1. Hukuk Dairesi 2021/5582 E. , 2023/484 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Hazinesi vekili tarafından süresinde temyiz e…
**1. Hukuk Dairesi 2021/5582 E. , 2023/484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmaz tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... Hazinesi vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan, 4.688,82 m2 miktarlı, 153 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara komşu olan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaza 40 yıldır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet olduğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete konu olamayacağını, davacı adına tesciline imkan bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/212 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede, kadastro çalışmalarının tamamlandığı 2007 yılından dava tarihine kadar geçen süre içinde hak arama yoluna başvurulmadığı, böylece davanın makul sürede açılmadığı gibi tespit tarihinden itibaren 20 yıllık iktisap süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 07.03.2019 tarihli ve 2016/5997 Esas, 2019/1482 Karar sayılı kararıyla, "...Yasalarımızda hakkında tutanak düzenlenmeyen taşınmazlarla ilgili kadastro öncesi nedenlere dayanarak dava açılmasını süre yönünden kısıtlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı da kadastrodan önceki nedene dayanarak dava açmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık sınırlama, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkindir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz..” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar