T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/433 - 2026/691 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/433 KARAR NO : 2026/691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2023/2 Esas 2025/111 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşm…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/433 - 2026/691 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/433 KARAR NO : 2026/691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2023/2 Esas 2025/111 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2025 tarih ve 2023/2 Esas - 2025/111 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin belirtmiş olduğu iş yerine ... hesap numaralı sözleşme ile elektrik bağlattığını, 17/09/2022 tarihinde akşam 18:00 saatlerinde meydana gelen ve ... elektrik sağlayıcısından kaynaklanan elektrik kesintilerinden dolayı müvekkilinin iş yerindeki birçok elektronik cihazın zarar gördüğünü, kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin 10 gün boyunca iş yerindeki cihazların bakımı ve tamiriyle uğraştığını, emsal bir iş yerinin kazanç kaybının ve yoksun kalınan karının bilirkişi tarafından hesaplanıp tespitinin yapılarak davalı tarafından müvekkiline ödenmesine gerektiğini, çalışanlar ve müşteriler açısından bir güvensizlik durumunun oluştuğundan manevi zararın da meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından ...'a arıza bildiriminde bulunulduğunu, ... ekiplerinin müvekkili iş yerine gidip yaptığı inceleme neticesinde zararın kendilerinin yaptığı elektrik bakım ve onarım çalışmaların kaynaklandığını kabul ettiğini, arızaya dair faturalandırmaların yapılarak kuruma ibraz edilmesini ve zararı karşılayacaklarını söylediklerini, söz konusu faturalar, arıza tespit tutanağı ve hesap numarasının ...'a iletildiğini, toplam zararın 62.095,26 TL olarak tespit edildiğini, ... tarafından ... ... Şubesi hesabına 10/11/2022 tarihinde 33.881,52 TL kadar ödeme yapıldığını, eksik ödeme sebebiyle bakiye alacak için arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmanın sağlanamadığını, ayıplı bir ifa olduğundan bahisle öncelikle davalarının kabulüne, cihazlarının yanmasından dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan kalan bakiye alacağın 28.213,74 TL lik kısmın, 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin, kazanç kaykı ve yoksun kalınan kar ediş nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanmak ve arttırılmak üzere şimdilik 58.313,74 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Davacı tarafın dilekçesinde belirttiği 17/09/2022 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisinden müvekkili şirketin kusurunun olduğu ve ayıplı ifadan kaynaklı olarak zararı gidermesi gerektiğinden bahsedilmiş ise de müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, doğrudan kusurunun olduğunun da söylenemeyeceğini, elektrik kesintisinin yaşanmasının ve bunun sonucunda iddia edilen elektronik cihazların zarar görmesinde müvekkili şirketin doğrudan bir kusurun bulunmadığını, elektrik kesintisi sebebiyle zarar gören cihazlardan dolayı davacı şirketin kazanç kaybı olduğu belirtilmiş ise de söz konusu elektrik kesintisinin kısa süreli olduğunu, zarar gören cihazların kolaylıkla temin edilebilen cihazla olduğunu, davacı şirketin işlerine özgülenen bir cihazın arızalanmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete sunulan faturalar neticesinde davacıya 33.881,52 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelere rağmen davacı tarafın söz konusu cihazlar sıfırmış gibi cihazların sıfır ücretini talep etmelerinin sebepsiz zenginleşmeye girdiğini, cihazların daha önceden arızalı olup olmadığının bilinmediğini, davacı tarafın zararını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın söz konusu cihazların arıza sebeplerini haricen buldukları elektrikçilere kontrol ettirerek kaşeli belge düzenlendiğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin gerekçelerini ispatlayamadığından bahisle haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; somut olayda, davacının iş yerinde 17/09/2022 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle iş yerindeki makine ve aletlerin zarar görmesi nedeniyle maddi tazminat ve davacının iş yerindeki cihazların bakımı ve tamiriyle uğraşması nedeniyle kazanç kaybı ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalının elektrik kesintisinde dış faktörlerin bulunması sebebiyle kusurunun bulunmadığı ancak davacıya 33.881,52 TL ödeme yapıldığı davacının iddiasının sebepsiz zenginleşmeyi doğuracağından davanın reddinin talep edildiği, davalı kurumdan celp edilen hasar dosyasına göre, davacının 19/09/2022 tarihinde hasar başvurusunda bulunduğu ve hasar gören makinelerin belirtildiği, davalı tarafından yapılan tespit çalışmaları sonucunda 33.881,52 TL ödeme yapıldığı, mahkememizce aldırılan ve hüküm kurmaya elverişli 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin maddi zararına ilişkin davalı tutanaklarında davacının kusurundan bahsedilmediğini, davalı tarafından davacıya bir kusurunun yüklenilmediği için kusur oranın tespitinin mümkün olmadığını, davacının giderleri yenileme değil bakım ve onarım gideri olarak kabul edilip tümünün ödenmesi gerektiği, davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede kazanç kaybı ve yoksun kalan karının bulunup bulunmadığı hususlarında tespit yapılamadığını, davacının kazanç kaybı ve yoksun kalınan karı bulunduğu kanaat ve sonucuna varılırsa Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine ilişkin Kalite Yönetmeliğinin 18/8 maddesinde davacının talep edebileceği tutarların belirlendiğini, davacının manevi tazminat talebine ilişkin koşulların TMK nun 24.maddesinin 2.cümlesinin, TBK nun 63.maddesi ve Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği 26.maddesinin 4/a hükümleri uyarınca oluşmadığının belirtildiği, davaya konu zararda Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine ilişkin Kalite Yönetmeliğinin 10. ve 36. Maddeleri gereği davalının sorumluluğunun bulunduğu, davacının giderleri yenileme değil bakım ve onarım gideri olup faturalandırdığı 62.095,26 TL zararın tamamının ödenmesi gerektiği, davalının yaptığı kısmi ödeme düşüldüğünde davacının bakiye 28.213,74 TL zararının bulunduğundan maddi zarara ilişkin davanın kabulü ile ödeme yapılan 10/11/2022 tarihi itibarıyla davalının fazlaya ilişkin zarara dair temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten itibaren alacağa talep doğrultusunda yasal faiz işletilmesine, kazanç kaybı yönünden taraflar arasındaki sözleşmede hangi güçte elektrik sağlandığının belirtilmemiş olması, davacının yıllık satış tablosunda düzenli ve istikrarlı bir faaliyetinin olmadığının davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda hesaplanmasının mümkün olmadığının belirtildiğinden davacı tarafça somut deliller ile ispatlanamadığı değerlendirilerek reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise hukukumuzda manevi tazminat istenebilecek haller sınırlı olarak sayıldığı, TBK’nun 58. Maddesine göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimsenin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, dava dilekçesinde davacının kusurlu hizmet sözleşmesinden kaynaklı maddi zarardan bahsedilmiş kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair maddi bir vakıa ileri sürülmediği, mala karşı verilen zararlar veya malın tamiri için bağıtlanan hizmet sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle manevi tazminat istenebilmesi mümkün olmadığı, manevi tazminat için gereken yasal unsurlar somut olayda gerçekleşmediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KISMEN KABULÜ ile, 28.213,74 TL maddi zarara ilişkin alacağın 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacının kazanç kaybı ve yoksun kalınan kar ve manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,..." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkilinin ... hesap numaralı sözleşme ile elektrik hizmeti aldığı iş yerinde 17.09.2022 tarihinde saat 18:00 sularında ... kaynaklı kesintiler nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğünü, bu arızalar sebebiyle 10 gün boyunca üretim yapılamadığını ve kazanç kaybına uğradığını, tanık ...'ın makinelerin 15 gün çalışmadığına dair beyanının dosyada bulunduğunu, bilirkişi raporunda eylül ayındaki satış düşüşünün ve kazanç kaybının göz ardı edildiğini, mahkemenin bilirkişi raporunu esas alarak kazanç kaybı ve manevi tazminat taleplerini reddettiğini, oysa iş yerine sağlanan elektriğin gücünün ... belgelerinde mevcut olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, mahkemenin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmayarak dava dosyasını yeterince aydınlatmadığını, HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevini yerine getirmediğini, müvekkilin basiretli bir tacir olarak itibarının zedelendiğini ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini beyanla, usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkeme kararının usule, yasaya, yerleşik içtihatlara ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, hükme esas alınan 14.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının 62.095,26 TL tutarındaki zararının amortisman giderleri düşülmeden hesaplandığını, oysa müvekkili şirket tarafından davacıya sunulan faturalar neticesinde 33.881,52 TL tutarında ödeme yapıldığını, ... nolu faturanın tamamen ödendiğini, ... nolu faturada elektronik güvenlik sistemleri için ödeme yapıldığını, adaptörler için 1/3 oranında amortisman uygulanarak 2/3 oranında ödeme gerçekleştirildiğini, ... nolu faturada bilgisayar donanımları için 2/4 oranında amortisman uygulanarak 2/4 oranında ödeme yapıldığını, yazıcı ve fotokopi makinaları için ise 2/5 oranında amortisman uygulanarak 3/5 oranında ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından hakkaniyete uygun ödeme yapılmışken davacının cihazları sıfır kabul ederek ücret talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, hasar, arıza ve yıpranma hususlarının raporda dikkate alınmadığını, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 26/7 maddesi uyarınca rayiç bedel üzerinden işlem yapıldığını, söz konusu elektrik kesintisinin trafo ile ağ barası arasındaki kabloların ve topraklama kablolarının çalınması sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle müvekkil şirketin doğrudan kusurunun bulunmadığını, 21.04.2020 tarihli ve 31106 sayılı yönetmeliğin 10/3-c maddesi gereğince hırsızlık kaynaklı zararların dışsal faktör olarak kabul edildiğini