davalının İtirazının Kısmen Kabulü/Kısmen Kabul SAYISI : K-2020/85317 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi olan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bakiye 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 500,00 TL geçici bakıcı giderinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 173.630,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yaptıklarını ve yapılan bu ödemeyle sorumluluklarının kalmadığını, dosyaya sunulan raporun yürürlükteki yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur oranına itiraz ettiklerini aksi halde sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müterafık kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, işletilecek faizin yasal faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağı nedeniyle ara karar ile başvuru sahibince temin edilen Karadeniz Tetkik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre düzenlenmiş 14.08.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının % 23 olduğu, alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının toplam 173.630,37 TL tazminatı davalıdan talep edebileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 173.630,37 TL tazminatın 08.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplandığını bu yöntemin hatalı olduğunu, hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini ve maluliyet raporuna esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını ve bakiye borçlarının kalmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemesi varsa hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, %20 indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince belirlenecek nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarının aktüer raporunda hesaplamaya esas alınan yöntemin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu ve maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği gerekçesiyle reddine, davalı vekilinin itirazları yönünden; aktüer raporuna göre davacının bakiye tazminat alacağının olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olduğu, talep edilen %20 hakkaniyet indiriminin dayanağının belirtilmediği, faiz başlangıç tarihinin hukuka uygun olduğu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle reddine, yapılan SGK ödemelerinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne, ... kararının kaldırılarak talebin kısmen kabulüne 146.864,44 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesaplamasının PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, iş kazası kapsamında yapılan ödemelerin yargılama aşamasında ileri sürülemeyeceğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bakiye borçlarının bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını bu nedenle trafik bilirkişisi raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunun yürürlükteki mevzuata göre alınmadığını dolayısıyla aktüer raporunun da hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatını kabul etmediklerini, SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılmasını, faiz başlangıcının dava tarihinden işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT gereğince belirlenecek nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dosyaya davacılardan alındığı iddia edilen ibranamenin sunulmamış olmasına, iş kazası kapsamındaki ödemelerin tazminattan mahsubunun yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ... Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının tespit edilebilmesi için ... tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan tazminat hesabının hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Ancak PMF 1931 Yaşam Tablosu'nda belirlenen bakiye ömür süreleri TRH 2010 Yaşam Tablosu'nda belirlenen bakiye ömür sürelerinden daha kısa olmakla birlikte davacı tarafın talebi doğrultusunda ve taleple bağlılık ilkesi gereğince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğinin kullanılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği ve davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle(taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) belirlenen tazminata karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; a- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 24.10.2016 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın maluliyet raporu yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarife'ye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3-a) ve (3-b) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.