(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6576 E. , 2010/10614 K. "" MAHKEMESİ :Şanlıurfa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin oğlunun kullandığı motosiklete arkadan ç…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6576 E. , 2010/10614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Şanlıurfa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, müvekkilinin oğlunun kullandığı motosiklete arkadan çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 16.211,00 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigortalının kazada tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkindir. BK'nın 53. maddesinde, ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın bağlayıcı olacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır. (Turgut Uygur-Borçlar Kanunu l cilt Sh.844). Kural olarak hukuk hakimi ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmamıştır. Böylece BK'nın 53. 2010/6576 2010/10614 maddesi ile bağımsızlık ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır (Mustafa Reşit Karahasan, Tazminat Hukuku 1996 basımı Sh.437 vd). Kanun koyucu cezayı müstelzim hükümlerle tazminatı öngören hükümleri sevk ederken, farklı görüşlerle hareket etmiş bulunmaktadır. Bu itibarla medeni hukuk ve ceza hukukundaki hal suretleri ve özellikle sorumluluk şekilleri birbirinden farklı olacaktır. Zarar ve ziyana karar verecek olan hukuk hakimi ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı değildir. Keza, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun hükümleri bir çok noktalarda ve özellikle delillerin takdirinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’ndan ayrı prensipleri ihtiva etmektedir ( Andreas Von Tuhr. Borçlar Hukuku, Cilt 1, Cevat Edege Tercümesi, Sayfa 412, OSER - Schönenberger, Dr. Recai Seçkin Tercümesi Sayfa 490 ). Borçlar Kanununun 41, 43, 44, 47, 49, 50 ve özellikle 53. maddesi hükümleri, hukuk hakiminin ceza mahkemesince tespit olunan kusur derecesi ile ve oradaki delillerle bağlı olmadığı ilkesi ile sevk edilmiş bulunmaktadır (YHGK,28.11.2001,2001/1084 K., 10.12.1975 T. E.11,-406 K, 25.11.1983 T. E.4-261/K.1220).