T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1407 KARAR NO : 2026/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 NUMARASI : 2022/1097 E. 2023/399 K. DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 13.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.02.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2023 tarih 2022/1097 E. 2023/399 K. sayılı kararın Da…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1407 KARAR NO : 2026/252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 NUMARASI : 2022/1097 E. 2023/399 K. DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 13.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.02.2026 Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2023 tarih 2022/1097 E. 2023/399 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 16.04.2022 tarihinde, müvekkili şirketin kasko sigortacısı, dava dışı ... AŞ.'nin işleteni ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, yol üzerinde bulunan lastik parçalarının çarpması sonucu hasara uğradığını, davanın meydana geldiği yolda davalı ... AŞ.'nin Yap-İşlet-Devret (YİD) sözleşmesi gereğince görev ve sorumluluğunun bulunduğunu, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalıların otoyol yapım, bakım, denetim sorumluluğunun ihlali ile otoyolda düzenleme yapmak, tedbir almak, işaretleme yapmamak husularındaki ihmalkarlığı neticesinde sorumlu olduklarını, hizmet kusuru bulunduğunu, ekspertiz incelemesi sonucunda araçta toplam .43,697,24 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu tutarın dava dışı sigortalıya ödendiğini iddia ederek,43,697,24 TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olmadığını, müvekkili şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, KTK'nın 13. maddesinin idarenin sorumluluğuna ilişkin olduğunu, otoyoldaki trafik güvenliğinin sağlamasının davalı ....nün görevleri arasında sayıldığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ...-...-... ( Otoyol Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) otoyolu Projesinin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini ... ile imzalamış olduğu 27.09.2010 tarihli uygulama sözleşmesi çerçevesinde üstlendiğini, projeleri projelere uygun şekilde inşa ettiğini, müvekkil şirket tarafından, uygulama sözleşmesi çerçevesinde üstlenilen yükümlülüklere uygun olarak otoyolda düzenli olarak devriye turu atıldığını, tespit edilen olaylara müdahale edildiğini, olay günü düzenli devriyeler sırasında, trafik düzenini ve güvenliğini bozacak herhangi bir durumla karşılaşılmadığını, otoyol yüzeyinde lastik parçasının bulunmasına sebep olan aracın yoldan geçişi ile işbu davaya konu davacıya ait aracın cisme çarpması nedeniyle meydana gelen kaza arasında kısa bir zaman bulunduğunu, iki kaza arasında geçen süre içerisinde olay yerine müdahalede bulunulmasının mümkün olmadığını, kusursuz sorumluluk hallerinin kanunda sınırlı sayıda belirlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...ne İzafeten .... vekili, kaza yerinin Yap-İşlet -Devret Projesi olduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun olmadığını, bu sözleşme gibi ... dışındaki diğer Kamu Kuruluşlarında (olayımızda .... A.Ş) erişme kontrollü yol yapımı ve işletilmesi ile görevlendirilmesi halinde, bu ilişkilere uygulanmak üzere 3465 sayılı ... Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (otoyolu) Yapımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesine Dair Kanunun tüm hususları düzenlediğini, 3465 sayılı yasanın 9. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince; kamulaştırılan taşınmazlar ve üzerindeki tesisler Genel Müdürlüğe ait olduğunu, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince; " Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresince her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." denildiğini, 3465 sayılı yasa gereğince, doğrudan sorumluluğun davalı .... A.Ş.'de olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sürücü ...'ın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere dayanak faturadaki işçilik ve yedek parça fiyatlarının uygun olduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7. maddesi ile, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, ...nün görev ve yetkileri arasında sayıldığı, 13. madde ile, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olduklarının düzenlendiği, 6001 Sayılı ...'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 13. maddesine göre, otoyolların ....nün sorumluluk alanındaki yollardan olduğu, bu nedenle davalı ...'nün oluşan zararın tazmini ile sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş.'nin ise, ... ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında kazanın meydana geldiği yolda yap-işlet-devret modeli ile işletmekte olduğundan, oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 43,697.24 TL tazminatın, 37.031,17 TL'sinin 20.06.2022 tarihinden itibaren, 6.666,07 TL'sinin 22.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin, otoyolda gerekli önlem ve tedbirleri almadığı ve bu nedenle kazanın oluşumunda kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, ancak bu kanaati gerekçelendirilmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından bu husustaki itirazlar gözetilmeden hüküm kurulduğunu, kusursuz sorumluluk hallerinin kanunda sınırlı sayıda düzenlendiğini, dava konusu somut olaya yönelik bir kusursuz sorumluluk halinin mevzuatta yer almadığını, müvekkili şirketin ilk derece mahkemesi tarafından, idari kurumlarda olduğu gibi hizmet kusuru ve benzeri bir sorumluluk türüyle sorumlu tutulduğunu, müvekkili şirketin otoyolda trafik düzeninin ve güvenliğinin sağlanması için üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, düzenli olarak denetimler yapıldığını, otoyolun 7/24 izlenmekte ve Trafik Devriye ve Bakım ekipleri tarafından sürücülere güvenli bir yolculuk sağlamak için sürekli olarak kontrol edilmekte olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin "...-...-... (Otoyol Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) otoyolu Projesi"nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini ... ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiğini, her türlü projelendirme, yapım, bakım ve onarım çalışmasını yerine getirirken ... Teknik Şartnamelerinde belirtilen standartlara uygun hareket ettiğini, olay günü yapılan düzenli devriyeler sırasında, trafik düzeninin ve güvenliğini bozacak herhangi bir durumla karşılaşılmadığını, otoyol yüzeyinde lastik parçasının bulunmasına sebep olan aracın yolda geçişi ile işbu davaya konu davacıya ait aracın cisme çarpması nedeniyle meydana gelen kaza arasında oldukça kısa bir zaman bulunduğunu, iki kaza arasında geçen süre içerisinde olay yerine müdahalede bulunmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ....izafeten ....vekili, davanın görev yönü ile reddi gerektiğini, otoloyun yap-işlet -devret projesi olduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, ....-....-.... Otoyolunun müvekkili idarece yap-işlet-devret yöntemiyle yapıldığını, 27.09.2010 tarihli yevmiye numaralı sözleşme ile davalı.... A.Ş.'nin bu konuda görevlendirildiğini, bu sözleşme gibi ... dışındaki diğer Kamu Kuruluşlarında (olayımızda .... A.Ş) erişme kontrollü yol yapımı ve işletilmesi ile görevlendirilmesi halinde, bu ilişkilere uygulanmak üzere 3465 sayılı ... Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyolu) Yapımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesine Dair Kanunun tüm hususları düzenlediğini, 3465 sayılı yasanın 9. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince; kamulaştırılan taşınmazlar ve üzerindeki tesislerin Genel Müdürlüğe ait olduğunu, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince; "Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresince her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, kanun koyucunun burada klasik karayolları yapım ihalelerinden farklı olarak bir özel hukuk tüzel kişiliğinin "doğrudan yapım, bakım ve işletilmesi gibi" her üç alanda da görevlendirilmesi halinde; burasının yapımı ve işletilmesi sırasında her türlü, hukuki, cezai ve mali sorumuluğun görevli şirkete ait olduğunu kabul ederek doğrudan ilgili şirket aleyhine sorumluluk yüklenmesini öngördüğünü, yap-işlet-devret sözleşmesinin 18. maddesinde üçüncü kişilere verilen zarardan doğan sorumluluğun.... A.Ş.'ye ait olduğunun belirtildiğini, 3465 sayılı yasa gereğince, doğrudan sorumluluğun .... A.Ş.'de olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin onun yerine geçerek rücuen kusurlu olduğu iddia olunan karşı taraftan tazmini istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı ... ile diğer davalı ... A.Ş. arasında 27.09.2010 tarihinde ....-....-...Otoyolunun yap-işlet-devret modeli ile yapılması, işletilmesi ve devri işine ait sözleşme imzalanmıştır. Davacı, kasko sigortalı aracın otoyolda seyri sırasında yolda bulunan lastik parçalarına çarparak hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen hasar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalılar arasında işletme ve bakım sözleşmesi imzalandığı, otoyolun işletilmesi, hafif onarım ve bakımı işlerinin davalı davalı ... tarafından üstlenildiği anlaşılmakla, davalı ...'nün bakımını üstlendiği otoyolda meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğuna dair ilk derece mahkemesi gerekçesi yerinde görülmüştür. Davalı ... vekilinin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Davalı ... A.Ş. kazanın meydana geldiği otoyolun işleteni sıfatına sahip olup, 3465 sayılı ... Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 9/2 maddesi "Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresinde her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." hükmünü içermekte olup, anılan hüküm uyarınca kazanın meydana geldiği otoyolun işletilmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle oluşan zararlardan davalı .... A.Ş. de sorumludur. Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf sebebi de yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.984,96-TL'den peşin alınan 750,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.234,96-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13.02.2026