20. Hukuk Dairesi 2013/10261 E. , 2014/3364 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 1075 parsel sayılı taşınmaz, 7783 m2 yüzölçümü ile 1076 ve 1448 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının Kuz…
**20. Hukuk Dairesi 2013/10261 E. , 2014/3364 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 1075 parsel sayılı taşınmaz, 7783 m2 yüzölçümü ile 1076 ve 1448 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının Kuzey hududunun "KORU" okuması nedeniyle miktar fazlası olarak ... adına tesbit edilmiş; davalı ... tarafından bir başka tapu kaydına dayanılarak yapılan itiraz üzerine, tapulama komisyonunca, tesbit dayanağı Mart 1953 tarih ve 17 numaralı tapu kaydının bu yere ait olmadığı, 23/01/1969 tarih ve 172 numaralı tapu kaydının bu yere uyduğu gerekçesi ile itiraz kabul edilerek parselin ... adına tesbitine karar verilmiş; ..., süresi içinde komisyon kararının iptali ve taşınmazın ... adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/06/2003 tarih ve 2003/4629 - 5411 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece, tesbit dayanağı tapunun da, davalı tarafından dayanılan tapunun da bu yere ait olmadığı; ancak, komşu parsellerin dayanağı olan kayıtlarının hiçbirinin hudutlarında "KORU" okumadığı, davalı yararına zilyetlikle toprak kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesine dayanmıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; zilyetlik maddi bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Salt yerel bilirkişi anlatımı hükme dayanak alınamaz. Mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, ...M.K.'nun 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, 1075 sayılı parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 25/12/1986 - 23/01/1987 tarihleri arasında ilân edilen tapulama çalışmaları vardır.