6. Hukuk Dairesi 2024/836 E. , 2024/3550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2418 E., 2024/118 K. HÜKÜM/KARAR: Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/63 E., 2023/208 K. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...İnşaat Nakl. Yakıt Tarımsal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı kooperatifin üyesi olan ...’nın hissesini devraldığını, devir işleminin Beypazarı Noterliğinin 18.10.2022 tarih ve
**6. Hukuk Dairesi 2024/836 E. , 2024/3550 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2418 E., 2024/118 K. HÜKÜM/KARAR: Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/63 E., 2023/208 K. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...İnşaat Nakl. Yakıt Tarımsal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı kooperatifin üyesi olan ...’nın hissesini devraldığını, devir işleminin Beypazarı Noterliğinin 18.10.2022 tarih ve 10239 yevmiye numaralı ihbarnamesi ile davalı kooperatife bildirildiğini, davacının kendi adına düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve ihbarname ile devir işlemini bildirmiş olmasına rağmen davalı kooperatif'in Sincan 6. Noterliğinin 09.11.2022 tarih ve 27094 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üyeliği kabul etmeyeceklerini ve 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 8. maddesinde yönetim kuruluna verilen yetkiye göre Kooperatif Ana Sözleşmesinin 10., 11. ve 17 maddeleri gereği yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu bildirdiklerini, müvekkilinin devraldığı hisse için gerekli şartları sağladığını, ancak davalının keyfi davrandığını belirterek davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri 15.05.2023 tarihli dilekçelerinde; ilgili şahısların üyelik devirlerini, Beypazarı Noterliğinin 10239 yevmiye numarası ile gerçekleştirdiklerini ve yönetim kuruluna bildirimde bulunduklarını, 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 8. maddesinde hisse devir işlemlerinin yapılmasında yönetim kuruluna yetki verildiğini, o tarihten sonra üye devir işlemlerinde devralan ve devreden kişinin yönetim kuruluna dilekçe ile müracaat ettiğini, yönetim kurulu olarak bu dilekçeye istinaden 15 günlük araştırma süresi verip, ana sözleşmenin 10, 11, 13 ve 17. maddelerine göre evrak ve bilgilerin alınarak eksiklik olup olmadığını inceledikten sonra devralan kişinin araştırmasının yapıldığını, araştırmaları neticesinde, üyeliği devralan davacı şirket yetkilisi...'dan önceki yıllarda kooperatifin araç sevkiyatı için araç talepleri olduğunu, 2 araç istediklerini, 2 araç plakası verdikleri halde sadece kendi menfaatine gelen bölgeye 1 aracını gönderdiğini, diğer 2. aracını göndermediğini, davacı şirket yetkilisinin bu olumsuz davranışının kooperatifin sevkiyatını sıkıntıya sokarak kooperatifin itibarını zedelediğini, davacı şirketin ana sözleşmenin 10/3 maddesinde yer alan taşıma komisyonculuğu yapmamak şartını ihlal ettiğini, piyasada taşıma komisyonculuğu yaptığını, hem kooperatif üyelerinin hem de piyasada taşımacılık yapan nakliyecilerin teyit ettiğini, 2019 yılı olağan genel kurulundan sonra kooperatif yönetim kurulu olarak, her ne kadar kooperatif ortaklığını noterden devralmış olsa da, ana sözleşmenin 10. maddesine göre ortaklık şartlarını taşıyor olsa da, kooperatif iç huzurunun sağlanması, kooperatif ortakları arasında eşitlik ilkesine uygun olarak yapılacak çalışmalara zarar vereceğinin tespit edilmesi nedeniyle yönetim kurulu olarak ortaklık devrine olumlu bakmadıklarını beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, "davalının inkar savunmasıyla aynı doğrultuda olan, davacı ortaklık şartlarını taşıyor olsa da, iç huzuru bozacağı ve komisyonculuk yapıyor olması nedeniyle taşımadığı yönündeki savunmasına süresinde cevap dilekçesi sunmaması ve komisyonculuk yaptığına dair usulüne uygun delillendirme yapmamış olması ve iç huzuru bozmanın ortaklık şartlarından olmaması nedenleriyle itibar edilememiş ise de; davacının ana sözleşmede yer alan hisse devri ile ortaklığın devredilmesine yönelik usuli işlemleri yerine getirmediği, şöyle ki; Ana Sözleşme 17. maddesine göre ortaklığın 10. maddedeki şartları taşıyan kişilere yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle devredilebileceği, 11. maddesine göre de yazılı olarak yapılacak başvuruda ana sözleşmenin tüm hükümlerinin ve getirilen yükümlülüklerinin kabul edildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiğinin ve 10. maddesinde de taşımacılık işi ile iştigal edildiğinin sayılan şekilde meslek kuruluşundan ve vergi dairesinden alınacak belge ile kanıtlanması gerektiğinin düzenlendiği, ortaklığı devir sözleşmesiyle devralan davacının ise hisse devri işlemleri ve başvuru sırasında burada yer alan düzenlemelere uygun hareket etmediği, hisse devri yapılmasının tek başına yeterli olmadığı, bu hususta Yönetim kuruluna herhangi bir bildirim yapılmadığı ve ana sözleşmedeki hüküm ve yükümlülükleri kabul ettiğini bildirmeyip ortaklık şartlarını taşıdığına dair ana sözleşme ile aranan belgeleri sunmadığı görülmekle bu aşamada kooperatif ortaklığına kabul edilmemiş olmasının mevcut düzenlemelere uygun olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava, davacının davalı kooperatife ortak olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (KK) 1. maddesinde de açıklandığı üzere, kooperatifler; ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir. Kooperatif ortağı olmada “açık kapı ilkesi” geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Türk hukukunda kooperatif ortaklığı devir edilebilir. Ancak ortaklık sıfatı, payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması halinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi halde ise, talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik, yönetim kuruluna "devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17. maddesinde ortaklığın devri konusu düzenlenmiş olup, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek sureti ile ortaklığın, 10. maddede yazılı ortaklık koşulunu taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan şahsı ortaklığa kabulden kaçınamayacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, dava dışı ... ile davacı ...İnşaat Nakl. Yakıt Tarımsal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 29.08.2022 tarihli kooperatif hisse devri sözleşmesi ile ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu üyelik hak ve hissesinin davacıya devredilmesine karar verilmiş olup, devir sözleşmesi davacı tarafından 18.10.2022 tarihli noterde düzenlenen ihbarname ile davalı kooperatife bildirilmiştir. Kooperatif ortağı olmada “açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan, ortaklığı devralan, kooperatif anasözleşmesindeki ortaklık şartlarını taşıyorsa, devralanın talebi halinde kooperatif tarafından üyeliğe kabulü zorunludur. Mahkemece, anasözleşmenin 10. maddesi uyarınca "taşımacılık işi ile iştigal edildiğinin meslek kuruluşundan ve vergi dairesinden alınacak belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından bununla ilgili belgelerin sunulmadığı" kararda gerekçe gösterilmişse de, bu husus davalı tarafın savunmaları arasında yer almamaktadır. Davalının kendi davasına gerekçe yapmadığı ve savunmadığı bir hususun mahkemece karara gerekçe olarak gösterilmesi usul hukukuna uygun değildir. Davacının taşımacılık işi ile iştigal etmediği ile ilgili davalının bir savunması bulunmamaktadır. Anasözleşmenin 10. maddesinin 3. bendinde yazılı "taşıma komisyonculuğu yapmamak" şartının ihlal edildiği davalı tarafından savunulmuşsa da, mahkemece, davalı tarafından, "davacının komisyonculuk yaptığına dair usulüne uygun delillendirme yapılmamış olması" nedeniyle bu savunmaya itibar edilmediği gerekçede açıklanmıştır. Davacının ana sözleşmenin 10. maddesindeki diğer şartları taşımadığı hususunda herhangi bir savunma ve tespit yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının savunmadığı hususlar karara gerekçe yapılarak davanın reddedilmesi ve bölge adliye mahkemesinin, bu karara karşı istinaf isteminin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nun 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli, 2023/63 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.