T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:04/04/2023 Davanın Türü:Tazminat (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi:28/05/2019 Karar Yazım T:30/10/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:04/04/2023 Davanın Türü:Tazminat (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi:28/05/2019 Karar Yazım T:30/10/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında, 15/06/2017 tarihli "..." konulu bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin ... Su Drenajı Yapımı Mühendislik, Makina, Ekipman ve Tedarik işlerinin, işveren davalı onayından sonra sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması işini üstlendiğini, işin süresinin 200 gün olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 6. maddesinde, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 3 gün içerisinde yer tesliminin yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen, davalı tarafın sözleşmenin imzalanmasından çok sonra yer teslimi yaptığını, sözleşmenin bedelinin KDV hariç 3.157.500,00 TL olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 12. maddesinde, işverenin iş sırasında projede değişiklik yapma, fazla veya eksik imalat yaptırma, bir kısım imalatın yapılmasından tamamen vazgeçme yada yeni imalat yaptırma ve her cins imalatı dilediği miktarda arttırıp eksiltme hakkı olduğunun düzenlendiğini, bu halde müvekkilinin sözlemede belirlenen toplam keşif miktarının %50'sine kadar olan oranda çoğalma veya azalmasından dolayı malzeme zammı, toplu sözleşme, nakliye artışı, vergi artışı gibi sebeplerle kardan mahrumiyet, zarar, ziyan gibi bir talepte bulunmayacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafın taahhütlerini ve sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, sözleşmeye başlandıktan sonra teknik nedenlerle davalıdan kaynaklanan sebeplerle müvekkilinin iş planı ve işleyişinde eksiklikler ve değişiklikler olduğunu, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için şimdilik 10.000,00 TL'nin (Islahla 327.458 TL) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya erilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, sözleşmenin ifasının gecikmesinde müvekkiline atfı kabil hiçbir kusur bulunmayıp, gecikmenin tümüyle davacının eylemi ve kusuruyla vuku bulduğunu, davacının iddia ettiği gibi yer tesliminde bir gecikme de olmadığını, davacı tarafından işin tamamlanması için öngörülen sürenin 200 gün olduğu ve sürenin 31/12/2017 olmasına karşın, hazır olmasının 20/03/2018 tarihini bulduğunu, sözleşmenin 33.1 maddesi uyarınca gecikilen 80 gün için 80.000,00 TL gecikme cezası alacağı olduğu gibi Ocak-Şubat-Mart ayı hakedişlerinde toplamda hesapların 64.361,07 TL eksik bakiye verdiğini, davacıdan 144.361,07 TL alacakları olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, taraflar arasında düzenlenen 15/06/2017 tarihli "..." adı altında sözleşme imzalandığı, bu sözleşme ile davacının ... Su Drenajı Yapımı Mühendislik, Makina, Ekipman ve Tedarik işlerinin işveren davalı onayından sonra sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması işini üstlendiği, işin süresinin 200 gün olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6. maddesinde, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 3 gün içerisinde yer tesliminin yapılacağı, işveren ve teknik sebeplerden dolayı oluşacak gecikmelerin bu sürenin dışında tutulacağının düzenlendiği, sözleşmenin 12. maddesinde ise, "yüklenici sözleşmede belirlenen toplam keşif miktarının yüzde ellisine kadar olan oranda çoğalma ve azalmasından dolayı malzeme zammı, toplu sözleşme, nakliye artışı ve benzeri sebeplerle kardan mahrumiyet, zarar ziyan gibi herhangi bir talep ve itirazda bulunmamayı gayri kabili rucu olarak kabul ve taahhüt etmektedir” dendiği, ayrıca bu maddenin devamında “Belirlenen keşif miktarından %50 oranında azına veya fazlasına kadarki işi, işverenin talebi halinde sözleşme ve ekleri hükümleri dairesinde aynı fiyat ve şartlarda yapmayı kabul ve taahhüt etmektedir düzenlemesi çerçevesinde, davalının sözleşmeye konu işin %50'sini yüklenici davacıya garanti ettiğinin anlaşılmakta olduğu, sözleşme konusu işin tamamının KDV hariç 3.157.500,00 TL olup, bu değerin %50'sinin 1.578.750,00 TL, olduğu son hakedişte 1.291.292,03 TL olarak hesaplanmış olması nedeni ile aradaki fark olan 287.458,00 TL ile kendisine iade edilmeyen 50.000,00 TL teminat bedelini istemekte davacının haklı olduğu, davalının ise cevap dilekçesinde, davacının hesaplanacak olan alacağından 64.361,07.