4. Hukuk Dairesi 2022/1509 E. , 2024/5951 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2346 E., 2021/1614 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/932 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafı
**4. Hukuk Dairesi 2022/1509 E. , 2024/5951 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2346 E., 2021/1614 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/932 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar ..., ...ve ...nın temyiz dilekçesinin miktardan reddine, diğer davacıların temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...’nın idaresindeki otomobilin 27.03.2016 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını, yağmur nedeniyle yolun ıslak olması ve yol dengesinin düzensiz olması nedeni ile şerit değiştirme sırasında aracın kaydığını, davacı sürücünün aracını durdurmak için frene bastığını, ancak aracın kayarak yolun kenarında boşta duran bariyerlere çarptığını, kazada davacı sürücü ...'nın yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün kusuru bulunmadığını, yolun bozuk olduğunu, yolda çukur ve tümsekler olduğunu, ışıklı tabela ve işaret bulunmadığını, ayrıca yol kenarında monte edilmemiş kullanılmayan bariyerlerin bulunduğunu, davalı ...’nün bu nedenle kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...'nın maddi ve manevi zararı bulunduğunu, diğer davacıların da manevi tazminat talebinde bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 20.000,00 TL maluliyet tazminatı ve 30.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminat ile 120.000,00 TL manevi tazminat, davacı eş ... için 100.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ... ve ...’nın her biri için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görev nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davaya konu yolun bölünmüş yol olup eğimli ve sağa tehlikeli virajlı olduğunu, yolda yatay ve düşey işaretlemelerin tam olduğunu, davacı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, pasif koruma tertibatı olarak yol kenarına montajlanmış olan çelik oto korkuluk sistemlerinin yüksek dolgulu olup, uçurum olan noktalardan aşağıya düşmeyi engellediğini, davalı kurumun meydana gelen kazada kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sarız Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kazanın davacı ...'nın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması neticesinde gerçekleşmesi sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan her iki keşif neticesinde de davacı ...'nın asli kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığının belirtildiği, raporların gerekçeli denetime elverişli ve soruşturma dosyası ile de uyumlu olduğu görülerek davalının meydana gelen kazada kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığını, kusurlu tarafın davalı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki asıl sebebin yol eğiminin yanlış verilmesinden kaynaklandığını, yolun eğiminin yanlış olmasından dolayı ilgili mevkide sürekli kaza meydana geldiğini, bu kazalara ilişkin savcılık dosyalarının mevcut olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin iki bacağını da kaybettiğini ve ömür boyu tekerlekli sandalyeye muhtaç olduğunu, ailece maddi ve manevi olarak çok yıprandıklarını, müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkilinin bu kazada kusurlu olduğu kabul edildiğinde bile müvekkilinin eşi ve çocuklarının tazminat haklarının olduğunu, mahkemece keşif gününün tebliğ edilmeden keşif yapıldığını, savunma hakkı ve delillerini öne sürme hakkının ihlal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza geçirmesi neticesinde davacı sürücünün ağır şekilde yaralandığı olayda ilk derece mahkemesince kazanın gerçekleştiği yer mahkemesine keşif yapılarak kusur raporu alınmasına yönelik talimat yazıldığı, tensiben 31.07.2019 tarihinde keşif yapılmasına karar verildiği ancak taraf vekillerine bilgi verilmeden 10.06.2019 tarihinde keşif icra edildiği, anılan keşif neticesinde düzenlenen 25.06.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği yol üzerinde gerekli trafik ve işaret levhalarının bulunduğu, yolun bakımından sorumlu kurum/kuruluş tarafından işaretlemeler yapıldığından gerekli hız düzenlemesinin sürücüler tarafından yapılması gerektiği ve bu sebeple yolun bakımından sorumlu kurum/kuruluşun herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin bilgisi ve katılımı olmadan yapılan bu keşfe itiraz edilmesi neticesinde ilk derece mahkemesince yeniden talimat yazıldığı, talimat dosyası kapsamında 12.11.2019 tarihinde keşfin icra edildiği, keşfe davacılar vekilinin katıldığı, davacılar vekilinin savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı 12.11.2019 tarihli keşif sonrasında hazırlanan 21.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda da kaza tarihinde kazanın meydana geldiği yerde uyarıcı trafik işaret ve levhalarının bulunduğu, keşif günü yapılan incelemeler ile kaza tespit tutanağı incelendiğinde yolda herhangi münferit çukur ve şerit içerisinde herhangi bir engelin bulunmadığı, yolun bu bölümündeki deverin doğru orantılı olarak yapıldığı, yoldan sorumlu kurum ve kuruluşun bu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, sürücü ...'nın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 52/1-a maddesini (Sürücüler aracın hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçli yollara girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ihlal ettiğinin tespit edildiği, kaza tespit tutanağının da bilirkişi raporu ile örtüşmekte olduğu kaza mahaline 300 m mesafede 70 km hız levhası ve 100 metre gerisinde ana yol tali yol kavşak tabelası ile yolun sol kısmında sık aralıklarla sağa tehlikeli yön viraj levhalarının bulunduğu, yolda çukur veya engel bulunmadığı, yolun bu bölümündeki deverin doğru orantılı olarak yapıldığı, kazanın gerçekleştiği mahalin keskin viraj oluşu ve havanın yağmurlu olması nedeniyle ıslak zeminde davacının 100 km/s hızla araç kullanmasının kazaya sebep olduğu, sürücünün aracının hızını yol ve havanın duruma göre ayarlaması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince davalı kurumun kusuru olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının kusuru nedeniyle meydana geldiği iddia edilen davacı sürücünün karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle talep edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 56 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarlar davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle anılan davacıların temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı kurumun kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış, davacılar vekilinin rapora itirazı üzerine alınan 21.11.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda ise kök rapor ile aynı kanaate varıldığı rapor edilmiştir. Davacılar vekili tarafından ek rapora itiraz edilmiş, mahkemece ek kusur bilirkişi raporu benimsenerek, davalı kurumunun kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, davacılar vekili kazanın yol durumundaki bozukluktan kaynaklandığını, yol eğiminin yanlış verildiğini, yolda çukur ve tümsekler olduğunu, yolda ışıklı tabela ve işaret bulunmadığını, ayrıca yol kenarında monte edilmemiş kullanılmayan bariyerlerin bulunduğunu, bu nedenle davalı kurumun kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında alınan kusur raporlarının incelenmesinde, davacılar vekilinin yol durumunda bozukluk olduğu ve davalı kurumun gerekli önlemleri almadığı iddiası kapsamında yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bu haliyle alınan kusur raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmış, söz konusu raporlar benimsenmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur dağılımına ilişkin olarak, davacıların kazanın yol durumundaki bozukluktan kaynaklandığı iddiası da değerlendirilmek suretiyle, dosya kapsamında alınan kusur raporları, ceza soruşturma dosyası ve dosyadaki tüm delillerin incelendiği, gerekçeli, denetime elverişli şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılardan ..., ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacılardan ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.