T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/832 Esas KARAR NO : 2025/1627 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/11/2023 NUMARASI : 2020/802 E. - 2023/701 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 3…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/832 Esas KARAR NO : 2025/1627 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/11/2023 NUMARASI : 2020/802 E. - 2023/701 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın öz oğlu (avukat) ...'ın yırtarak imha ettiğine inandırdığı ve çöp mahallinden toplatılan beş parçadan oluşan belgenin, müşteki ...'ın rızası hilafına boş kağıda "okudum" yazdırılarak imzalatılan belge aslının üst bölümü doldurulmadan önceki halinin tarayıcı (scanner) kullanılarak bilgisayara aktarılmasını müteakip mürekkep püskürtmeli renkli bir yazıcıdan ya da renkli fotokopi de çekebilen mürekkep püskürtmeli renkli bir yazıcıdan elde edilmiş belgenin parçaları olduğunu, üst bölümü düzenlenmek suretiyle kambiyo senedi haline, yani resmi belge haline getirilip sahtecilik yapıldığını, icra dosyası alacaklı vekili Av....'nun da (Av. ... ile aynı adresi paylaşıyor olması dışında) kesinleşen takip dosyasındaki alacağı tahsil amacıyla ( 3. kişiler tarafından bilinememesi gereken bir şekilde ) 90 yaşındaki davacı borçlunun üçüncü şahıslar aleyhine açmış olduğu dava dosyaları, bu dosyalar için ihtiyati tedbir kararı alabilmek için yatırmış olduğu teminatlar, banka teminat mektupları, harçlar üzerine haciz konulması amacıyla ilk etapta girişimde bulunmuş olmasının Av. ... ile birlikte hareket ettiğini, yardım ettiğini gösterdiğini, bu nedenler ile ..., ... ve ... hakkında 14.01.2020 tarih ve 2020/9409 Sor. No.lu dosyası ile yapmış oldukları savcılık müracaatının devam ettiğini, müşteki ...'ın tüm ihtiyaçlarının diğer müşteki oğlu ... tarafından karşılandığını, icra dosyasından müvekkilinin banka hesaplarına ve malik olduğu tapu kayıtlarına haciz konulmak suretiyle icra dosyası alacağının garanti altına alındığını ileri sürerek öncelikle 07.01.2020 tarihli Grafoloji-Sahtecilik konularında uzman E.1.Sınıf Emniyet Müdürü Kriminal Polis Laboratuvarı E.Müdürü Uzman Dr. ... imzalı Uzman Görüşü doğrultusunda ve İstanbul 15. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas numaralı dosyasından müvekkilinin banka hesaplarına ve malik olduğu tapu kayıtlarına haciz konulmak suretiyle icra dosyası olarak alacağın garanti altına alınmış olması sebepleri ile teminatsız olarak icra takibinin tedbiren durdurulmasına, tazminat talebi hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile müvekkilinin 30.05.2013 tanzim tarihli ve 670.000 Amerikan Doları tutarındaki takip dayanağı belge ile davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Müteveffa ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkiline vermiş oldukları senet bedelini ödememek için türlü bahaneler ileri sürdüklerini, davacı tarafa icradan ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve süresinde ödeme emrine hiçbir itirazları olmadığını, emre muharrer senedin tüm unsurlarını taşıdığını ve davacının el yazısı ile teyit edilmiş bulunduğunu, yaptırılan özel raporun senet aslı görülmeden ve sadece tahminlere dayalı olarak verilmiş bir rapor olduğunu, müteveffa ...'ın oğulları ... ve ...'ın aralarında anlaşarak bu tip evraklar düzenlediklerini ve kendilerini haklı çıkarma için bir sürü senaryo yarattıklarını, amacın paranın ödenmesini geciktirmeye yönelik olduğunu, müvekkilinin gerçek alacaklı olduğunu, müvekkilinin 2011 yılından itibaren müteveffa ...'ın ihtiyacının olduğunu söylemesi ve o zaman hayatta olan eşi ...'ın ihtiyaçları bulunduğunu belirtmesi üzerine bu paraları verdiğini, eşi 2012 yılında öldükten sonra da kendisine ait gayrimenkulü satacağını ve satıncaya kadar kendisinin ihtiyacı olan parayı müvekkilinden aldığını, daha sonra aralarında yaptıkları hesaplaşma sonucunda bu senedi tanzim ederek kendisinin verdiğini, Aksaray'da bulunan evin satılacağını ve bu paranın ödeneceğini belirtmiş ise de, davacının çocukları ... ve Bülent'in evin satışı gerçekleştiği halde, bunu söylemeyerek müvekkilini oyaladıklarını, müvekkilinin daha sonra yaptığı araştırma ile evin satıldığını öğrendiğini, alacağını talep etmesine rağmen tarafların kendisini oyalaması sonucunda işlem yapmak mecburiyetinde kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVADA TARAF DEĞİŞİKLİĞİ: Davacı ...'