beyanla, eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, elektrik sağlayıcısından kaynaklanan elektrik kesintileri nedeniyle uğranılan maddi manevi zararın ve yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece iddia, savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında 14/01/2025 tarihli heyet raporu alınmış, söz konusu rapor hükme esas alınarak, " Davanın KISMEN KABULÜ ile, 28.213,74 TL maddi zarara ilişkin alacağın 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacının kazanç kaybı ve yoksun kalınan kar ve manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE," karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince ayrı ayrı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece dosya kapsamında alınan 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin maddi olarak zarara uğradığının davalı tarafından da kabul edildiğini, davacı şirkete uğradığı zarardan dolayı davalı tarafından 33.881,52 TL ödemede bulunulduğunun tespit edildiğini, bu durumda heyetçe davacının zarara uğradığının kabul edildiğinin, davacı şirketin maddi zararına ilişkin davalı tutanaklarında davacının kusurundan bahsedilmediğini, davalı tarafından davacıya bir kusurunun yüklenilmediği için kusur oranın tespitinin mümkün olmadığını, davalının da kabulüne göre davacının 62.095,26 TL zararının bulunmadığını, davalı tarafından bu zararın VUK hükümlerine göre ayrılması gereken amortisman giderleri düşüldükten sonraki 33.881,52 TL lık kısmının ödenmediğini, elektrik piyasasında dağıtım ve perakende satış faaliyetlerine ilişkin kalite yönetmeliğinde rayiç bedelden bahsedilmediğini, ülkedeki enflasyon oranı ve maliye bakanlığınca yayınlanan amortisman oranları karşılaştırıldığında rayiç değerin kayıtlı değerin çok çok üstünde olduğu, davacının giderleri yenileme değil bakım ve onarım gideri olarak kabul edilip tümünün ödenmesi gerektiğinin kabul edildiğini, heyetçe davacıya eksik ödenen 28.213,74TL nin de ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığını, davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede kazanç kaybı ve yoksun kalan karının bulunup bulunmadığı hususlarında tespit yapılamadığını, davacının kazanç kaybı ve yoksun kalınan karı bulunduğu kanaat ve sonucuna varılırsa elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine ilişkin Kalite Yönetmeliğinin 18/8 maddesinde davacının talep edebileceği tutarların belirlendiğini, davacının manevi tazminat talebine ilişkin koşulların TMK nun 24.maddesinin 2.cümlesinin, TBK nun 63.maddesi ve Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği 26.maddesinin 4/a hükümleri uyarınca oluşmadığı kanaat ve sonucuna varıldığını, davacının manevi tazminat talebine hak kazanmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının iş yerinde 17/09/2022 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisinden kaynaklı olarak makine ve aletlerin zarar görmesi nedeniyle maddi tazminat ve davacının iş yerindeki cihazların bakımı ve tamiriyle uğraşması nedeniyle uğranılan kazanç kaybı ve manevi tazminatın tahsili istemiyle iş bu davanın açıldığı, davacının 19/09/2022 tarihinde hasar başvurusunda bulunduğu ve hasar gören makinelerin belirtildiği, davalı tarafından yapılan tespit çalışmaları sonucunda 33.881,52 TL davacıya ödeme yapıldığı, davacı şirketin maddi olarak zarara uğradığının davalı tarafından da kabul edildiği, davaya konu zararda Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine ilişkin Kalite Yönetmeliğinin 10. ve 36. Maddeleri gereği davalının sorumluluğunun bulunduğu, davacının giderlerinin yenileme değil bakım ve onarım gideri olup faturalandırdığı 62.095,26 TL zararın tamamının ödenmesi gerektiği, davalının yaptığı kısmi ödeme düşüldüğünde davacının bakiye 28.213,74 TL zararının bulunduğu, kazanç kaybı yönünden taraflar arasındaki sözleşmede hangi güçte elektrik sağlandığının belirtilmemiş olması nedeniyle, davacının yıllık satış tablosunda düzenli ve istikrarlı bir faaliyetinin olmadığının davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda hesaplanmasının mümkün olmadığı, bu hususun davacı tarafça somut deliller ile ispatlanamadığı, tüm bu hususların dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu içeriği ile sabit olduğu, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuki denetime uygun ve açık olduğu, dolayısıyla mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak verilen kararın yerinde olduğu, davacının manevi tazminat talebi yönünden ise hukukumuzda manevi tazminat istenebilecek hallerin sınırlı olarak sayıldığı, TBK’nun 58. Maddesine göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimsenin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği dikkate alındığında, manevi tazminat için gereken yasal unsurlar somut olayda gerçekleşmediği görülmekle, mahkemece aynı gerekçelerle verilen hükmün usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinafa gelenin sıfatına göre istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVACIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 1.927,28 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.311,88 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVALIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 7-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır