Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2592 E. , 2024/7680 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2592 Karar No : 2024/7680 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Vakfı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Çanakkale İli, Bayramiç…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2592 E. , 2024/7680 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2592 Karar No : 2024/7680 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Vakfı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, ... Köyünde (davalı yanında müdahil) DSİ 25. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili verilen... tarih ve ...sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, jeoloji mühendisi, meteoroloji mühendisi, harita mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; " ... Dava konusu alanın biyoloji yönünden yapılan değerlendirmede; ... Söz konusu faaliyetin bulunduğu alan Google Earth verileri geçmiş yıllara dönük olarak incelendiğinde de bilhassa otlatma baskısı altında kalmış orman açıklığı olduğu, alanın sınırlarının temas ettiği ekoton alanları ve çevresinde ise orman ekosistemi varlık gösterdiği, davaya konu faaliyete ilişkin hazırlanan flora raporunun son derece eksikler barındırdığı, flora çalışmalarının sadece faaliyetin yapılacağı alanın değil bir bütün olarak yakın çevresinin bitkisel biyolojik çeşitliliğini ortaya koymak amacıyla yapıldığı, tablo halinde sunulan listede var olan bitki türü sayısının Çanakkale İli gibi son derece zengin ekosistemleri barındıran bir il için oldukça yetersiz olduğu, ayrıca alan ve yakın çevresinde daha önce yürütülen bilimsel çalışmalarla ilgili literatür verilerini taşımadığı, ... ayrıca diğer bilirkişilerin de belirttiği üzere, tesisin Hacıbekirler Entegre projesine su sağlamak üzere planlanan Hacıbekirler 1 ve 2 göletlerinin bir parçasının olduğu, dava konusu "Kırma Eleme Tesisi" ... Bakır Maden İşletmeleri A.Ş.'ye ait bütünleşmiş madencilik etkinliklerinin bir parçası olduğu ve madencilik etkinliğinin çevreye olan biyolojik etkilerinin olması sebebiyle Çanakkale Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının bitki biyolojisi (Flora) disiplini yönünden uygun olmadığı, dava konusu alanın çevre mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede; ... Projenin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Ek-4'te belirtilen "Proje Tanıtım Dosyası Genel Formatı"na uygun şekilde hazırlandığı, Proje Tanıtım Dosyasında (PTD); "2019 yılında alınan ÇED Gerekli Değildir kararı çerçevesinde Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 göletlerinin inşası için gereken beton malzemesinin temin edilmesi amacıyla kırma-eleme tesisi kurulması gereklidir. Bu göletlerin inşası için gereken agrega üretiminin sağlanması, projenin temel amacını oluşturur. ... Proje sahasının yer seçimi, çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak yapılmış ve özellikle Hacıbekirler Sulama Göleti projeleriyle ilişkilendirilen kırma-eleme tesisinin, gölet alanına en yakın mesafede olması ve ocak üretim alanına yakınlığı gibi faktörler dikkate alınmıştır. ..." ifadelerine yer verildiği, Yönetmelikte belirtilen tanıma göre entegre proje; birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikteki birden fazla faaliyeti kapsayan projeleri ifade etmektedir. Bu kapsamda, kırma-eleme tesisi kurulması projesi, Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 göletlerinin inşası için gereken beton malzemesinin temin edilmesi amacıyla gerçekleştirildiği, ayrıca bu göletlerde tutulan suyun belli miktarının madencilik faaliyeti ihtiyacı için kullanılacağının bilindiği, projenin ocak faaliyetleri ve diğer projelerden ayrı olarak planlanarak PTD hazırlanmasının teknik yönden ve Yönetmelik maddeleri bakımından hatalı bir yaklaşım olduğu, aynı ekosistem içinde yer alan bu faaliyetlerin bölgenin topoğrafik, jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri ile yerleşim yerlerinin konumları gibi faktörler göz önünde bulundurularak, çevresel etkilerin ve değişimlerin birlikte değerlendirmesi önemli olduğu, bu değerlendirme doğrultusunda gerek yukarıda verilen ilgili yönetmelik maddelerince gerekse faaliyetin bütünselliği açısından kırma-eleme tesisi projesinin entegre bir proje olarak kabul edilmesi ve ilgili süreçlerin bu çerçevede yürütülmesinin uygun olacağı, PTD'de belirtilen iş ve işlemlere göre projenin gerçekleştirilmesi sürecinde toz ve gürültü oluşacağı, diğer atıkların (atıksu, katı atık, ambalaj atığı, yag, vb.) ilgili yönetmelikler doğrultusunda alanda depolanması ve bertarafının sağlanması durumunda çevre üzerinde olumsuz bir etkinin oluşturması beklenilmeyeceği, ... yapılan değerlendirmeler sonucunda; Senaryo-1'de 24 saatlik partiküler madde (PM) emisyonlarına ait hava kirlenmesine katkı değerleri sınır değerleri aşmamakta olup, 24 saatlik partiküler madde Yönetmelik şartlarının sağlandığı, Senaryo-2'de ve Senaryo-3'te ise 24 saatlik partiküler madde (PM) emisyonlarına ait hava kirlenmesine katkı değerlerinin, bir yılda, bir koordinatta sınır değeri en fazla 3 defa aşılmakta olup (35 defadan az) 24 saatlik partiküler madde Yönetmelik şartlarının sağlandığı, Senaryo-4'te ise 24 saatlik partiküler madde (PM) emisyonlarına ait hava kirlenmesine katkı değerlerinin, bir yılda, bir koordinata sınır değeri en fazla 15 defa aşılmakta olup (35 defadan az) 24 saatlik partiküler madde Yönetmelik şartlarının sağlandığı, 03/07/2009 tarih ve 27277 sayılı (Değişik; 06.11.2020 tarih ve 31296 sayılı) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” (SKHKKY) Ek 1 madde 2.4 c bendinde açıkta depolanan malzeme için belirtilen tedbirler açıkça yer aldığı, bu konuda PTD'de değerlendirme yapıldığı, PTD'ye göre planlanan faaliyetler çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanması durumunda çevresel etkilerin Yönetmelik kapsamında kabul edilebilir düzeyde kalacağının öngörüldüğü, ancak en yüksek emisyon değerinin nakliye sürecinde oluştuğu, ocak alanına dair yeterli bilgilerin verilmemesi, nakliye yolu ve arazi profiline bağlı nakliye mesafesi konusunda yetersiz bilgi, nakliye mesafeleri ve dolayısıyla doğru emisyon hesaplarına dair denetleme yapılabilirliğini etkilediği, proje sürecinde oluşacak gürültü emisyonu ile ilgili olarak PTD'de hesaplamaların yapıldığı, proje alanına en yakın konutun 1300 m uzaklıkta bulunduğu ve bu mesafede beklenen gürültü seviyesinin 45,27 dBA olarak belirlendiği, endüstri tesisleri için belirlenen çevresel gürültü sınır değerleri göz önüne alındığında, proje alanlarında gündüz saatlerinde kabul edilebilir gürütü seviyesinin 65 dBA olduğu, projenin gece saatlerinde çalışmayacağının düşünüldüğünde, en yakın konutta beklenen gürültü seviyesinin yönetmelik sınır değerinin altında kalacağı, dava konusu alanın harita mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu “Kırma Eleme Tesisi" alanı Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, Yanıklar Köyü sınırlarında Buzalık Mevkii'nde bulunduğu, bu bölgede bulunan Bayramiç İlçesi Hacıbekirler, Halilağa, Muratlar, Keçiağılı, Söğütalan, Söğütgediği, Yanıklar Köyleri arasındaki geniş bir alanı kapsayan ruhsat sahasının güneybatı yönünde ve ruhsat sahasının 50 m dışında ve 1,23 hektarlık alanı kapladığı, ... dava konusu “Kırma Eleme Tesisi" alanının 0,60 hektar büyüklüğünde olduğu ve güneybatı yönünde 0,58 hektar büyüklüğünde “Stok Alanı” bulunduğu, bu iki sahayı (Kırma Eleme Tesisi ve Stok Alanı) kapsayan ÇED alanının ise 1,23 hektar büyüklüğünde olduğu, bu sahaya komşu durumdaki daha büyük olan ve diğer ÇED sahalarını kapsayan ruhsat sahasının ise beş alandan oluştuğu ve bu ruhsat sahasının büyüklüğünün ise 5166.66 ha, ÇED alanının ise 580,21 ha olduğu, dava konusu Kırma Eleme Tesisi sahasının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) Parsel Sorgulama Sistemindeki bir kısmının göl alanı vasfında olduğunun göründüğü, dava konusu alanın jeoloji (hidrojeoloji) mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede; ... Jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin saha gerçekleriyle uyumlu ve yeterli düzeyde bilimsel ve teknik ayrıntı içermekle birlikte, özellikle bütünsellik (entegrasyon) açısından bazı önemli eksikler içerdiği için, projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden yeterli olmadığı değerlendirildiği, nitekim, PTD'de söz konusu etkinlik kapsamında yalnızca “Kırma Eleme Tesisi”nin kurulmasının planlandığı ve bu konuda sınırlı bir alanda yapılacak etkinliklerden bahsedilirken malzemenin getirileceği kalker ocağı vb. etkinlikler açıklanmayarak etkinliğin gerçekleri dolayısıyla çevresel etkileri minimum düzeye indirgenerek anlatıldığı, buna karşılık etkinliğin amacının DSİ 25. Bölge Müdürlüğü'ne ait Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, ... Köyü mevkinde inşa edilecek olan Hacıbekirler-1 ve Hacıbekirler-2 göletleri ile Kocabaş Çayı su alma yapısı ve iletim hattı inşaatlarında ihtiyaç duyulan agreganın temini olduğunun belirtildiği, dava konusu tesise hammadde sağlanması etkinlikleri için kurulması planlanan“Malzeme Ocağı, Kil Ocağı, Tesisi, Yıkama Eleme Tesisi, Hazır Beton Santrali, Şantiye alanı, Pasa alanları, Stok alanları, Bitkisel Toprak Depolama Alanı” vb. etkinlikler için daha önce hazırlanan PTD