Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7095 E. , 2024/5794 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7095 Karar No : 2024/5794 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7095 E. , 2024/5794 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/7095 Karar No : 2024/5794 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müş. Yrd. V. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın Şanlıurfa İli, Birecik İlçesinde bulunan ... Polis Merkezi Karakolu nezarethanesinde gözaltında tutulduğu sırada 28/06/2018 tarihinde intihar etmek suretiyle vefat etmesi olayında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.400.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların tazminat taleplerinin ilk olarak Mahkemelerinin ... tarih ve E..., K... sayılı merciine tevdi kararının 09/10/2020 tarihinde tebliği ile davalı idarece öğrenildiği, ayrıca davacılar tarafından 09/10/2020 tarihli başvuru ile davalı idareden zararlarının tazmininin istenildiği, bu tarihin idareye başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla bu tarihte tazminat istemiyle idareye başvuran davacılar tarafından, idarece altmış günlük süre içerisinde bir cevap verilmeyerek başvurunun zımnen reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde, en son (06/02/2021 tarihi cumartesi günü olduğu için) 08/02/2021 tarihinde dava açılması gerekirken bu tarih geçirildikten sonra 12/02/2021 tarihinde dava açıldığının görüldüğü gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; dava açma süresinin başvuru dilekçesinin davalı idarenin kaydına girdiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, bu husus idareye sorulması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacıların yakını ..., Şanlıurfa İli, Birecik İlçesinde bulunan Fırat Polis Merkezi Karakolu nezarethanesinde gözaltında tutulduğu sırada 28/06/2018 tarihinde intihar etmek suretiyle vefat etmiştir. Davacılar tarafından, yakınlarının ölümünde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.400.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ilk olarak ... tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası nezdinde dava açılmıştır. Anılan Mahkemenin davanın yetki yönünden reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri zararın tazminini, öncelikle tazminat talep edilebilecek olan davalı idareden talep etmeleri ve idarece istemin reddedilmesi halinde tazminat istemiyle dava açmaları gerekirken, idari bir ön karar alınmadan doğrudan doğruya maddi-manevi tazminat istemiyle açılan davada idari merci tecavüzü bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin İç İşleri Bakanlığı'na tevdiine karar verilmiş, bu karar davalı idareye 09/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacılar tarafından, merciine tevdi kararının kendilerine tebliği üzerine 09/10/2020 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığı'na başvurularak, yakınları ...'ın vefatı nedeniyle uğradıkları ileri sürülen zararların tazmini talep edilmiş, başvurunun zımnen reddi üzerine 12/02/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır." hükmü; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi; "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerektiği, bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği kuralına yer verilmiş; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin idari merci tecavüzü, husumet, gibi maddede belirtilen hususlar yönlünden sırasıyla inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde ise, dilekçeler üzerine yapılan ilk incelemede, dava açılmadan önce ilgili idari merciine başvuruda bulunulmadığının anlaşılması halinde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verileceği kural altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacıların tazminat taleplerinin ilk olarak Mahkemelerinin ... tarih ve E..., K... sayılı merciine tevdi kararının 09/10/2020 tarihinde tebliği ile davalı idarece öğrenildiğinden bahsetmekle birlikte, davacılar tarafından 09/10/2020 tarihli başvuru ile davalı idareden zararlarının tazmininin istenildiği ve bu tarihin idareye başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacıların ... tarih ve E...., K.... sayılı merciine tevdi kararı sonrasında açtıkları davanın süresinde olup olmadığı hususunun ortaya konulabilmesi için öncelikle merciine tevdi kararının mı yoksa davacıların 09/10/2020 tarihli başvurularının mı esas alınacağının ortaya konulması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; davacılar, davalı idareye 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca herhangi bir başvuru yapmadan, 15/06/2020 tarihinde doğrudan ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası nezdinde dava açarak, yakınları ...'ın vefatı nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemlerine ilişkin hukuki süreci başlatmışlar, anılan Mahkemenin davanın yetki yönünden reddine ilişkin kararıyla dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesince de 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmesini teminen merciine tevdi kararı verilerek dava dilekçesi İçişleri Bakanlığı'na tevdi edilmiştir. Dolayısıyla, davacıların tazminat istemlerine ilişkin süreç 15/06/2020 tarihinde açılan dava ile başlamış ve 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan zorunlu başvuru şartı da ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı merciine tevdi kararıyla dava dilekçesi İçişleri Bakanlığı'na tevdi edilerek yerine getirilmiş olup, bu süreç devam ederken davacılar tarafından ayrıca yapılan başvurunun dava açma süresinin hesabına ilişkin olarak esas alınması mümkün olmayıp, değerlendirmenin merciine tevdi kararına ilişkin süreç esas alınarak yapılması gerekmektedir ... İdare Mahkemesinin, dava dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na tevdiine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, tebliğ edilen dava dilekçesine altmış günlük yasal cevap verme süresi içerisinde cevap verilmemesi halinde nasıl bir süreç işleyeceğine, davanın kaldığı yerden devam edip etmeyeceğine dair herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, davacılar tarafından hangi usulün takip edilmesi gerektiği konusunda da izahatta bulunulmadığı, başka bir ifadeyle dilekçenin idareye tebliği ile yargısal sürecin sona ererek idari başvuru (ön karar başvurusu) sürecinin başlamış olacağı ve bu başvuru (dilekçenin tebliği) üzerine yeniden dava açma prosedürünün izlenmesi gerektiği, bu nedenle dilekçenin idareye tebliği tarihinin dosya üzerinden takip edilmesi ve dava açma süresinin buna göre hesaplanması gerektiği hususlarında hak arama hürriyetinin kullanımı sağlayıcı bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. Bahse konu eksikliklerin, hukuk devleti ilkesi ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği ve davacılar tarafından dava açma süresinin kaçırılmasına neden olduğu, ancak bu hukuki sonucun davacılara yükletilmesinin hakkaniyete aykırı bulunduğu şüphesizdir. Buna göre, davacılar tarafından, dava açma süresinin sona ermesinin (08/02/2021) hemen ardından makul süre içerisinde (12/02/2021) bakılan dava açılarak davaya devam etme iradesinin açıkça ortaya konulduğu da dikkate alındığında, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacıların yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda aktarılan gerekçelerle hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararı davacıların 16/09/2020 tarihli merciine tevdi kararından sonra açtıkları davanın süresinde olmadığına ilişkin olduğundan, temyiz incelemesi de bu hususa yönelik yapılmış olup, bozma kararımız uyarınca ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince dosyanın gönderileceği ... İdare Mahkemesi tarafından yapılacak yargılama kapsamında, davacıların 15/06/2020 tarihinde ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası nezdinde açtıkları ilk davanın 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca süresinde olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava; davacıların yakını ...'ın Şanlıurfa İli, Birecik İlçesinde bulunan ... Polis Merkezi Karakolu nezarethanesinde gözaltında tutulduğu sırada 28/06/2018 tarihinde intihar etmek suretiyle vefat etmesi olayında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.400.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerektiği, bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle ilk olarak 15/06/2020 tarihinde dava açıldığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dilekçesinin İç İşleri Bakanlığı'na tevdiine karar verildiği, merciine tevdi kararının tebliği üzerine davacıların 09/10/2020 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığı'na başvurarak yakınları ...'ın vefatı nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmininin talep edildiği, başvuru dilekçesinin davalı idarenin kaydına hangi tarihte girdiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığı, anılan başvurunun zımnen reddi üzerine 12/02/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacıların 15/06/2020 tarihinde açtıkları dava sonucunda her ne kadar merciine tevdi kararı verilerek dava dilekçesi İçişleri Bakanlığı'na tebliğ edilmişse de; davacılar tarafından, zararlarının tazmini istemiyle 09/10/2020 tarihinde, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı'na başvuru yapılmış olması nedeniyle dava açma süresinin hesabında merciine tevdi kararının değil davacıların zararlarının tazmini istemiyle 09/10/2020 tarihinde yaptıkları idari başvurunun esas alınması, davacıların 09/10/2020 tarihli idari başvurusuna yönelik bekleme ve buna bağlı olarak dava açma süresinin ise başvuru dilekçesinin davalı idare kaydına girdiği tarih esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Bu durumda; öncelikle ara kararı ile davacıların 09/10/2020 tarihli başvuru dilekçesinin davalı idarenin kaydına girdiği tarihin belirlenmesi ve bu tarih esas alınarak yapılacak inceleme sonucunda karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki karara katılmıyorum.