10. Hukuk Dairesi 2021/2012 E. , 2021/12817 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge
**10. Hukuk Dairesi 2021/2012 E. , 2021/12817 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi kararının davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili, davacının 08/02/1999-03/01/2017 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak davalı işverence işe giriş tarihinin Kuruma 21/09/2000 tarihi olarak bildirildiğini ileri sürerek 08/02/1999-21/09/2000 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini istemiştir. II-CEVAP: Davalı şirket vekili, davacının 21/09/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girerken ibraz ettiği vukuatlı nüfus kayıt örneğinin de işe girdiği tarihten bir gün önce 20/09/2000 tarihli olması nedeniyle 08/02/1999 tarihinde sigortalılığının başlatılmadığını, yeni öğrendiği iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, “dönem bordrolarında adı bulunan dolayısıyla davacı ile aynı dönemde aynı işyerinde çalıştığı resmi nitelikteki kayıtlar ile de doğrulanan dönem bordrosu tanıkları ... ve ... ile davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulayarak dava konusu tarihte anılan işyerinde çalıştığını, işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığı, müfettiş denetimi olduğunda sigortasız çalışanları denetime yakalanmamak için evlerine gönderildiğini, şikayet üzerine 1999 yılının sonunda sigorta müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucu bazı bayanların sigorta kayıtlarının yapıldığı belirtmişlerdir. Nitekim ...'in kurum kayıtlarına 07/05/1999 tarihinde intikal eden dilekçesi ile davalı şirkette 6 yıldır sayısı 10'u bulan kadın işçilerin sigortasız ve sosyal güvenlikten yoksun olarak çalıştırıldığına ilişkin şikayette bulunduğu ortada olduğu” gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davalıya ait 94373.10.01 sicil numaralı işyerinde 08/02/1999–21/09/2000 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesi, “somut olayda; davacı adına, davalıya ait 94373 sicil sayılı işyerinden 21.09.2000- 2016/12. ay arasında Kuruma bildirim yapılmış olması dolayısıyla çalışmanın sona erdiği tarih ile davanın açılış tarihi gözetildiğinde hak düşürücü sürenin geçmediğinin belirgin bulunması, dinlenen bordro tanıkları ile davacı tanıklarının, davacının dava konusu edilen dönemde de davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını doğrulamaları, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, Kuruma bildirimi yapılmayan dava konusu tarihler arasında da davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı dolayısıyla Mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davalı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı şirket vekili, davacının, ıslak imzası bulunan belgelerin kendisine ait olmadığını beyan ettiğini ancak imza vermekten imtina ettiğini, bir sonraki celse imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, daha sonra okuma yazma bilmediğini beyan ettiğini ancak okuma yazma bildiğinin de ortaya çıktığını, davacının kötüniyetli olduğunu, tanıklar ... ve ...’ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, SGK müfettişlerince yapılan incelmede davacıya dair herhangi bir kayıt yada beyan olmadığını, yapılan resmi incelemede dahi bu kayıtların olmaması zaten davacının çalışmasının olmadığının resmi tespiti niteliğinde olduğunu, talebinin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Feri müdahil Kurum vekili, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki davada, davacının 21.9.2000-2016/12 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil sayılı “kümes hayvanı yetiştiriciliği” işyerinden bildirimleri bulunduğu, işyerinin 8.4.1992 tarihinde 506 sayılı yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğunun görüldüğü, 21.9.2000 tarihli işe giriş bildirgesi, davacı işçi ve işveren arasında imzalanmış 21.9.2000 tarihli hizmet akdi, 21.9.2000 tarihli işçinin iş güvenliği hükümlerine uyacağına dair tutanak ve aynı tarihli işçi çizelgesi, 21.9.2000 tarihli ücretleri gerçek usulde vergilendirilen hizmet erbabının özel indirimden yararlanmasına ilişkin çizelgenin altında davacı adına imzası inkar edilmeyen imzaların bulunduğu, işyerinde 24.12.1999 tarihli işyeri yerel denetim tutanağında tespit edilen sigortasız çalışanlar arasında davacının isminin yer almadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de; verilen hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup, 24.12.1999 tarihli işyeri yerel denetim tutanağında tespit edilen sigortasız çalışanlar arasında davacının ismi yer almadığı gibi davacı tarafından imzası inkar edilmeyen 21.09.2000 tarihli sözleşme, işe giriş bildirgesi, tutanak ve çizelge içeriği ve tüm dosya kapsamından bu belgelerin geçersiz sayılmasını gerektirecek herhangi bir hususun varlığı kanıtlanamaması karşısında salt tanık beyanlarına dayanılarak davacının işe başlama tarihinin 08/02.1999 olarak kabul edilmesi isabetli değildir. Yazılı belgeler karşısında davacının davalı işyerinde 21.09.2000 tarihinde işe başladığı anlaşılmakla, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O halde, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı ...Yağ ve Emek Yem San. Tic. A.Ş.'den iadesine, 25.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.