Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ m müvekkil şirket ile 2008 yılında başlayan cari hesap şeklinde ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkil şirketin kumaş ticareti yaptığını, davalının müvekkil şirketten mai satın aldığını, bu ticari faaliyetin toplamının bir hayli yüksek rakamlara baliğ olmuş ise de davalının ara ödemeleri ile bu rakamın 92,358,93 TL’yc indiğini, davalı bu borcunu ödeyeceği vaadi ile önce müvekkil şirketi uzun zaman oyaladığını ve sonra piyasadan kaybolarak izini kaybettirdiğini, başlatılan takibe ait tebligatların bila tebliğ geri döndüğünü, davalının uzun yıllar memise kaydolmadan hayata devam ettiğini, memis adresi tespit edildiğinde takibin yenilerek 2015/3063 Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, ancak davalı bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalı-borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 20’ den az olmamak üzere icra iııkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, icra takibinde ve dava dilekçesinde iddia ve talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sevk irsaliyesi ve faturaları kabul etmediklerini, ilgili faturaların Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tanzim edilmediğini, müvekkilin mal teslimine ilişkin olarak herhangi bir sevk irsaliyesi imzalamadığını, ayrıca yanında SGKTı olarak çalışan herhangi bir kişinin de İmzalamadığını, bu nedenle bazı sevk irsaliyelerinde bulunduğu anlaşılan imzalan kabul etmediklerini, dava dilekçesi ekinde tebliğ edilen fatura örneklerinin hiç biri de davalıya tebliğ edilmediğini ve imzalatılmadığını belirterek, zamanaşımı definin kabulüne, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, kötü niyetli davacının % 20’ den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmişlerdir.