T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2026 İlk d…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin reklam ajansı faaliyeti kapsamında dijital reklamcılık tanıtım ve organizasyon hizmetleri, müşterilerin kullanacağı medya seçimi, reklam tasarımı, reklam filmleri için senaryo yazımı, gösterimi ve sunumu hizmetleri verdiğini, davalının farklı zamanlarda müvekkilinin sunmuş olduğu hizmetlerden faydalandığını, dijital reklam yönetimi hakkında müvekkilinden hizmet aldığını, müvekkilinin davalıya sunmuş olduğu hizmetler karşılığında 27.03.2023 tarihli ars ... nolu 10.695,05 tl bedelli, 26.12.2023 tarih ars ... nolu 11.172,00 tl bedelli, 31.08.2023 tarih ars ... nolu 60.000,00 tl bedelli, 19.10.2023 tarih ars ... nolu 12.052,00 tl bedelli faturaların düzenlendiğini, davalının müvekkilinden hizmet satın almasına rağmen bu hizmetlerin bedellerini müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin, alacağını tahsil etmek adına son çare olarak davalıya sunduğu hizmetler karşılığı kesmiş olduğu faturaları icra yoluyla tahsil etmek istediğini, ancak davalı taraf icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek tüm bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20' den aşağı olmayacak oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmese karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacı tarafından belirtilen faturaların bedellerinin ödendiğini, bu faturaları cevap dilekçelerinin eklerinde sunduklarını, davalı tarafça düzenlenen faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu faturalara rağmen müvekkilinin söz konusu borçtan haberdar olur olmaz bu borcu ödediğini, aksine yapılan ödemeler incelendiğinde davalının davacıya karşı alacaklı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında husumet bulunduğunu, davacının bu sebeple davalının ödemiş olduğu faturaları icra takibine konu ettiğini beyan ederek tüm bu nedenlerle takip tutarının %40' ından aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini, ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mevcut davanın satım sözleşmesinden kaynaklandığı, mutlak ticari dava olmadığı sabit olup, davanın nisbi ticari dava olup olmadığının tespiti açısından TK 12 ve 11 inci maddelerinin incelenmesi gerekmektedir. TTK 12 inci maddesinde tacir " (1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." hükmü ile tanımlanmış olup, tacir olmak için öncelikle bir ticari işletmenin bulunması gerekmektedir. Ticari işletme kavramı TTK 11'de "(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünde de belirtildiği üzere bir ticari işletmeninin esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üstünde gelir sağlamayı hedef tutması ve devamlı ve bağımsız bir şekilde faaliyet göstermesi gerekmektedir. 2007/12362 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 1/a maddesinde "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," şeklindeki düzenlemeye gereği VUK 177 inci maddesindeki vergi beyannamesinin verildiği yılın yeniden değerleme oranına göre tahlil edilmesi gerekmektedir. Davanın nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, her iki tarafın tacir kaydının bulunmadığı, tarafların her ikisinin de 2007/12362 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince tacir olmadığı gözetildiğinde yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla, mahkememizce görevsizliğe, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttikleri üzere görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemelerinin değil tüketici mahkemeleri olduğunu, tüm dosya kapsamı incelendiğinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalının hizmet alan, davacının ise hizmet veren konumunda olduğunu, davacının bu işi ticari ve mesleki faaliyeti kapsamında yaptığını, davalının ise hizmet alan (tüketici konumunda olduğu) konumunda olduğunu, bu halde huzurdaki uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı olduğunun ortada olduğunu, 6502 S.K md.3 hükmündeki tanımlar da incelendiğinde tüm dosya kapsamındaki uyuşmazlıkta davacının sağlayıcı, davalının tüketici konumunda bulunduğunu, işlemin tüketici işlemi olduğunu ve dolayısı ile huzurdaki uyuşmazlığın da tüketici uyuşmazlığı olduğunun ortada olduğunu, anlatılan sebeple görevsiz mahkemede yargılamanın mutlak bozma sebebi olması dolayısı ile dosyayı sürüncemede bırakacağı da değerlendirilerek müvekkilin talebi doğrultusunda huzurdaki dosyayı görev yönünden istinaf etme zorunluluklarının doğduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline dair karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; reklam ajansı faaliyeti kapsamında dijital reklamcılık hizmetleri verdiğini, davalının da dijital reklam yönetimi konusunda hizmet aldığını, ancak fatura tutarını ödemediğini ileri sürerek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı cevap dilekçesinde; davacının hizmet veren , davalının hizmet alan konumunda olduğunu ileri sürerek tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece davanın , Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan , görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) sağlayıcı; Kamu Tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan yada hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" düzenlemeleri bulunmaktadır.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (TKHK) amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanımlar başlıklı 3. maddesi (1) sağlayıcı; Kamu Tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan yada hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi, (k) Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi (1) Tüketici İşlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" düzenlemeleri bulunmaktadır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Yapılan açıklamalar kapsamında tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi tanımladığı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan tüketici kapsamında bulunmadığı, bu nedenle mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/02/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.