dikkate alınarak ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının alındığının belirtildiği, yani bu dava kapsamındaki etkinliğin, 2019 yılında hazırlanan malzeme ocağı etkinliğine dahil edilmeyerek gizlendiği, oysa işbu dava konusu etkinlik ile malzeme ocakları etkinlikleri birbirinden ayrılmaz parçalar olduğu, birlikte değerlendirilmesi gereken etkinliklerin iki ayrı etkinlik olarak sunularak her ikisinin de gerçek çevresel etkilerin indirgenerek verildiği, bir diğer önemli konunun da dava konusu “Kırma Eleme Tesisi” projesinin, “Truva Bakır Madeni"nin bir etkinliği olduğunun değerlendirilmemesi olduğu, nitekim, projenin Teknik Olmayan özetinde belirtildiği üzere “DSİ 25. Bölge Müdürlü tarafından Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, Hacıbekirler Köyü'ne ait tarım arazilerinin sulanması ve maden proses suyu temininin sağlanması için Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 projesi yapılması planlandığı, Hacıbekirler-1 ve 2 Göleti'nin ana amacının; Hacıbekirler Köyü çevresindeki yaklaşık toplam 330 ha'lık tarım arazisinin sulanması için sulama suyu temini ile Hacıbekirler Köyü doğusunda yapılacak madencilik faaliyetinde ihtiyaç duyulacak proses suyunun Kocabaş Çayı'ndan yapılacak pompaj yardımıyla temininin sağlanması olduğu açıklamasıyla Truva Bakır Madeni'nin bir parçası olduğunun kanıtlandığı, benzer şekilde bir diğer önemli konunun da Hacıbekirler-1 ve 2 göletlerinin dava konusu “Kırma Eleme Tesisi” projesinden ayrı tutulması olmadığı, bununla birlikte Projenin Teknik Olmayan özetinde belirtildiği üzere, “Proje kapsamında geçmiş süreçte 2.100.000 m³ hacme sahip Hacıbekirler Göleti-1 ve 950.000 m³ Depolama Hacmine sahip Hacıbekirler Göleti-2 projelerinin, depolama hacimlerine göre ÇED Yönetmeliği kapsamında belirtilen eşik değerler altında kalması nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile ÇED Yönetmeliği hükümlerine uyulmasına gerek bulunmadığı açıklamasıyla her iki projenin birbirinin bir parçası olduğunun kanıtlandığı, dava konusu “Kırma Eleme Tesisi”, “Hacıbekirler-1 ve Hacıbekirler-2 göletleri ile Kocabaş Çayı Su Alma Yapısı ve İletim Hattı İnşaatları”, “Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş.'ye ait Halilağa Bakır Ocağı ile Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi” etkinliklerinin birbiriyle bağlantılı etkinlikler olduğu, Truva Bakır'ın madencilik etkinlikleri kapsamında açık ocak madenciliğiyle sahadan sıyrılma, kazılma, delme, patlatma yoluyla önemli miktarda malzeme alınarak yükleme ve taşıma etkinlikleri yapılacağı, dağ, yamaç vb. yok edilerek çukurlar açılacağı, oluşturulan atık döküm sahası, stok ve malzeme depolama sahalarıyla yüzey topoğrafyası değiştirileceği, bu etkinliklerin yüzey ve yeraltı sularını olumsuz etkileme potansiyeli bulunması nedenleri ile söz konusu madencilik etkinliklerinde kamu yararının bulunmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu etkinliğin de Truva Bakır madencilik etkinlikleriyle bütünleşmiş (entegre) proje olarak değerlendirilmesi gerekirken ayrı bir proje olarak değerlendirilmesi nedeniyle ÇED sürecinin uygun işletilmediği ve projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden yeterli olmadığı, dava konusu alanın meteoroloji mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede; ... Tablo ve grafiklerden bölgenin rüzgârlı geçtiğinin görüldüğü, bu durumun, toz ve partikül maddelerin havadan taşınımına sebep olabileceği, bölgenin çevresinin ormanlık alan olması sebebi ile özellikle toz (kazı çalışmaları eleme ve kırma) ve partiküllerin (araçlardan ve makinalardan kaynaklı) ağaçların yapraklarına yapışmasına yaprakların gözeneklerini tıkayarak kurumasına ayrıca görüntü kirliliğine neden olacağı, bahar ve kış aylarında yağan yağışlarla birlikte dolan su ve derelerin, araçlardan ve makinelerden kaynaklanan yağ partikül gibi kirletici maddelerin taşınımı ve yeraltına karışması, yerleşim, tarım, orman, flora ve faunaya etkisinin söz konusu olduğu, ... mevcut projede belirtilen bölgeye ait diğer meteorolojik elemanlar ile birlikte, yağış durumları, rüzgâr değerleri ve analizi, rüzgar esme sayıları, tam olarak belirtilmediği, bu verilerin Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alındığı ve geçerli olduğu, ancak hazırlanan meteorolojik grafik ve tabloların uygunluğunun yanı sıra eksik olduğu, PTD'de hazırlanmasında meteoroloji mühendisinin yer almadığı, projesinin uygulanması halinde çevre, hava ve su kirliliğine olumsuz etkisinin olacağının belirlendiği, projenin (kırma eleme tesisi) özellikle orman alanlarına olumsuz etkisinin kabul edilebilir düzeyde olmadığı, alınan önlemler yeterli olamayacağından orman alanlarının kalıcı tahribatına yol açmasının söz konusu olduğu, dava konusu alanın maden mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede; davaya konu olan kırma-eleme tesisinin hammadde ihtiyacının, tesise yaklaşık 600 m uzaklıktaki ocak (kalker) alanından karşılanacağı, işletilmesi planlanan Kırma Eleme Tesisinin kapasitesinin ise 387.976 ton/yıl olduğu, projede yılda 10 ay, ayda 26 gün ve günde 8 saat, çalışılmasının planlandığı, ... proje kapsamında planlanan kırma eleme tesisinde toz kaynağı olan her bir ünitenin (bunker, kırıcılar, elekler, bantlar, malzeme döküş ağızları) kapalı ortam içerisine alınacağı, kapalı ortam içerisine alınacak ünitelere toz indirgeme sistemi (torbalı filtre/pulverize) kurulacağı ve faaliyet sırasında kırma eleme tesisi içinde sürekli kontrollerin sağlanacağının taahhüt edildiği, yürütülecek olan madencilik faaliyetinin küçük ölçekli (small scale mining) faaliyet olarak görüldüğü, sistemsel olarak temel bir cevher hazırlama tesisi olarak planlandığı, bu nedenle sistem içinde kimyasal kullanımı olmadığı için tesisin çevresel etkilerinin minimum düzeyde olacağı, planlanan tesiste toz çıkaran tüm ünitelerin kapatılacak olması ve toz indirgeme sistemi kurulması oluşacak tozun dış ortamda yayılmasını minimize edeceği, planlanan kırma-eleme tesisi maden mühendisliği disiplini açısından uygun bulunduğu, dava konusu alanın orman mühendisliği bakımından yapılan değerlendirmede; ... PTD'ye göre 1,23 hektarlık ÇED alanı içinde 0,6 ha kırma eleme tesisinin, 0,58 ha stok alanının yer aldığı, iki alanın arasında 0,05 ha kullanılmayacak alan bulunduğu, kırma eleme tesisinin 0,47 ha'lık kısmı orman arazisinde, 0,13 ha'lık kısmı ise tarım arazisi üzerinde olduğu, ... ÇED alanının meşçere haritası üzerindeki konumu doğru ise koordinatlar ve buna bağlı zemin üzerindeki yerinin doğru olmadığı, ... büyük bölümü orman sınırları içinde kalan 0,6 ha kırma eleme tesisi için önce 10 cm bitkisel toprak sıyrılacağının, ... bitkisel topraktan sonra 50 cm temel kazısı ile 3000 m³ kazı elde edileceği ve bu miktarın çevre ve yol düzenlemelerinde peyderpey kullanılacağının, depolanmayacağının belirtileceği, faaliyet bittikten sonrası için bir tesviye ve drenaj planının verilmediği, faaliyetten sonra tesisin bulunduğu alanda çevre araziye göre 50 cm kot farkı olan bir çukur meydana geleceği, ağaçlandırmanın başarısını artırmak amacıyla yüzeysel suyun birikmemesi için yüzeye tesviye ile en az 91-2 eğim verilmesinin gerekeceği, temel kazısının depolanması ve faaliyetten sonra çıkan çukurun bu kazı ile doldurulması, ağaçlandırmanın başarısı için bir kazanç olacağı, dolayısıyla bu malzemenin depolanmasının ve toprak profilinin önemli bir parçasının başka alanlarda kullanılarak kaybedilmesinin rehabilitasyon sırasında ağaçlandırmanın başarısını olumsuz yönde etkileyeceği, PTD'de proje alanından 10 cm bitkisel toprak sıyrılacağının belirtildiği, toprak hacminin ise (1,18 ha x 10.000 m³ x 0,1 m) 1180 m³ olduğu, bu oturmuş hacmin kazı sonucunda belli bir oranda kabaracağı, literatürde farklı toprak türleri için kabarma oranının % 25-43 arasında değiştiği, kabarma oranı %25 alındığında toprak hacminin 1475 m³ olacağı, toprak depolamak için ayrılan alanın (0,033 ha x 10.000 m²) 330 m² olduğu, bu alana bitkisel toprak kenarları düşey olarak yığıldığında yığın yüksekliğinin (1475 / 330) 4,47 m olduğu, yan yüzlere literatürde önerilen 1:3 (9633) eğim verilince bu yüksekliğin daha da artacağı, bilindiği gibi yan yüzlere toprağın doğal şev açısından fazla eğim verildiğinde yığın yamaçları duraylılığını kaybettiği, literatürde bitkisel toprağın canlılığını koruyabilmesi için en fazla 3 m yükseklik önerildiği, dolayısıyla bitkisel toprak için ayrılan alanın yetersiz olduğu, yığının erozyonla taşınmaması için üzerinin ucuz bir tohumla otlandırılması gerektiği, PTD'de bir kümülatif değerlendirme bulunduğu, değerlendirmede kırma eleme tesisinin etkisine ek olarak "Truva Bakır maden ocağı üretim faaliyetinin", kaya-3 malzeme ocağının, kil malzeme ocağının ve üç köyün ısınmasından kaynaklanan hava kirleticilerin (toz, gaz) dikkate alındığının ifade edildiği, hava kalitesi ile gürültünün incelendiği, ancak etki alanının 2x2 km alındığının görüldüğü, kırma eleme tesisinin, Truva Bakır madeninin bir parçası olduğu, dolayısıyla kümülatif değerlendirmeye entegre tesisin ana parçaları olan maden ocağı, atık depolama tesisi (ADT) ile diğer parçaları olan Hacıbekirler Göletlerinin, Kocaçay regülatörünün, su iletim hattının da eklenmesinin gerektiği, öte yandan yakın çevrede çevreye olumsuz etkileri olan tek tesisin bu