Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3357 E. , 2024/16527 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3357 Karar No : 2024/16527 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Sağlık Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3357 E. , 2024/16527 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3357 Karar No : 2024/16527 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Sağlık Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta Diş ve Ağız Sağlığı Hastanesi'nde diş hekimi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve 2016 yılı Ağustos ayı itibariyle ödenmesi gereken parasal haklarının tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 16.12.2019 tarihli ara kararı ile davacı hakkında elde edilen istihbari bilgi ve saha görüşündeki veriyi destekler ifade, tutanak, istihbari not vs. somut bilgi belge olup olmadığı varsa onaylı suretinin davalı idareden istenilmesine karar verildiği, ara kararına dosyada mevcut cevap dilekçesi ekinde gönderilen bilgi ve belge haricinde farklı bir belge sunulmadığı, yine 26.02.2020 tarihli ara kararı ile Isparta İl Emniyet Genel Müdürlüğünden "davacının eşi H.A. hakkında Türkiye genelinde sorgulama yapılarak FETÖ/PDY veya başka bir terör örgütü kapsamında adli soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının sorulduğu, ara kararına verilen cevap yazısında davacının eşi hakkında ceza dosyası bilgileri ve kamu görevinden ihraç olduğu bilgisi verildiğinin anlaşıldığı, Isparta İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı üzerine UYAP üzerinden yapılan araştırmada, davacının eşi H.A. hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinde ... esas sayılı ceza davasının açıldığı, ceza davası sonunda davacının eşinin netice olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın istinaf ve temyiz kanun yolu aşamalarından geçerek 26.11.2019 tarihinde kesinleştiği, olayda, davacı hakkında yapılan adli tahkikat neticesinde Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiği, ancak eşi hakkındaki bilgiler gerekçesiyle olumsuz değerlendirme sonucunda kamu görevinden çıkarıldığının anlaşıldığı, hukukun evrensel bir prensibi olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ve hiç kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı prensibi, davacının yapmış olduğu kamu görevinin niteliği birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında devletin ve çalıştığı kurumun güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ideolojik veya yasa dışı faaliyetlerde ya da aynı amaçlarla Fetö/Pdy terör örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmediği, davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği nazara alındığında davacının eşi hakkındaki tespitlerin de tek başına diş hekimi olarak görev yapan davacıyı terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı hale getirmeyeceği sonucuna varıldığından, davacının, terör örgütüyle iltisak veya irtibatının bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinden, parasal hak talebinin kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıya ait tüm bilgi ve belgeler ile savunması dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığı, davacı hakkında takipsizlik kararı verilmiş ise de yakın çevresine ait bilgilerin göz ardı edilemeyeceği, bu sebeple davacının eşine ait bilgilerin değerlendirilemeyeceğine dair ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararlarının gerekçelerinin yerinde olmadığı ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(g) maddesinde; Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(g) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Isparta Diş ve Ağız Sağlığı Hastanesinde diş hekimi olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve 2016 yılı Ağustos ayı itibariyle ödenmesi gereken parasal haklarının tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı; Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi H.A.'ın Süleyman Demirel Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin 24/09/2021 tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın da Dairemizin 20/02/2023 tarih ve E:2022/1155, K:2023/1235 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. Yine, davacının eşi H.A hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, adı geçenin Isparta ilinde polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden örgüt üyesi polis amirlere imamlık yaptığı, örgütte öğretmen konumunda mahrem imam olduğu, 2009 yılında örgütün mahrem yapısına katıldığı, örgüt üyelerinin gizli haberleşme aracı olan bylock programını kullandığı, örgütsel talimatların alındığı gizli toplantılara katıldığı, örgüt üyeliği suçundan hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan çok sayıda şüpheli ve sanıkla irtibatlı olduğu, bunlardan dört tanesinin kendisi gibi mahrem imam olduğu gerekçesine yer verilerek 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki üst düzey (imam) konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının ve kendisinin de irtibat ve iltisaklı olmaması hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna sebep olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.