4. Hukuk Dairesi 2009/6908 E. , 2010/2899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Maliye Hazinesine izafeten Mal Müdürlüğü aleyhine 01/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra
**4. Hukuk Dairesi 2009/6908 E. , 2010/2899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Maliye Hazinesine izafeten Mal Müdürlüğü aleyhine 01/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince kusursuz sorumlu olan Devletten alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, adlarına tapulu olan 419 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, davalı Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı saptanarak tespit dışı bırakılmasına karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini belirterek, tapulu taşınmazının elinden çıkması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Dosya içeriğinden, 1984 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında denize bitişik olan taşınmazın çapa bağlanarak bir kısım davacıların mirasbırakanı ile davacılardan ... adına tespit ve tescil edildiği, davacıların tapusu iptal edilen taşınmazı yasal yoldan elde ettikleri anlaşılmaktadır. Taşınmaz ile ilgili sicilin tutulması ve taşınmaz ile ilgili sınırlama var ise bunları tapu siciline yazdırılması gereken davalı Hazine, tapu kaydında böyle bir sınırlama ve açıklama (şerh) bulunmadığı halde davacı adına tapu düzenleyip bir süre sonra aynı yerin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, düzenlediği tapuyu iptal ettirmiştir. Hiçbir kusuru olmadığı halde tapusu iptal edilen davacı, taşınmazın değeri kadar zarara uğramıştır. Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, tapu kaydının tutulmasından doğan tüm zararlardan, tapu kaydını yöntemine uygun tutmayan, özel mülkiyete konu olamayacak yere tapu düzenleyen Hazine verdiği zarardan sorumlu olduğundan, yerel mahkemece Hazine'nin sorumlu tutulmuş olması doğrudur. Ancak, indirim oranı, somut olayın özelliklerine, zararın haksız eylemden değil karşılıklı hak ve adaletin korunması ilkesinden kaynaklanmasına, taşınmazın gerçek değerinin karşılanmasının gerekmemesine göre takdir edilmelidir. Açıklanan olgular gözetildiğinde, zarar kapsamı belirlenirken taşınmazın gerçek değeri olan 50.381,23 TL üzerinden yapılan % 10 oranındaki indirim azdır. Daha üst düzeyde indirim yapılmak üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalı Hazine'nin 35.000,00 TL tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan "…50.381,23…" biçimindeki sayıların silinerek yerine "…35.000,00…" sayılarının yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA 16/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.