Başvuru, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında delillerin yanlış değerlendirilerek usul ve kanuna aykırı karar verilmesi; yargılamada delillerin ileri sürülmesi, dosyadaki bilgi ve belgelere ulaşma ve beyanda bulunma hususunda taraflar arasındaki eşitliğe aykırı davranılması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında delillerin yanlış değerlendirilerek usul ve kanuna aykırı karar verilmesi; yargılamada delillerin ileri sürülmesi, dosyadaki bilgi ve belgelere ulaşma ve beyanda bulunma hususunda taraflar arasındaki eşitliğe aykırı davranılması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun murisi A. ile Ü.E. isimli şahıs 8/11/2000 tarihinde evlenmişler, 3/4/2008 tarihinde boşanmışlardır. Muris A. İstanbul ili, Kadıköy ilçesi Caferağa Mahallesinde bulunan bir apartman dairesini 14/11/2002 tarihinde o dönemde eşi olan Ü.E.ye tapuda devretmiştir. Muris A.nın 16/1/2009 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçısı olan başvurucu 1/6/2009 tarihinde, Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı davada, söz konusu taşınmazın mal kaçırmak amacıyla Ü.E.ye devredildiğini belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Mahkeme 25/9/2012 tarihli kararında, muris ile davalının evlendiklerinde aralarında yaş farkı olduğunu, murisin dava konusu taşınmazı davalı eşine hediye olarak verdiğini, mal kaçırma amacının olmadığını, Kadıköy Noterliğince düzenlenen vasiyetnamenin tasarruf tarihinden hemen sonra düzenlendiğini ve davacıya da taşınmaz mal vasiyet edildiğini, murisin davalıdan boşanmasından sonra vasiyetnameden rücu ettiğini, bütün malların davacıya intikal ettiği dikkate alındığında murisin mal kaçırmak kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Bu arada Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla Kadıköy Adliyesi kapatılmış, dosya İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 26/11/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 24/6/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı 21/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 20/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.