18. Ceza Dairesi 2017/2035 E. , 2017/9053 K. "" KARAR Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2012 tarihli ve 2011/72 esas, 2012/431 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Ba…
**18. Ceza Dairesi 2017/2035 E. , 2017/9053 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2012 tarihli ve 2011/72 esas, 2012/431 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28/02/2017 gün ve 12021 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan, "1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun’un gerekçesindeki “Temel hak ve hürriyetlerden kabul edilen ifade ve basın özgürlüğü, çoğulcu demokrasilerde vazgeçilmez ve devredilemez bir hak olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, ifade hürriyeti, birçok uluslararası belgeye konu olmuş, Anayasamızda da ayrıntılı düzenlemelere tâbi tutulmuştur. Bu özgürlüğün kullanım araçlarından biri de basın yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıdır. Bu araçların, amacına uygun olarak işlevlerini yerine getirmeleri bakımından korunmaları demokratik toplumlarda asıl olup, bu anlamda basın ve yayın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılarak ve güvenceler sağlanarak, haber ve düşünceyi özgür kılmak hedeflenmektedir. Bu nedenle, basın yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların infazının ertelenmesi ilişkin bazı düzenlemeler yapılması toplumsal barışın sağlanması ve sürdürülmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Önem taşıması nedeniyle basın yoluyla ya da sair düşünce açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar yönünden erteleme imkânı getirilmiştir.” hükümler karşısında, sanığın "Demokrasiye ve Hukuka Ergenekon Tezgahı"adlı kitapta yazmış olduğu yazılar sonucu işlediği iddia olunan suçun söz konusu Kanun kapsamında basın yayın yoluyla işlenen suç kapsamında olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: