10. Hukuk Dairesi 2020/9993 E. , 2021/24 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki…
**10. Hukuk Dairesi 2020/9993 E. , 2021/24 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, 20.05.2004 iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, yapılan tedavi masrafları ve ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı yasanın 26. maddesidir. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, davalı işveren ...’e %60, davalı 3. kişi ...’e %10, dava dışı 3. kişi ...’e %10 ve kazalı işçiye de %20 kusur verilmiştir. Davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olmasına rağmen, mahkemece alınan hesap raporunda, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesinin 1. ve 4. fıkralarına göre asıl işveren ve 3. kişilerin sorumluluklarının belirlendiği hesaplama hükme esas alınarak karar verilmiştir. Oysa ki Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkı olduğu kabul edilerek, sigortalıya bağlanan gelir sebebiyle Kurumun davalılardan talep edebileceği miktar, işveren ve 3. kişilerin kusurlarının toplamına oranlanarak bulunacak tutar olup, buna göre ilk peşin sermaye değeri olan 159.895,01 TL’nin davalılar ve dava dışı 3. kişi kusurları toplamı %80 olması nedeniyle 127.916,01 TL olarak belirlenip, kurumun ıslah dilekçesindeki miktar da gözetilerek, taleple bağlı kalınarak 114.169,00 TL. Peşin değerli gelirin, gelir onay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...’ten tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkemece 5510 sayılı yasanın 21. maddesinin 1 ve 4. fıkralarına göre davalıların sorumluluğuna giderek hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;