13. Hukuk Dairesi 2014/34818 E. , 2015/29146 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ...... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğund…
**13. Hukuk Dairesi 2014/34818 E. , 2015/29146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ...... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı işyerinde 2004 yılında uçuş işletme başkanı olarak çalışmaya başladığını, davalının hiçbir haklı ve mücbir sebep göstermeden 5.2.2008 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, şahsına yönelik iftiralarla işten çıkarıldığını, sözleşme başladıktan 1 ay sonra haksız feshedildiğinden dönem sonuna kadar sözleşmeden doğan haklarına yönelik 10.000 euro maddi tazminat ile 100.000 euro manevi tazminatın faizi ile ödetilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır. Davalı, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davacı, maddi tazminat olarak 10.000 euronun tahsilini istemiş, ıslah talebi ile de toplam 28.250 euronun ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, gerekçede 17.1.2012 tarihli ek raporun hüküm kurulmasına elverişli olduğu açıklanmış, ancak bilirkişi raporundaki hesaba da uymayan şekilde davacının isteyebileceği alacak toplamının 18.115 euro olduğu açıklanmış, hüküm fıkrasında ise 13.115 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.