2. Hukuk Dairesi 2016/6447 E. , 2016/7570 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıda…
**2. Hukuk Dairesi 2016/6447 E. , 2016/7570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Kişisel ilişki düzenlemesinde esas olan çocuğun üstün yararıdır. Çocukla ana baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu sebeple kişisel ilişki analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olmalıdır. Uygun kişisel ilişki süresi, ebeveyni tatmin edeceği gibi, çocuğun açıklanan kişisel gelişimine de hizmet etmiş olacaktır. Kişisel ilişkiye dair ilamlar maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp koşulların değişmesi halinde yeniden düzenlenmesi her zaman istenebilir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden annenin ...'da babanın ise...'da yaşadığı anlaşılmaktadır.Velayeti annede bulunan müşterek çocuk ... 01.09.2012 doğumlu olup, taraflar farklı şehirlerde oturduklarından, davalı baba ile çocuk arasında düzenlenen kişisel ilişki süresi müşterek çocuğun yaşı da gözetildiğinde yetersiz olmuştur. Mahkemece belirlenen kişisel ilişki dönemleri yanında, ayrıca baba ile müşterek çocuk arasında babalık duygularını tatmin edecek yeterlilikte, ayın belirli hafta sonlarında yatılı kişisel ilişki kurulmaması doğru olmadığı gibi, çocuk 6 yaşını tamamladıktan sonra her yıl Temmuz ayında kurulan kişisel ilişkide, kişisel ilişkinin başlayış ve bitiş saatlerinin hükümde gösterilmemesi de infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Bu bakımdan mahkemece müşterek çocuğun okul durumunu etkileyemeyecek ve infaza elverişli şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi doğru değil ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m. 438/7). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendindeki müşterek çocuk ile davacı baba arasında kişisel ilişkinin düzenlendiği bölümünün hükümden çıkartılması ile yerine "Davacı baba ile velayeti annede bulunan müşterek çocuk 01.09.2012 doğumlu ... arasında düzenlenen kişisel ilişkinin değiştirilerek, " Davacı baba ile müşterek çocuk ... arasında, çocuk 6 yaşını dolduruncaya kadar her ayın ilk ve üçüncü Cumartesi günü saat 09:00 dan takip eden Pazar