T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/317 - 2025/1652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/317 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2022/891 Esas 2023/640 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/317 - 2025/1652 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/317 KARAR NO : 2025/1652 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.11.2023 NUMARASI : 2022/891 Esas 2023/640 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili, 18.02.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı otobüs sürücüsü dava dışı ...'ın direksiyon hâkimiyetini kaybederek yoldan çıkarak aracın ön ve yan kısımlarını çarpması sonucu meydana gelen tek trafik kazasında, otobüste yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'nın yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle tedavi görmekte olduğu kanser hastalığının ilerlediğini, sol göğsündeki kanserli hücrelerin karaciğerine sıçradığını ve karaciğerindeki kanama neticesinde kazadan 4 ay sonra vefat ettiğini, vefatı ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının desteği ...'nın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin davacının destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğunu ve davadan önce yaptıkları yazılı başvurunun davalıya 06.10.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yaptıkları başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile davacının desteğinin vefatı arasında illiyet bağı bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, davacının desteği ...'nın vefatı ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 23.06.2023 tarihli raporda, ...'nın ölümünün diğer organlara yayılım yapmış meme kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin ve 18.02.2022 tarihli trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 18.02.2022 tarihli kaza ile davacının desteği ...'nın vefatı arasında illiyet bağı bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 23.06.2023 tarihli raporunun hatalı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, davacının kızı ...'nın meydana gelen kazadan önce kanser tedavisi gördüğünü, kaza sonrasında uzun süre boyunca görmesi gereken kanser tedavilerini göremediğini, hastalığının ilerleme sürecini etkilediğini ve hayatını kaybettiğini, hükme esas alınan raporun, kaza tarihi öncesindeki evraklar ve sonraki evraklarda tespit edilen hastalık derecesi, hastalığın yayılma hızının olağan akışa aykırı şekilde değişip değişmediği ve hastalığı evrelerine göre ortalama yaşam süreleri hesaba katılmadan düzenlendiğini, eksik inceleme ile hüküm verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı otobüs sürücüsü dava dışı ...'ın direksiyon hâkimiyetini kaybederek yoldan çıkarak aracın ön ve yan kısımlarını çarpması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, otobüste yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'nın yaralandığını, tedavi görmekte olduğu kanser hastalığının ilerlediğini, sol göğsündeki kanserli hücrelerin karaciğerine sıçradığını ve karaciğerindeki kanama neticesinde kazadan 4 ay sonra vefat ettiğini, vefatı ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 23.06.2023 tarihli raporda, ...'nın ölümünün diğer organlara yayılım yapmış meme kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin ve 18.02.2022 tarihli trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece, davacının desteği ...'nın vefatı ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 23.06.2023 tarihli raporda, ...'nın "adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 21.01.2022 tarihinde 3 gün önce araç içi trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle bel ağrısı şikayetiyle hastaneye götürüldüğü, yapılan muayene ve tetkikler sonrasında karaciğer ve kemiğe yayılım yapmış son evre kanserinin olduğu, 4. ve 5. bel omuru sol taraflarında küçük kırıklar görüldüğü, korse önerildiği, sinir hasarı tespit edilmediği, meme kanseri tanısıyla takip ve tedavisinin yapıldığı, son olarak 15.06.2022 tarihinde son dönem meme kanseri tanısıyla hastaneye yatırılarak tedavi edildiği, 21.06.2022 tarihinde taburcu edildiği, 27.08.2022 tarihinde hastaneye getirildiği, solunum ve dolaşımın olmadığı, yeniden canlandırma uygulandığı, cevap alındığı, yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, tetkiklerde diğer organlara yayılım yapmış meme kanserine bağlı bulgular tespit edildiği, 28.06.2022 tarihinde tekrar solunum ve dolaşımın durduğu yapılan müdahalelere cevap alınamadığı kayıtlı olduğunun belirtildiği, kişinin ölümünün diğer organlara yayılım yapmış meme kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin ve 18.02.2022 tarihli trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.06.2023 tarihli raporda, ...'nın ölümünün diğer organlara yayılım yapmış meme kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin ve 18.02.2022 tarihli trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının belirtildiği nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.12.20 25 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n