ın 17/02/2022 tarihinde vefatı üzerine Kartal 23. Noterliğinin 21/02/2022 tarihli, ... Yevmiye numaralı veraset belgesi uyarınca mirasçıları ... ve ... davada davacı sıfatıyla, davalı ...'in 08/06/2020 tarihinde vefatı üzerine Kadıköy 19. Noterliğinin 24/06/2020 tarihli, ... Y,evmiye numaralı mirasçılık belgesi uyarınca mirasçıları ... ve ... davalı sıfatı ile davada taraf olmuşlar, ... terekesine temsilci olarak atanan ...'e de tebligat yapılarak terekeyi temsil ettiği tespit edilmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı ... cevaba cevap dilekçesinde; davada gerçek alacaklı olan ...'in vefat ettiğini, mirasçıların davaya dahil olduğunu, söz konusu senedin annesi tarafından imzalanarak davalı ...'e teslim edildiğini, senetteki imzaya karşı hiçbir itirazların olmadığını, yapılacak inceleme sonucunda diğer davacı Bülent'in mirasa tek başına konmak ve tarafına mirastan bir pay vermemek için her türlü hileye başvuracağını beyan etmiştir. MAHKEMENİN İLK KARARI:İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 12/03/2020 tarihli 2020/296E. - 2020/143 K. sayılı kararıyla; ".... davacının varsa kısa sürede hakkına ulaşması için duruşma açılmaksızın TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi, HMK'nin 114/(2) ve 115. Maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş..." şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği görülmüştür. İSTİNAF KARARI: Dairemizin 21/05/2021 tarihli 2021/446 Esas - 2021/1031 Karar sayılı kararı ile "...Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Nitekim Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2020/85 Esas, 2020/454 Karar sayılı, bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik kararı da bu yöndedir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde gerekçe ile istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 01/11/2023 tarihli 2020/802E. - 2023/701 K. sayılı kararıyla; "...Sonuç olarak: dava konusu senedin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/46 esas 2021/170 karar no'lu kararı ile sabit olduğu, yine İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 30/05/2022 tarihli raporunda özetle; "...İnceleme konusu 670.000 USD bedelli bono'nun mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş olduğu, üst ve alt kenarlarının forme kesim olmadığı, ...." açıklanması suretiyle dava ve takip konusu senedin sahte olduğu davacıların bu senetten dolayı borçlu olmadıkları davalının icra takibinde haksız olduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1-Davanın KABULÜ ile, -Davalının davacıdan İstanbul 15. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı icra takibine konu 30/02/2013 tanzim tarihli 670.000,00 USD bedelli emre yazılı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine," karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki savunmaları tekrarla, davaya konu bonodaki imzanın borçluya ait olduğunun ve murisleri ...'e verildiğinin açık olduğunu, borçlunun "okudum" diyerek senedi bizzat imzaladığını,TTK'nın ilgili hükümleri gereğince boşa atılan imzanın tarafları bağladığını, davacının imzasını inkar etmediğini, senedi kendisinin imzaladığını kabul ettiğini,Açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığını ispatlamak için davacı tarafça dosyaya kuvvetli yazılı delil sunması gerektiğini, davacı tarafın beyanları dışında bir delil sunmadıklarını,Adli Tıp Kurumu raporunun senedin bilgisayarda oluşturulduğunu tespit ettiğini, senedin bilgisayarda oluşturulmasının sahte olduğu anlamına gelmediğini, önemli olanın kanunun bonoda bulunmasını öngördüğü zorunlu unsurların bulunup bulunmadığı olduğunu, davaya konu bononun TTK'nın 776. maddesinde belirtilen unsurlara sahip emre muharrer senet olduğunu, raporda toner partikülleri ile el yazısı ve imzanın kesişme noktalarında hangisinin üstte olduğuna dair teknik bir tespite gidilemediğinin belirtildiğini, bu durumun müvekkillerinin lehine olmasına rağmen, Mahkemece bu husus dikkate alınmadan yanlış karar verildiğini, 890.000,00 TL bedelli bonoyla ilgili raporda senet üzerindeki yazı ve rakamların örtüştüğü ve aralarında fark olmadığının da tespit edildiğini, bu tespitin de davalıların lehine olduğunu, buna rağmen davanın reddin ekarar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,220.000,00 USD bedelli bono üzerindeki yazıların farklı kalemlerle yazılmasının da bononun unsurlarına halel getirmeyeceğini, bononun farklı kalemlerle doldurulabileceğini, Bono üzerindeki yazıların ve mürekkebin yaşını tespit edecek bilimsel bir yöntem bulunmadığından, bu konuda tespit yapılamadığını, Adli Tıp Kurumu raporundaki tüm tespitlerin lehlerine olduğunu belirterek, açıkladıkları gerekçeler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak hukuki ve fiili sebeplerle, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2023 tarihli, 2020/802 Esas, 2023/701 Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 200.000,00 USD asıl alacak ve 17.500,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 217.500,00 TL alacak için 31/10/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 30/05/2013 tanzim, 30/05/2017 vade tarihli, 670.000,00 USD bedelli bono olarak gösterildiği tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklıların ... mirasçıları ... ve ..., borçlunun ... olduğu, aynı bonoyla ilgili 470.000,00 USD asıl alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 29/06/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası ile birleştirildiği tespit edilmiştir.Takiplere konu bono örneği incelendiğinde; 30/05/2013 düzenleme, 30/05/2017 vade tarihli, 670.000,00 USD bedelli, ödeyecek ..., alacaklı ... olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30/05/2022 tarihli raporda özetle; "...