3. Hukuk Dairesi 2015/4069 E. , 2015/10041 K. "" MAHKEMESİ : MUT ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2013 NUMARASI : 2012/371-2013/131 Taraflar arasındaki Tüketicinin Hakem Kurulu Kararına İtirazı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y…
**3. Hukuk Dairesi 2015/4069 E. , 2015/10041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MUT ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2013 NUMARASI : 2012/371-2013/131 Taraflar arasındaki Tüketicinin Hakem Kurulu Kararına İtirazı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde, davalı tarafından kayıp kaçak kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, dağıtım bedeli, perakende sayaç okuma bedeli, iletişim sistemleri bedellerinin tarafına iadesi amacıyla Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na başvurduğunu, bunun sonucunda tüketicinin talebinin kabulüne karar verildiğini, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarında iadesi istenen bedellerin hangi dönem faturasına ait olduğu, iadesi istenilen bedellerin davalı tarafından yatırılıp yatırılmadığı, talep edilen bedellerin davalı tarafça yatırılmış olması halinde ihtirazı kayıt koyulup koyulmadığı hususlarına değinilmediğini, alınan bedellerin yönetmelik ve EPDK kararlarına göre tahsil edildiğini, EPDK kararlarının idari işlem niteliğinde olduğunu, bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu, yine EPDK kararlarının iptali için Danıştay'a dava açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, bu sebeplerle tedbiren icranın durdurulmasını ve Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkeme tarafından ek karar ile temyiz talebinin miktar itibariyle reddine karar verilmiş, bu hüküm ise süresi içinde gene davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık; yerel mahkeme kararının kesin olup olmadığı, varılacak sonuca göre kayıp kaçak bedeli ve vs.. bedellerin tahakkuku uygulamasının mevzuata uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Davada, davacının abonelerinden almakta olduğu kayıp-kaçak ve vs.. bedellerin alınmamasına dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış; davalının yarattığı çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir.