4. Hukuk Dairesi 2023/9153 E. , 2024/6915 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/983 E., 2023/389 K. DAVA TARİHİ : 04.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Davalının İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/392 E., 2021/945 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar veril…
**4. Hukuk Dairesi 2023/9153 E. , 2024/6915 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/983 E., 2023/389 K. DAVA TARİHİ : 04.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Davalının İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/392 E., 2021/945 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın 31.01.2018 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.000,00 TL, geçici bakıcı gideri için 100,00 TL, rapor için ödenen 1.260,00 TL ve 136,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatını 345.705,66 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 12.873,00 TL, geçici bakıcı giderini 1.921,34 TL olmak üzere toplam 360.000,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazada davacının ağır kusuru bulunduğunu, zira sürücünün kural ihlali yapmadığını, davacının ayakta seyir halinde olması nedeni ile araçtan düştüğünü, davacının kusuru bulunduğu, müterafık kusurlu olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinden sorumlu olmadıklarını, faiz talebini kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte ancak yasal faize karar verilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı traktörün 31.01.2018 tarihinde yaptığı kazada yaralandığı, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve diğer masraflar talebinde bulunduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %77 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiği, ek aktüer rapor ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatları doğrultusunda %77 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamanın esas alındığı, davacının kazada müterafık kusuru bulunduğu, poliçe limiti ve davacının talebi ile bağlı kalınarak 1.421,34 TL geçici bakıcı gideri, 12.873,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 345.705,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 360.000,00 TL tazminatın belirlendiği, davalının 16.08.2018 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesi ile poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 1.421,34 TL bakıcı gideri, 12.873 TL geçici iş göremezlik ve 345.705,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 360.000,00 TL maddi tazminatın 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını ve davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının PMF formülüne göre hesaplama talep ettiğini ancak TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alındığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin dikkate alınmasını, kusur oranlarının hatalı hesaplandığını, kazanın iş kazası olduğu ve İş Mahkemesinin görevli olduğunu, hatır taşımasının resen dikkate alınması gerektiğini ileri sürülerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne karar verdiği, davalının kararı istinaf ettiği, dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürdüğü, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97 nci maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgelerin belirtilmediği, davacının, dava açılmadan önce davalıya başvuru yaptığı, taraflar arasında işçi -işveren ilişkisi bulunmadığı, Yargıtay içtihatları uyarınca hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olduğu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olduğu, davacının davalıya sigortalı traktörde yolcu olduğu ve araç kasisten geçerken davacının araçtan düşmesi şeklinde meydana gelen olayda müterafik kusuru yani zararın artmasında değil araçta ayakta ve tutunmadan yolculuk etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu gözetilerek bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranlarına göre karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin davacının müterafık kusuru bulunduğu belirtilerek karar verildiği, ancak davacının müterafık kusuru nedeni ile tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması gerektiği, ancak davacının traktörde ayakta yolculuk yapması nedeni ile %60 oranında kusuru bulunduğu, yani kazada davacının müterafık kusurunun değil, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacının talebi ve istinafa başvuran taraf lehine olan hususlar dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 1.421,34 TL bakıcı gideri, 12.873.00 TL geçici iş göremezlik ve 345.705,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 360.000,00 TL maddi tazminatın 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, ayrıca davacının PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasını talep etmesine rağmen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kabul edildiğini, davacının ayakta seyahat etmesi nedeni ile kazada kusuru bulunduğunu, kazanın iş kazası olup ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davanın trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 31.01.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dosyaya ibraz edilen 27.03.2020 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, davacının beyin hasarı ve beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu nedeni ile %70 oranında, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar için %5, ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozukluğu nedeni ile %20 olmak üzere toplam %77 oranında maluliyeti olduğu belirtilirken, 16.09.2021 tarihli Afyonkarahisar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı bilirkişi kurulu tarafından verilen raporda ise yine kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca epilepsi riski ve yara skarı nedeni ile davacının %8 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından davacının %77 oranında maluliyeti kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak bu haliyle aynı mevzuata göre hazırlanan yakın tarihli maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan 27.03.2020 tarihli ve 16.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporları irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulundan çelişkileri gideren rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.