T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/555 - Karar No:2026/17 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/555 KARAR NO : 2026/17 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2024 NUMARASI : 2021/235 E-2024/209 K DAVANIN KONUSU : İt…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/555 - Karar No:2026/17 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/555 KARAR NO : 2026/17 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2024 NUMARASI : 2021/235 E-2024/209 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :08/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında Irak ülkesinde devam eden inşaat işi nedeniyle davacı tarafça yapılan imalatların davalıya 04/09/2020 tarihli GIB2020/0121 nolu 23.676 USD, 04/09/2020 tarihli GIB2020/0122 nolu 21.680 USD, 21/09/2020 tarihli GIB2020/0143 nolu 92.944 USD faturalar gereği tanzim edilen irsaliyeler ile birlikte teslim edildiğini, davalı tarafça herhangi bir itiraz ve eksik mal bildirimi bulunmadığını, yurtdışı gönderiminin davalı tarafça yapılarak davalının toplam 85.000 USD ödemede bulunduğunu ancak davacı şirketin bakiye alacağı olan 53.000 USD'nin ödenmediğini, ödenmeyen bu alacak nedeniyle taraflarınca Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2035 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2035 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ; davacı iddialarının asılsız olduğunu, taraflar arasında imzalanan 05/08/2020 tarihli sözleşme kapsamında perde alın elemanları, döşeme alın elemanları, rezervasyonlar, tünel çadırı, tünel ocağı, kaldırma üçgeni ve takım sandığı niteliğindeki malzemelerin davalıya teslim edilmemesi, teslim edilen malzemelerin ise eksik ve hatalı olması sebebiyle, montaj projesinin gönderilmemesi, süpervizör temin edilmemesi nedenleri ile işe konu kalıpların montajının yapılamadığını, bu durumun davacıya bildirilmesi üzerine davacının edimlerini yerine getirmekten kaçındığını, bu nedenle davalı tarafça Irak ülkesinde başka bir firma ile anlaşılarak ve 19.500 USD ödeme yapılarak eksik malzemelerin temin edildiğini, montajın yaptırıldığını, sözleşmeye konu malzemelerin sayıca fazla olması sebebiyle kalıpların montajının yapılacağı sırada malzemelerdeki eksikliğin fark edilmesi nedeniyle montajın yapılamadığı, malzemelerin eksik olduğu, montaj projesi gerektiği hususları davalı tarafça haberdar olunur olunmaz durumun derhal davacıya bildirildiğini malzemelerin eksik teslim edildiğini ve hizmetin hiç verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;"Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2035 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; 53.300 USD alacağın fiili ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığına işleyecek en yüksek mevduat USD faizi ile tahsilinin talep edildiği, takibin dayanağı olarak taraflar arasında akdedilen kalıp-iskele imalat sözleşmesinin cari hesap bakiyesi alacağı 04/09/2020 121, 04/09/2020 122, 21/09/2020 143 numaralı faturalardan kaynaklı olduğunun belirtildiği, ödeme emrinin borçluya 15/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun takibe süresi içerisinde 22/01/2021 tarihinde itiraz etmesi üzerine 23/02/2021 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 22/12/2021 tarihli ön rapor ile bildirilen eksikliklerin ikmalinden sonra dosya kapsamı tekrar bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 24/08/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça bu faturalar kapsamında yaptığı ödemelerin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bununla birlikte davacının ticari defterlerinde davalının 84.734,30 USD ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, bu hali ile davalının davacıya 53.515,70 USD borçlu olduğunun, davaya konu 121 numaralı faturanın gümrük beyannamesinde yer aldığı,122 ve 143 numaralı faturalara gümrük beyannamesinde rastlanmadığı rapor edilmiştir. Bilirkişi raporuna itirazlar üzerine yeni bir bilirkişi heyetinden aldırılan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davaya konu sözleşmenin dördüncü maddesi ile belirlendiği üzere malların tesliminin irsaliyelerin sözleşmeli nakliyeciye imzalatılmasıyla gerçekleşeceğini, bu kapsamda dava konusu faturalara ait sevk irsaliyelerinin tümünün nakliyeciler tarafından imzalanmış olduğunun görüldüğünü, sözleşme çerçevesinde teslimin gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığını, nitekim davalı tarafça da dava dışı asıl işverene aynı tarih ve bedellerle "...'nden alınmıştır" açıklamasıyla üç adet fatura kesildiğini, teslim alınmayan bir malzemenin bir başkasına teslim edilemeyeceği düşünüldüğünde yine davacı tarafından malzemelerin davalıya teslim edildiği sonucuna ulaşıldığını, taraflar arasındaki mesajlaşmalardan anlaşıldığına göre 143 nolu faturaya konu M14X100 civatanın 36 adet olduğunun belirtildiğini, buna karşın davacı tarafça davalı işverene sunulan 13/05/2020 tarihli teklifte kilogram olarak belirtilenden 1,62 kg daha az civata teslim edilmesi nedeniyle 1,96 USD fark bedeli oluştuğunu, yine aynı teklifte tünel çadırı, tünel ocağı, takım sandığı olmak üzere toplam 5.015,31 USD alacağın tenzil edilmesi gerektiğini, davalının montaj projeleri ve süpervizörün gönderilmediği iddiası yönünden teklif kapsamında bu yönde bir taahhütte bulunulmadığını ve herhangi bir bedel öngörülmediğini, nitekim davalı tarafça da iddia edilen sözleşmelerin sunulmaması nedeniyle bu kapsamda da bir değerlendirme yapılamadığını belirterek tarafların ticari defterlerine göre davalının davacıya 53.515,70 USD borçlu olduğunu, tenzili gereken malzeme bedeli olan 5.015,31 USD düşüldüğünde davacı alacağının 48.500,39 USD olduğunu rapor etmiştir. Tarafların itirazları kapsamında aldırılan 31/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek rapor ile; tünel kalıp eksiklikleri bedelinin 19.500 USD olduğu belirtilerek davacı alacağının 29.000,39 USD olduğu rapor edilmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüklerinden davaya konu faturaların bulunduğu dönemi kapsayan BA ve BS formları celbedilerek aldırılan 27/01/2024 tarihli ek rapor ile; davaya konu üç adet faturanın davalı şirketçe 2020 yılı Eylül ayı döneminde 1.042.809 TL olarak bağlı olduğu Vergi Dairesi'ne BA formu ile beyan edildiği, buna göre dava ve takip konusu yapılan üç adet 138.300 USD/1.042.809,37 TL bedelli faturaların taraflarca 2020 yılı Eylül döneminde bağlı oldukları Vergi Daireleri'ne BA ve BS formları ile beyan edildiği rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; mahkememizce yapılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği üzere her iki tarafın defterinde de davacı tarafın düzenlediği, icra takibine konu üç adet faturanın kayıtlı olduğu, davacı tarafın defterinde takip konusu alacağın bulunduğunun kayıtlandığı, davalı tarafın ticari defterinde de takip konusu alacak kadar davacıya borcun bulunduğu kayıtlı olduğu, davalı tarafın tebliğ aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde bu faturalara itiraz etmediği, davacıya gönderilmiş bir ayıp ihbarının da bulunmadığı, tüm bunlarla birlikte davalı tarafından BA, davacı tarafından da BS formunda ilgili dönem için faturaların karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği, mal tesliminin yapıldığı, davalı tarafın ödemeyi kanıtlayamadığı anlaşılmış olup, her ne kadar davalı taraf ayıp ve eksik ifa iddiasında bulunmuş ise de süresinde ayıp ihbarında bulunulmayan, davalı tarafça BA formlarına işlenen davaya konu faturalar nedeniyle ayıp ve eksik ifa iddiasının da dinlenemeyeceği değerlendirilmekle davanın kabulü ile; Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2035 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına karar vermek, davalının ticari defter kayıtları ile sabit likit alacak yönünden takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturaların Eylül 2020 tarihinde bildirildiğini, eksikliklerin montajın başlamasıyla fark edildiğini ve davacıya bildirildiğini, taraflar arasında geçen 12/01/2021-25/01/2021 arası yazışmalarda hangi malzemelerin eksik olduğunun bildirildiğini, gümrük beyannameleri ile de eksik malzemelerin olduğunun ortaya çıktığını, yargılama sırasında davacının projeleri teslim etmediği ve montaj için süpervizör göndermediğinin de ortaya çıktığını, işin başka bir firmaya tamamlattırıldığını ve 19.500 USD ödediklerini, tanık dinletme talebinin reddedildiğini, delillerinin toplanmadığını, mal tesliminin davacı yanca usulüne uygun kanıtlanamadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturanın teslim için yeterli kanıt olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 29.614,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.403,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.610,63 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır