13. Hukuk Dairesi 2013/19357 E. , 2013/31471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten son
**13. Hukuk Dairesi 2013/19357 E. , 2013/31471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile yapılan devir sözleşmesinin 8. maddesine göre yenilenen kuyulara ilişkin kati bedellerin kalan yıllara ait taksitlere ilave edileceğinin düzenlendiğini,bu taksitlere ilave yapılabilmesi için davalıya yapılan bildirime rağmen davalını geri ödeme ve taksit hususunda ek devir sözleşmesini imzalamadığını belirterek; 28.447 TL'nin ihtarname tarihi olan 07.12.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava ile davacı,davalı ile yapılan ön sözleşmeye dayalı olarak iki adet kuyu açtıklarını,bu kuyuların 2010 yılı fiyatlarına göre masraf bedelinin 288.458 TL olduğunu belirterek; bu bedelin 07.12.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, asıl davaya ilişkin olarak ön sözleşmede belirlenen rakamlar ile ek devir sözleşmesindeki rakamların arasında fahiş fark olduğunu, davacının bedeli tek taraflı olarak belirlediğini, özel sektörde bu fiyatların daha düşük olduğunu, ayrıca yenileme işlemini zamanında yapmamış olması nedeniyle bu bedelin yükseldiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Birleşen davaya ilişkin savunmasında,yeni açılan kuyuların sözleşmeden sonra tespit edilen rayiç fiyatlarlara göre yüksek olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece asıl davanın reddine,birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı tarafın asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucu;Taraflar arasında yapılan 12.02.1985 tarihli devir sözleşmesi ile davacı tarafından kurularak işletmeye açılan kuyular davalıya devredilmiştir. Bu devir sözleşmesinin 8. maddesinde kurulan tesisin bedeli 8.577.464 TL olarak tespit edilmiş ve tesislerin devrinden itibaren 30 yıl süre ile idamesinin sağlanacağı,bu süre zarfında gereken yenilemeleri davacı idarenin yapacağı,bu yenilemeler için ödenmesi gereken bedelin 18.779.715 TL olduğu belirlendikten sonra hem tesis bedeli hemde yenileme bedelinin faizsiz olarak 25 yıl boyunca yıllık taksitler halinde ödeneceği,her yıl ödenecek taksitin sözleşmede belirlenen katsayılara göre tespit edileceği ve yenilenen tesislerin idarece tespit edilerek kooperatife bildirilecek kati bedellerine göre müteakip yıllık taksitlerde gereken düzeltme yapılacağı düzenlenmiştir. Davalı tarafından söz konusu devir sözleşmesi imzalandığına göre,davalı sözleşme hükümleri ile bağlıdır. Bu durumda davacı idarenin 12.02.1985 tarihli devir sözleşmesinin 8. maddesine göre yaptığı yenileme işleminden sonra tespit edilen yenileme bedellerine göre kalan taksitlere bu bedelin yansıtarak talep edebileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece dava konusu kuyuların yenilenmesine ilişkin bedeller üzerinden sözleşmenin 8. maddesine göre müteakip yıllara ait artış oranları tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sözleşmenin yorumunda hataya düşülerek davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 9.896,50 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.