T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/777 - 2026/292 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/777 KARAR NO : 2026/292 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.02.2024 NUMARASI : 2022/795 Esas 2024/102 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/777 - 2026/292 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/777 KARAR NO : 2026/292 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.02.2024 NUMARASI : 2022/795 Esas 2024/102 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 28.01.2017 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, dava dışı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, bakiye zararından davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 900.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50.00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebini 167.971,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.547,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.616,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 183.135,02 TL olarak ıslah etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının kalıcı maluliyeti nedeniyle dava öncesinde ödeme yapıldığını, bu nedenle davalı şirketin söz konusu borçtan ibra edilmiş olup, fazlaya dair taleplerin reddini, engelli sağlık kurulu raporu doğrultusunda davacının %16 maluliyeti dikkate alınarak, davalı şirket sigortalısının tespit edilen kusur oranı ve davacının müterafik kusuru ile hatır taşıması indirimi de dikkate alınarak 80.450,00 TL tazminat hesap edildiğini ve 04.05.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, mevzuata uygun olarak yapılan tazminat hesabına göre ödeme yapılmış olduğundan bakiye tazminat taleplerini kabul etmediklerini, davacının, kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde müterafik kusur ve hatır taşımasının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Asıl davaya konu kazada yaralanan davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri hesaplandığını, bu zararlardan davalının sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı için 81.528,93 TL , bakıcı gideri için ise 1.493,75 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada, davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, bu nedenle birleşen davanın usulden reddine karar verilmesini, esas dosya kapsamındaki beyanları ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini aynen tekrar ettiklerini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat bakımından hesaplama yapılması halinde aktüeryal yöntem ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını belirtmek ile birlikte, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, anılan nedenlerle bu talebin reddi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığını, hesaplanacak tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca dosyada müterafik kusurun mevcut olduğunu, kabul manasında olmamak üzere, aleyhe hüküm kurulması halinde; faiz başlangıç tarihinin asıl dava bakımından ıslah tarihi, birleşen dosya bakımından dava tarihi, faiz türünün ise yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından asıl davada daha önce verilen 06.12.2019 tarih, 2018/420 E. 2019/1138 K. Sayılı kararın,davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemiz 22.09.2022 tarih, 2020/637 E. 2022/1883 Karar sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında, asıl dosya ve kaldırma kararı sonrasında birleşen dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece; Asıl davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri) tazminatı isteme ilişkin olduğu, mahkemece daha önce yapılan yargılama sonucunda 09.12.2019 tarih ve 2018/420 Esas ve 2019/1138 Karar sayılı kararı ile; 131.393,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 14.05.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verildiği, tarafların istinaf başvurusu üzerine, taraflar lehine Ankara BAM 26 Hukuk Dairesi tarafından eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra aktüer hesap bilirkişinden alınan 23.10.2023 tarihli ek raporda; geçici iş göremezlikten doğan alacağının hesaplanamadığı, ayrıca sürekli işgöremezlikten doğan alacağının müterafik kusur indirimi ve ayrıca Mahkemenin takdirine göre hatır taşıması indirimi yapılarak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncelleştirilerek mahsup edildikten sonra her iki şekilde hesaplanan bakiye sürekli işgöremezlik alacağının poliçe limiti olan 330.000,00 TL’nin üzerinde hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri olmak üzere ayrı ayrı 330.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak yapılan 80.450,00 TL poliçenin bedeni zarar klozuna ilişkin teminat limitinden mahsup edildiğinde bakiye poliçe limitinin 249.500,00 TL olarak hesaplandığı, bakıcı giderinin 7.110,00 TL olarak hesaplandığı; raporun karar vermeye elverişli olduğu; bu aşamada davacı tarafından Ankara 14. ATM'nin 2023/827 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davacının bakiye 81.528,93 TL sürekli iş göremezlik, 1.493,75 TL bakıcı gideri tazminatı talep ettiği; Yargıtay kararları ile kazada yaralanan kişinin, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının ise tedavi giderleri klozundan karşılanmasını sigorta şirketinden talep edileceği; sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada, %100 oranında kusurlu olduğu ve kaza neticesinde yaralanan davacının Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05.02.2019 tarihli maluliyet raporuna göre; dava konusu kaza nedeniyle özür oranının %22 olduğu, 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı ve bu sürede başkasının yardımına muhtaç kaldığı, davacının, sigortalı araçta hatır için taşıması ve alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle, ayrı ayrı %20 oranında hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, bu durumda, davacının 762.626,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının bulunduğu, ancak sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu, daha önce davacı tarafından yapılan ödeme (80.450,00 TL) mahsup edildiğinde bakiye poliçe limitinin 249.500,00 TL kaldığı, bu miktarın 167.971,07 TL'lik kısmının asıl dosyadan, bakiye 81.528,93 TL'lik kısmının ise birleşen dosyadan talep edildiği anlaşılmakla asıl ve birleşen dosyada sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü gerektiği; yine davacının 7.110,00 TL bakıcı gideri alacağının bulunduğu, bu miktarın 5.616,25 TL'lik kısmının asıl dosyadan, bakiye 1.493,75 TL'sinin ise birleşen dosyadan talep edildiği, ancak hesaplanan 7.110,00 TL bakıcı giderinden %20 oranında müterafik kusur ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği toplam bakıcı gideri miktarının 4.550,40 TL olduğu anlaşılmakla, asıl dosya bakımından 4.550,40 TL bakıcı gideri bakımından davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca birleşen dosya bakımından da davanın reddine, karar vermek gerektiği; davacı tarafın asıl dosyadaki geçici iş göremezlik tazminat talebi bakımından ise; dosya kapsamında yer alan delillere göre; davacının memur olarak çalıştığı, dosya içerisindeki mart ayı bordrosunda davacının raporlu olmasına rağmen kendisine maaş ödemesi yapıldığı, bu nedenle davacı tarafın kendisine eksik ödeme yapıldığına veya mahrum kalınan herhangi bir ek gelir olduğuna ilişkin bilgi ve belge de sunmadığından geçici iş göremezlik zararının bulunduğunu ispat edemediği kanaatine varılarak bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; asıl dava dosyasında ; davanın kısmen kabulü ile; 167.971,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.550,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 172.521,47 TL maddi tazminatın 15.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri isteminin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, Birleşen Ankara 14. ATM'nin 2023/827 E. Sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; toplam 81.528,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri isteminin reddine, “ şeklinde karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/795e. sayılı mahkeme kararının istinaf etiklerini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/795 E. Sayılı mahkeme kararında aleyhe olan hususları kesinlikle kabul etmediklerini, dosyanın istinaftan dönene kadar, asgari ücrette yapılacak artışlardan davacının faydalanması için karşı yan lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması açısından dosyayı istinaf ettiklerini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Asıl ve birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davacı vekili istinaf dilekçesinde, istinaf sebepleri belirtmeksizin, kararda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması için kararı istinaf ettiklerinden bahisle, resen nazara alınacak sebepler istinaf başvurusunun incelenmesi istemiştir. HMK'nın 346. Maddesinde "istinaf dilekçesi" düzenlenerek maddede " (1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. (2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı. ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih. d) Kararın özeti. e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi. f) Talep sonucu. g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası. (3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır." denilerek, istinaf dilekçesinde yer alması gereken hususlar, düzenlenmiştir. Söz konusu hususların tamamı dilekçenin zorunlu unsurları olmayıp, Madde'nin 3. Fıkrasında, dilekçede başvuranın kimliği, imzası ve başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtlar mevcut ise istinaf dilekçesinin reddedilmeyerek, ancak HMK'nın 355. maddesi çerçevesinde incelemenin yapılacağı düzenlenmiştir. HMK'nın 355. Maddesinde "(1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." denildiğinden, ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf sebebi ileri sürülmemiş ya da ileri sürülen hususlar ilk derece mahkemesi kararına yönelik olmaması durumunda, karar ancak kamu düzenine aykırılıklar ile sınırlı olarak incelebilir. İlk derece mahkemesi kararında yapılan bir hataya yönelik olmayan, ancak ilk derece mahkemesi kararından sonra oluşabilecek durumlara (asgari ücret artışı vs) ilişkin ileri sürülen hususların, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf sebebi olarak görülmesi mümkün değildir. Buna göre; davacı tarafından istinaf başvuru dilekçesinde somut bir istinaf sebebi bildirilmemiş olması ve ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine de aykırılık bulunmaması karışında davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince, davacıdan, asıl davada alınması gereken 732,00 TL, birleşen davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.036,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.