-TL'nin mahsubunu talep etmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafın incelenen ticari defterlerinde davacı adına fazladan ödeme yapılan 64.361,06 TL'nin mahsubu gerektiği anlaşılmakla, toplam bedelden düşülerek 273.096,94 TL üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, davalı tarafın cezai şart alacağı olarak 80.000,00 TL'nin mahsup edilmesi talebinin incelenmesinde ise, sözleşmenin 33/7. maddesine göre işin süresinde teslim edilmemesi halinde 1.000,00 TL/gün olarak cezai şart ödeneceği ve yine sözleşmenin 33. maddesinin ilk fıkrasında, bu maddede düzenlenen cezai şartın ifa ile birlikte istenebileceğinin belirtildiği, TBK 179/2 maddesindeki cezai şartın, ifaya ekli ceza şart olup, ifaya ekli ceza koşulunun istenebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olması gerektiği, ayrıca işin teslimi sırasında iş sahibinin ceza-i şart hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi, yani itirazi kayıt ileri sürmesi gerektiği, eksik ve ayıplar için itirazi kayıt gerekmeyeceği, sadece ayıplar için süresinde ayıp ihbarının yapılmasının yeterli olduğu, kendi kusuru ile gecikmeye sebebiyet veren tarafın, sözleşme hükümlerine göre ifaya ekli gecikme cezası talep edemeyeceği, tamamen kusursuz olması gerektiği, somut davada, davacı yüklenicinin işe başlayamamasının nedeninin, sözleşmenin 5. maddesi gereğince, davalı tarafça iş sahasının zamanında teslim edilmemesinden kaynaklandığı ve davalı tarafça iş kabul edilirken cezai şart hakkının saklı tutulmamış olması nedeni ile cezai şart alacağı talep edilemeyeceğinden, davacının alacağından mahsup edildiği, her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalının takas ve mahsup def'i yönünden karşı davası bulunmadığından, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili, mahkemenin takas mahsup talep ettikleri gecikme cezası yönünden ihtirazi kayıt konulmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğu, kendilerince davacıya çekilen ihtarnamede açıkça cezai şart talep edildiği, sahanın davacıya teslim tarihinin resmi tutanaklara göre 16/06/2017 olduğu, davacı tarafından dahi 01/07/2017 tarihinde teslim yapıldığı beyan edilmesine rağmen, mahkemenin hangi gerekçe ile 07/07/2017 tarihinin kabul edildiği anlaşılamadığı gibi, bu durumda bile işin gecikme ile teslim edildiğinin açık olduğu, davacının % 5 nakit teminat kesintisi ile ilgili harçlandırdığı bir davanın bulunmadığı, mahkemenin dava edilmeyen bir hususta karar verdiği gibi, nakit teminat kesintisinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığını da araştırmadığı, davacının, 200 günde yapmayı taahhüt ettiği işin %40'ını 280 günde bitirebilmiş iken, işin kalan kısmının ifa edilmemesinden dolayı kar kaybına uğradığını söyleyerek, tazminat talebinde bulunmasının TMK 2 madde uyarınca hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir göstergesi olduğu, bu talebin reddi gerektiği, gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye, sözleşmenin 12. maddesindeki düzenlemeye ve diğer hükümlerine göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 18.655,25 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.664, 00 TL harcın mahsubuyla bakiye 13.991,25 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapılmış olmakla ücreti vekalet tayin ve takdirine yer olmadığına, 4) İstinaf yargılama giderlerinin istinafa gelen davalı üzerinde bırakılmasına, 5)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 30/10/2025 tarihinde üye Hakim ...'ün muhalefeti ile ve oy çokluğu ile karar verildi. ... KARŞI OY GEREKÇESİ Mahkemece taraflar arasında yapılan sözleşmenin 12. maddesine göre, yapılan değerlendirme ile sözleşme konusunun %50'sinin davalı tarafından davacıya yaptırılacağının taahhüt edildiği kabul edilerek, sözleşmenin %50'sine tekabül eden bedelin 1.578.750,00 TL olduğu, davacının hakediş bedeli olarak hesaplanan 1.291.292,03 TL'nin bu bedelden düşülerek aradaki fark olan 287.458,00 TL ile davacıya iade edilmeyen 50.000,00 TL'lik teminat bedelinin davacının isteyebileceği, davalı tarafın ticari defterlerine göre, davacıya yapılan fazla ödeme miktarı olan 64.361,06 TL'nin mahsubu gerektiği sonucuna varılarak 273.096,94 TL'nin 22/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 12. ve 13. maddelerinin incelenmesinde, mahkemenin değerlendirmesine uygun bir düzenlemenin bulunmadığı gibi, keşif azalması dolayısıyla işin keşif miktarının %50'inin altına düşmesi halinde o tarihteki imalat vaziyeti ile yüklenicinin ihzar ettiği malzemenin cinsi ve miktarı taraflarca tespit edilerek, işin tasfiyesinin sözleşmenin 30, 31 ve 32. maddelerine göre yapılacağının kararlaştırıldığı, bahsi geçen sözleşme maddelerinin incelenmesinde de, davalı iş sahibinin davacı yükleniciye işin %50'lik kısmının yaptırılacağı, yaptırılmaz ise %50'ye kadar kısmın ödemesinin yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar vermesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden, sözleşme hükümleri gereğince değerlendirme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinden, davalı tarafın istinafının kabulü gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. 30/10/2025 ...