6. Hukuk Dairesi 2023/1507 E. , 2024/1502 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2023/46 K. HÜKÜM : Davanın Reddi 1- Mahkemece kooperatif üyeliğinden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen ilk kararda, kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan ...’ın arsa payı karşılığı kooperatife üye olduğu, arsa edimini yerine getirmeden hissesini ...’a devrettiği, davacının da ...’dan bu hisseyi devir almak suretiyle kooperatife ortak olduğu, bu hisse nedeniyle …
**6. Hukuk Dairesi 2023/1507 E. , 2024/1502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2023/46 K. HÜKÜM : Davanın Reddi 1- Mahkemece kooperatif üyeliğinden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen ilk kararda, kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan ...’ın arsa payı karşılığı kooperatife üye olduğu, arsa edimini yerine getirmeden hissesini ...’a devrettiği, davacının da ...’dan bu hisseyi devir almak suretiyle kooperatife ortak olduğu, bu hisse nedeniyle kooperatife hiç bir aidat ödenmediği, arsa ediminin fiilen yerine getirilmesinin de mümkün olmadığı, davacının kooperatife 18.561 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 2- Mahkeme kararına karşı, davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 22.11.2011 tarihli ve 2011/2877 E. ve 2011/1963 K. sayılı ilamıyla; davacının menfi tespit istemine ilişkin talebi konusunda karar verilmesi gerekirken, miktar itibarıyla müspet tespit şeklinde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. 3- Mahkemece bozmaya uyularak ikinci kararda; davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 01.10.2013 tarihli ve 2013/3582E. ve 2013/5965 K. sayılı ilamıyla; üyelikleri devreden ... ile ...'un üyeliklerinin ne şekilde oluştuğu, ...'ın ya da ...'un üyeliğinin normal statüde ya da peşin bedelli üyelikten hangisi olduğu, ... tarafından bu üyeliklere karşılık arsa devri yapılıp yapılmadığı, üyeliğini ...'a devreden ...'ın ya da sonradan ... ile davacının bu ilkelere uygun olarak zımnen ya da genel kurul kararı ile peşin bedelli üye (sadece arsa devri karşılığında bir üye) yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak, davacının zımnen ya da genel kurul kararı ile peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi, yapılacak tespite göre kooperatife karşı üyeliğin türünün gerektirdiği parasal ya da ayni (arsa payı) yükümlülüklerini tam olarak yerine getirip getirmediği hususlarında rapor alınıp, bu ilkeler ve açıklamalar çerçevesinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, ikinci kez bozma kararı verilmiştir. 4. Mahkemece; bozma üzerine direnme kararı verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.03.2021 tarihli ve 2017/(23)15-846 E. ve 2021/327 K. sayılı ilamıyla; yerel mahkemece, Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. 5. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ve üyeliği devraldığı kişilerin bu üyelik nedeniyle kooperatife arsa devri yapmadığı gibi bunun yerine ödeme ya da iş yapıldığının da ispatlanamadığı, davacıdan ve dava dışı devreden eski ortaklardan uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat istenilmediği, kooperatifin bilançolarında hesap cetvellerinde faaliyet raporlarında, genel kurul kararlarında, defter ve kayıtlarında bu yönde bir borç kaydının yer almadığı tespit edildiğinden davacı ve dava dışı devreden eski ortakların peşin bedelli ortak olduğunun davalı kooperatif tarafından zımnen benimsendiğinin kabul edilmesi gerektiği, peşin bedelli üyenin kooperatifin amacına ulaşılıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6. Karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı ve üyeliği devraldığı kişilerin bu üyelik nedeniyle kooperatife arsa devri yaptığının ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün davalı yararına ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.