olmadığı, örneğin Bezirganlar Köyü civarında 12 adet rüzgâr enerji santrallerinin bulunduğu, çoğu orman alanında bulunan bu kulelerin her birinin 1 hektara yakın orman alanını çıplak bıraktğı, yollar ve enerji nakil hattı eklenince bu miktarın daha da büyüdüğü, değerlendirmeye yöredeki diğer açık madenlerin de eklenmesinin gerektiği, örneğin ... Köyü hem RES'ler, hem Truva maden entegre tesisi hem de ... Köyü civarındaki diğer yerüstü maden ocaklarının toplam (kümülatif) etkisi altında olduğu, bu şekilde gerçek kümülatif etkinin ortaya çıktığı, kümülatif değerlendirmenin eksik kaldığının görüldüğü, PTD'nin birkaç yerinde geçen yıkama eleme tesisi ile ilgili su temini, atık yönetimi vb. yönlerden PTD'de değerlendirmenin bulunmadığı, yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulmuştur. Bu durumda, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; biyoloji (flora) bilimi açısından; PTD eksiklikleri ve eksik flora envanteri nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmediği ve alandaki biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda yetersizliklerin bulunduğu, jeoloji mühendisliği açısından; PTD'de jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin bütünsellik açısından önemli eksikler içerdiği, söz konusu eksiklikler nedeniyle projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden PTD'nin yetersiz olduğu, çevre mühendisliği açısından; projenin, birbirine bağlı ve tamamlayıcı nitelikteki birden fazla faaliyeti kapsayan projeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu sebeple diğer projeler ile entegre proje olarak değerlendirilerek oluşacak çevresel etkilerin bütünsel olarak değerlendirilmesi ve önlemlerin de bu bağlamda oluşturulması gerektiği, Kırma Eleme Tesisine malzeme sağlayacak işlenmiş malzemenin tesisten beton santraline nakliye yollarına dair PTD'de yer alan bilgilerin yetersiz olmasının toz emisyon hesaplamalarının denetlenebilirliği üzerinde engel oluşturduğu, kabul edilen değerler nedeniyle oluşacak toz emisyonlarının hesaplanandan daha yüksek olmasının söz konusu olabileceği, meteoroloji mühendisliği açısından; mevcut bölgenin rüzgarlı geçtiğinden, oluşacak toz ve partiküllerin proje alanı çevresindeki ağaç yapraklarına zarar verebileceği, yaprakları kurutacağı kalıcı ekolojik dengeye zarar verebileceği, PTD'de mevcut projede belirtilen bölgeye ait diğer meteorolojik elemanlar ile birlikte, rüzgâr değerleri ve analizinin, rüzgâr esme sayılarının tam olarak belirtilmediği, bu verilerin Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alındığı ve geçerli olduğu ancak hazırlanan meteorolojik grafik ve tabloların uygunluğunun yanı sıra eksik olduğu, projenin uygulanması halinde çevre, hava ve su kirliliğine olumsuz etkisi olacağı, orman mühendisliği açısından; kırma eleme ve depolama tesisinin, tekil olarak kısa süreli olduğu için çevresel etkisinin göreceli olarak az olacağı ancak tesisin Hacıbekirler Entegre projesine su sağlamak üzere planlanan Hacıbekirler 1 ve 2 göletlerinin olmazsa olmaz bir parçası olduğu, ayrıca bu göletlerin yalıtımında kullanılacak kil ocağı, Kocaçay'dan su taşıyacak boru hattı, su alma yapısı, maden ocağı ve atık depolama tesisi gibi projenin olmazsa olmaz parçalarının aynı ÇED raporunda yer almadığı anlaşıldığından, Çanakkale İli Bayramiç İlçesi ... Köyünde DSİ 25. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Kırma Eleme Tesisi" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu projenin ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesinde yer alması nedeniyle PTD hazırlandığı ve ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği, ancak Mahkemece, söz konusu projeye ait dosyanın, ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer alan projelere özgü kritere göre hazırlanması gerektiği yönünde değerlendirme yapıldığı, ancak projenin Yönetmeliğin Ek-2 listesinde yer alması nedeniyle bu projeler için geçerli olan kriterler çerçevesinde PTD'nin hazırlanmasının hukuka uygun olduğu, dolayısıyla yargılamanın da bu kriterler çerçevesinde yapılması gerektiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, davanın konusunun kırma eleme tesisi projesi olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinde ileri sürüldüğü ve bilirkişi raporunda değerlendirildiği gibi Hacıbekirler 1-2 Göletleri projesinin veya Halilağa Bakır Madeni projesinin davanın konusunu oluşturmadığı, kırma eleme tesisi projesinin, Hacıbekirler 1-2 Göletleri ile Kocabaş Çayı Su Alma Yapısı ve iletim hattı inşaatında ihtiyaç duyulan agreganın temini amacıyla yapılmasının planlandığı, dolayısıyla kırma eleme tesisi geçici bir tesis olduğu, dolayısıyla sürekli çalışması planlanmış bir tesis gibi değerlendirilemeyeceği, ayrıca Halilağa Bakır Madeni projesi kapsamında kırma eleme tesisinin kullanılması mümkün olmadığından madenin işletmeye alınıp alınmamasının davalı yanında müdahili ilgilendiren bir konu olmadığı gibi, göletlerin inşaatı için de dava konusu projenin bir ön koşul olmadığı, nitekim maden şirketi ile yapılan protokol gereği, göletlerin mülkiyeti ve işletme bakımının DSİ'ye ait olacağı ve öncelikli amacın Hacıbekirler Göleti ile proje alanındaki diğer köylere içme ve kullanma suyunun sağlanması olduğu, ancak artan su olması durumunda maden projesinin proses suyu sağlanacağı, dolayısıyla projelerin bağımsız değerlendirilmesi gerektiği, bununla birlikte, toz emisyonu, gürültü ve diğer çevresel bileşenler yönünden kümülatif etki değerlendirmesinin yapıldığı, kümülatif etki değerlendirmesine malzeme ocağında üretilecek agreganın kırma eleme tesisine nakledilip burada kırıldıktan sonra ÇED muafiyet kararı kapsamında yapılması planlanan beton santraline nakliye ve boşaltma işlemlerinin de dahil edildiği, ayrıca kırma eleme tesisinin tozumayı önleme amaçlı kapalı sistem olarak kurulacağı, toz indirgeme sisteminin kurulacağı ve pulvarize su püskürtüleceğinin taahhüt edildiği, proje alanının orman açıklığı olduğu, PTD'de flora yönünden detaylı bir çalışmaya yer verildiği, toz emisyonları kümülatif olarak ele alınarak modelleme çalışmasına dahil edildiği, ancak çevre mühendisi tarafından emisyon hesaplamaları yönünden ayrıntılı bir incelemenin yapılmadığı, aynı şekilde kümülatif olarak hesaplanan gürültünün de yasal sınır altın kaldığının çevre mühendisi tarafından göz ardı edildiği, proje kapsamında kullanılacak toz bastırmaya yönelik sistemlerin projenin yeraltı suyu akiferlerine ve su kaynaklarına olan etkiyi azaltacağı, meteoroloji mühendisi tarafından soyut değerlendirmelerde bulunulduğu, nitekim sadece rüzgar miktarlarına bakıldığı, hava kalitesi modelleme çalışmalarını göz ardı edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu proje dışında diğer projelerin de değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu projenin Halilağa Bakır Madeni projesinin bir parçası olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle hukuka aykırı olan dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının dava konusu proje ile Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi projesi ve Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler-2 Göleti projesinin (Dairemizin E:2024/2791 ve E:2024/2847 sayılı dosyaları ile birlikte değerlendirildiğinde) entegre olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve Üye ...'in aynı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca "temyiz iddialarının açıklığa kavuşturulması amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından, bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: DSİ 25. Bölge Müdürlüğü (davalı yanında müdahil) tarafından, Çanakkale ili, Bayramiç ilçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan Hacıbekirler Sulama Göleti projesine hammadde sağlanması amacıyla "Malzeme Ocağı, Kil Ocağı, Konkasör Tesisi, Yıkama Eleme Tesisi, Hazır Beton Santrali, Şantiye alanı, Pasa alanları, Stok alanları, Bitkisel Toprak Depolama Alanı" projesinin yapılması planlanmış, hazırlanan PTD esas alınarak söz konusu projeyle ilgili ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. DSİ 25. Bölge Müdürlüğü tarafından Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, Hacıbekirler Köyü’ne ait yaklaşık toplam 330 ha’lık tarım arazilerinin sulanması ile Hacıbekirler Köyü doğusunda yapılacak madencilik faaliyetinde ihtiyaç duyulacak proses suyunun Kocabaş Çayı’ndan yapılacak pompaj yardımıyla temininin sağlanması amacıyla yapılması planlanan Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 projesinin ÇED Yönetmeliği kapsamında belirtilen eşik değerler altında kalması nedeniyle Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 ile Kocabaş Çayı Sualma Yapısı Regülatörü ve iletim hattı ile ilgili yapılarına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemi ile ÇED Yönetmeliği hükümlerine uyulmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Söz konusu projelerin inşai faaliyetlerinde beton ihtiyacını karşılamak amacıyla 90 m3/sa kapasiteli Hazır Beton Tesisi projesi yapılması planlanmış, söz konusu projeyle ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Bila Tarih ve ... sayılı işlemle “ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek kalmadığına karar verilmiştir. Sonrasında DSİ 25. Bölge Müdürlüğü tarafından Hacıbekirler-1 Ve Hacıbekirler-2 Göletleri ile Kocabaş Çayı Su Alma Yapısı ve iletim hattı inşaatlarında ihtiyaç duyulan agreganın temini amacı ile “Kırma Eleme Tesisi” projesinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde projeyle ilgili olarak (dava konusu) ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "... h) Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1) 15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından; Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler. Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır. Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda alıntısına yer verilen Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyası Genel Formatında; 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri), b) Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, c) Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşan her türlü atığın özelliği (cinsi, türü, miktarı vb.) bertarafı ve geri kazanımına yönelik değerlendirmeler, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), b) Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemler, Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme, Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı, V-1: Çevre İzleme Planı, V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.), Bölüm VI: Notlar ve Kaynaklar ve Ekler: 1- Proje için seçilen yerin koordinatları, 2-Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve Ek-5’te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması, jeoloji haritası ve depremsellik, 3-Vekâletname, İmza Sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi, 4-Proje sahibince onaylı taahhüt yazısı, 5-Başvuru bedelinin ödendiğine dair dekont, 6-Faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak, şeklindeki konu başlıklarına yer verileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Gerek uygulamada, gerekse yargı kararlarında proje sahibi tarafından eş zamanlı olarak yapılması planlanan birden fazla projenin bulunması durumunda, söz konusu projelerin konu veya işlev bakımından birbirine hizmet eden yönlerinin bulunması durumunda entegre proje olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; entegre projeyle ilgili olarak bilirkişi raporunda yer alan tespitler dikkate alınarak, tesisin Hacıbekirler Entegre projesine su sağlamak üzere planlanan Hacıbekirler 1 ve 2 göletlerinin olmazsa olmaz bir parçası olduğu, ayrıca bu göletlerin yalıtımında kullanılacak kil ocağı, Kocaçay'dan su taşıyacak boru hattı, su alma yapısı, maden ocağı ve atık depolama tesisi gibi projenin olmazsa olmaz parçalarının aynı ÇED raporunda yer almadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, projelerin, entegre proje olarak kabul edilebilmesi için bir faaliyetin yapılmasının diğer faaliyetin yapılmasına bağlı, bir başka ifadeyle, bir faaliyetin diğer faaliyet olmaksızın yapılamayacak olması ve faaliyetlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olması gerekmekte olup, Mahkemece entegre olarak değerlendirilen projelerden biri olan "Halilağa Altın ve Bakır Madeni İşletmesi Projesi" hakkında ilk olarak ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının verildiği, sonrasında "... Ruhsat Nolu Sahada Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının verildiği, ancak bu kararın, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, "... Ruhsat Numaralı Sahada Halilağa Bakır Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi 2009/7" projesi ile ilgili olarak... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının verildiği, öte yandan, Mahkemece entegre olarak değerlendirilen diğer bir proje olan sulama suyu temininin yanı sıra söz konusu maden faaliyeti için proses suyu temini amaçlı planlanan Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 ile Kocabaş Çayı Sualma Yapısı Regülatörü ve İletim Hattı projesi ile ilgili ... tarih ve ... sayılı işlemle ÇED Kapsam Dışı kararının verildiği ve maden ocağı ile ilgili 14/03/2023 tarih ve 7044 sayılı "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle ... E:... ve E:... sayılı dosyasında açılan davalarda, Mahkemenin sırasıyla ... 4 tarih ve E:... , K:... sayılı ve ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararları ile; (önceki) Mahkeme kararlarında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, proje kapsamında su ihtiyacı ile ilgili olarak yeni göletlerin inşa edileceği bilgisine yer verilmek suretiyle Hacıbekirler 1 ve 2 göletleri ve bunun inşasına dair projelerden bahsedildiği, ancak bunlarda göletlerin yapım sürecinin işbu proje ile birlikte entegre bir proje olarak yürütülmesine dair herhangi bir tespitte bulunulmadığı gibi, entegre proje olarak değerlendirme yapılması ile ilgili olarak herhangi bir hukuka aykırılık gerekçesine de yer verilmediği gözetildiğinde, Hacıbekirler 1 ve 2 göletleri ve bunun inşasına dair projelerle birlikte entegre olarak değerlendirilmesini gerektiren bir durum olmadığı yönünde değerlendirme yapılarak, uyuşmazlığın diğer yönlerinden de yapılan yargılamada hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, bu kararların Dairemizin sırasıyla 19/12/2024 tarih ve E:2024/2847, K:2024/7682 sayılı ve 19/12/2024 tarih ve E:2024/2791, K:2024/7681 sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında, yargı kararıyla maden ocağı projesiyle Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler-2 Göleti projesinin entegre olarak değerlendirilmemesi nedeniyle göletlerin yapılması amacıyla planlanan dava konusu kırma eleme tesisi projesinin de maden ocağı projesiyle entegre olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler-2 Göleti projesine hammadde sağlanması amacıyla yapılması planlanan (ve dava konusu kırma eleme tesisinde işlenecek olan malzemeye dair) "Malzeme Ocağı, Kil Ocağı, Konkasör Tesisi, Yıkama Eleme Tesisi, Hazır Beton Santrali, Şantiye alanı, Pasa alanları, Stok alanları, Bitkisel Toprak Depolama Alanı" projesi ile ilgili ÇED Gerekli Değildir kararının 29/03/2019 tarihinde; işlenmiş malzemenin kullanılacağı "Hacıbekirler Göleti-1 ve Hacıbekirler Göleti-2 ile Kocabaş Çayı Sualma Yapısı Regülatörü ve İletim Hattı" projesi ile ilgili ÇED Kapsam Dışı kararının ise 04/04/2022 tarihinde verildiği dikkate alındığında, projelerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu kabul edilse dahi, projeler arasında eş zamanlılık bulunmaması nedeniyle söz konusu projelerle dava konusu kırma eleme tesisi projesinin entegre olarak değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, söz konusu projelerle dava konusu projenin entegre proje olduğunun kabulüyle hazırlandığı, ancak yukarıda da belirtildiği üzere, projelerin entegre olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın diğer yönleri bakımından yargılama yapılması gerekmekte olup, bilirkişi raporunda çevre mühendisi tarafından, atıksu, katı atık, ambalaj atığı vb. yönlerden atık yönetiminin uygun bulunduğu, toz emisyonları bakımından ise nakliye yolu ve arazi profiline bağlı nakliye mesafesi konusunda yetersiz bilgi nedeniyle PTD'de yapılan hesaplamaların yetersiz olduğunun belirtildiği, ancak PTD incelendiğinde, toz emisyonları arasında nakliye kaynaklı (ocak alanı- tesis 1200 m mesafe ve tesis- beton santrali 1200 m mesafe olmak üzere) toz hesabına yer verildiğinin görüldüğü, diğer taraftan meteoroloji mühendisi tarafından toz ve partiküllerin taşınımı ile yeraltı suları, yerleşim alanları, tarım, orman, flora ve fauna üzerinde olumsuz etkisinin bulunduğu belirtilmiş iken, maden mühendisi tarafından, planlanan tesiste toz çıkaran tüm ünitelerin kapatılacak olması ve toz indirgeme sistemi kurulmasının oluşacak tozun dış ortamda yayılmasını minimize edeceği yönünde tespitinin bulunduğu, jeoloji mühendisi tarafından ise PTD'de yer alan jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin saha gerçekleriyle uyumlu ve yeterli düzeyde bilimsel ve teknik ayrıntıyı içerdiğinin ifade edildiği, orman mühendisi tarafından, özellikle bitkisel toprağın depolanması ile ilgili birtakım olumsuz değerlendirmede bulunulmuş ise de, biyolog tarafından, proje alanının otlatma baskısı altında kalmış orman açıklığı olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, söz konusu bilirkişi raporunun çelişkili değerlendirmeler içerdiği, dava konusu projenin amacı ve ömrünün göz önünde bulundurulması suretiyle çevreye olabilecek özellikle olumsuz etkilerinin belirlenmesi ile olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin uygun olup olmadığı hususunda yeterli değerlendirmenin yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu proje ile diğer projelerin entegre olmadığı kabul edilmekle birlikte, kümülatif etki değerlendirme yapılmasına bir engel bulunmadığından, PTD'de bu yönde etki oluşturabilecek diğer projelerin belirlenip belirlenmediği, belirlenmiş ise kümülatif etki değerlendirmesinin yeterli olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda; dava dilekçesindeki iddialar ile temyiz dilekçelerindeki iddiaların, yukarıda yer verilen hususlar ile varsa PTD'de eksik görülen konuların/verilerin/taahhütlerin PTD'nin tamamını kusurlandırıp kusurlandırmayacağı hususunun da dikkate alınarak, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi olmak üzere, gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle, düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.