20. Hukuk Dairesi 2016/6340 E. , 2018/1374 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği İspatlı köyü, ... mevkiinde bulunan yaklaşık 5.…
**20. Hukuk Dairesi 2016/6340 E. , 2018/1374 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği İspatlı köyü, ... mevkiinde bulunan yaklaşık 5.791,04 m2 miktarındaki taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Hazine, TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescil edilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın %30-35 doğal meyile sahip evveliyatı itibariyle makilik ve çalılık olduğu eski tarım toprağı olmayıp imar ve ihyası yeni tamamlandığından tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları 24.05.1989 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, 05/03/2015 tarihli duruşmada “davanın reddine, fen bilirkişisi Bülent Atsan'ın 25/12/2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen Alanya ilçesi, ... mahallesinde bulunan 5170.80 m2'lik tapusuz taşınmazın hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda sadece davanın reddine karar verilmiş, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesciline dair olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamıştır. Bu hali ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hâkimin, 6100 sayılı HMK'nın 298. (1086 sayılı HUMK'nın 388.) maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK'nın 297/2. (1086 sayılı HUMK'nın 389.) maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada 1086 sayılı HUMK'nın 381. maddesinin son fıkrasının 6100 sayılı HMK'nın 294. maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.