İnceleme konusu 670.000 USD bedelli bono'nun mutat matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş olduğu, üst ve alt kenarlarının forme kesim olmadığı, toner partikülleri ile el yazısı ve imzanın kesişme noktarında hangisinin üstte olduğuna dair teknik bir tespite gidilemediği, inceleme konusu 890.000 TL bedelli bono'nun mutat matbu bonolardan olduğu, bono üzerindeki yazı ve rakamlar arasında optik ve spektroskopik olarak fark tespit edilemediği, inceleme konusu 220.000 USD bedelli bononun mutat matbu bonolardan olduğu, bono üzerindeki tanzime ilişkin oluşturulmuş ve rakamaların bir kalem, oblik seyirli çizgiler ve ''İPTAL'' yazılarının farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senetlerde kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu senetlerde yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/46 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı incelendiğinde; İstanbul KPL'nin Uzmanlık Raporuna göre senedin standart kesimli olmadığının, üzerinde "okudum" yazan 5 parça halinde bulunan, üzerinde imza bulunan kağıtlar üzerindeki "okudum" ibareli yazıların ve bu yazılar altındaki imzanın, inceleme konusu senedin sağ alt bölümünde mevcut yazı ve imzadan faydalanılarak printer marifetiyle husule getirildiğinin anlaşıldığı, bu şekilde sanığın annesi olan müşteki Mefharet'ten ilerlemiş yaşına rağmen (85), şikayete konu "imzayı ve okudum" ibaresini zayıflığından faydalanarak aldığı, daha sonra tanık Emin'in anlatımıyla doğrulanan yırtılmış evraktaki imzayı bir şekilde temin edip ( fotoğrafını çekmek, suret almak vb.) hayatın olağan akışına uymayacak şekilde soruşturma aşamasında vefat eden kayınvalidesi olan ... adına daha sonradan sahte şekilde senedin printer marifetiyle üstünü doldurup icraya koymak suretiyle üzerine atılı olan suçu işlediği gerekçesiyle, işbu davaya konu senedin sanık ... tarafından resmi belgede sahtecilik suretiyle oluşturduğu ve sahte belgeyi icra müdürlüğü nezdinde kullanmış olduğundan ile TCK'nın 204/1. Maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve kararın İstanbul BAM 22. Ceza Dairesinin 20/01/2023 tarihli, 2021/2068 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden geçerek resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın 22/01/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, bonoda sahtecilik iddiasıyla icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya üzerinde resen yapılan incelemede; Mahkemece yargılama sırasında ölen davacının terekesine temsilci atanması için süre verildiği ve İstanbul 16. SHM’nin 2022/11 Tereke sayılı dosyası ile tereke idare memuru olarak atanan ...’e tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı, ancak gerekçeli kararın tereke idare memuruna tebliğ edilmediği, tereke idare memuru ...’ün görevinin işbu davanın karar tarihinden sonra 18/07/2024 tarihinde sona erdiği tespit edilmişse de, kararın davacılar lehine sonuçlandığı, müteveffa davacının her iki mirasçısının da davacı sıfatıyla davada taraf olarak yer aldıkları, her iki mirasçının da ayrı vekiller aracılığıyla temsil edildikleri ve davacılar tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, tereke temsilcisine kararın tebliğ edilmesinin sonuca etkili olmayacağı anlaşılmıştır.Alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile davaya konu 670.000,00 USD bedelli bononun bilgisayar ortamında oluşturulduğunun tespit edildiği, yine İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2021/46 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile de davaya konu bononun ... tarafından sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.Ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı, alınan bilirkişi raporuyla da davaya konu bononun sahte olarak, borçlunun iradesine aykırı şekilde oluşturulduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davalılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 274.391,09 TL nispi harçtan, peşin alınan 68.597,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 205.793,32 TL eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 45,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacılara verilmesine, b)Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.