3. Hukuk Dairesi 2024/3493 E. , 2025/3309 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/446 E., 2024/922 K İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/341 E., 2022/340 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3493 E. , 2025/3309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/446 E., 2024/922 K İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/341 E., 2022/340 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 28.09.2017 tarihli yazısıyla gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle 37.216,20 TL ceza uygulanmasına, ceza ve reçete bedelleri toplamı olan 3.634,29 TL’nin faiziyle birlikte müvekkilinden geri alınmasına karar verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sahte reçeteyi ya da içeriğini teslim etmediği reçeteyi Kuruma fatura etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, işleme konu reçetelerdeki ilaçların tamamının hastalara teslim edildiğini, ... . adlı hastanın SUT’un kür protokolüne göre verilmesi gereken ilaçların elektronik veri tabanına girişinde uzman hekim onayı ve doz hataları yapıldığının iddia edildiğini, bu ilaçların kalp damarla ilgili ilaçlar olduğunu hastaya acilen verilmesi gerektiğini, uzman hekim raporu eksik gibi muğlak bir ifadeyle Ator isimli ilacı içeren çok sayıda reçete hakkında kesintiye gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının 2016 tarihli Eczane Protokolünün (4.3.6) numaralı maddesine göre ceza kestiğini, davalının tespit ettiği eylemlerin bu maddede atıf yapılan fiillerin hiçbirisine uymadığını, işleme konu tüm reçetelerin hekimler tarafından düzenlendiğini ve hastalar tarafından hastane şartlarında kullanıldığını, kullanıldığına dair hastane kayıtlarının bulunduğunu, Kurumu zarara uğratan bir durumun mevcut olmadığını, buna rağmen reçete bedelinin 10 katı ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, protokolün davalı tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, müzakere edilmediğini ve hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalının 28.09.2017 tarihli yazısıyla bildirilen 40.859,49 TL’nin faiziyle müvekkilinden alınmasına dair işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen davada; davalının 21.12.2018 tarihli yazısıyla 6 adet diyabet hastasının reçetesinin bilgisayar sistemine hatalı giriş yapılarak reçete bedelinin ödenir hale getirildiği gerekçesiyle 40.251,40 TL ceza uygulanmasına, ceza ile birlikte reçete bedeli olan 2.012,57 TL'nin faiziyle müvekkilinden alınmasına ve sözleşmesinin 2 yıl süreyle feshedilmesine karar verildiğini, işleme konu reçetelerin tamamının şeker hastalarına ait olduğunu Lantus adlı ilacın bu hastalığın tedavisinde kullanıldığını, müvekkilinin ekranda Tip 2 şeker hastalığını seçmesi gerekirken sehven Tip 1 şeker hastalığını seçtiğini, ilacın her iki tip için de kullanıldığını, bu hatanın kurumu zarara uğratmadığını ileri sürerek, 21.12.2018 tarihli işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davada, davacının itiraz yolunu tüketmediği için davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, 28.09.2017 tarihli kurum işleminin yerinde olduğunu, 3.680,47 TL reçete bedelinin 12.10.2017 tarihinde, 37.716,20 TL ceza bedelinin 13.11.2017 tarihinde eczanenin alacağından mahsup edildiğini, eczane hakkında incelemenin devam ettiğini ve aynı şekilde 46 adet reçete daha tespit edildiğini, bunlarla ilgili 20.07.2018 tarihli yazının davacıya tebliğ edildiğini, davacının savunmasında reçete eksikliklerinin doktor tarafından unutulduğunu, artık reçetelerin tarafından kontrol edildiğini beyan etmek suretiyle cezai işleme konu fiili ikrar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davada; 21.12.2018 tarihli işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Sosyal Güvenlik kurumun 28.09.2017 tarihli ve 99313279-030.02.-E4890737 sayılı yazısı gereği Kurumun uyguladığı (5.3.9) hükmü gereği toplam 40.859,49TL cezai şart uygulandığı, belirtilen işleme gerekçe olarak, eczane tarafından karşılanan 6 adet reçetenin girişinde hata tespiti edilmiş olduğu, denetime tabi tutulan tüm ilaçların sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli resmi hekimler tarafından yazıldığı ve hastalar tarafından da davacının eczanesinden temin edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemde tedaviden beklenen yarar yönünden herhangi bir hata, suiistimal veya sahtecilik bulunmadığı, kullanılan ilaçların hastalar tarafından teslim alınmasından dolayı da bir kamu zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüyle Sosyal Güvenlik kurumun 28.09.2017 tarihli ve 99313279-030.02.-E4890737 sayılı yazısı gereği 40.859,49 TL cezanın işleyecek faiziyle birlikte geri alınması kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kabulüyle Sosyal Güvenlik kurumun 21.12.2018 tarihli ve 93313279-030.02.-E.17534898 sayılı yazıyla bildirilen sözleşmenin feshine ve 42.263,97 TL cezanın şartın işleyecek faiziyle birlikte geri alınması kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum tarafından davacı hakkında, reçetede yazılı olmayan teşhislerin sisteme reçetede yazılıymış gibi kaydedildiği gerekçesiyle 28.09.2017 tarihli yazısı kapsamında 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.9.) maddesi gereğince uyarılma, (6.17) maddesi delaletiyle (5.3.9) maddesi gereğince 37.216,20 TL ceza ve (4.3.6.) maddesi gereğince de 3.643,29 TL reçete bedelinin tahsili için kurum alacaklarından mahsubuna karar verildiği ve yine birleşen davada, davalı Kurumun 21.12.2018 tarihli yazısı kapsamında 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.9) maddesi gereğince fesih, (6.17) maddesi delaletiyle (5.3.9) maddesi gereğince 40.251,40 TL ceza ve (4.3.6) maddesi gereğince de 2.012,57 TL reçete bedelinin tahsili işleminin uygulandığı, tüm dosya kapsamı ve özellikle alınan bilirkişi raporuna göre; davacı eczacının iddiası doğrultusunda, reçeteyi yazan doktorların teşhis-endikasyon eksikliklerinin eczacı tarafından hastalara reçetedeki ilaçları verebilmek için provizyon sistemine girerken reçetede sehven yanlış girilen teşhis kodlarının doğrulanması fiili nedeniyle kurum zararının bulunmadığı tespitini içeren raporun denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, reçetelerin hastane protokol kayıtları bulunan gerçek reçeteler olduğu, Kurumun yapılan yanlışlık nedeniyle zararının bulunmadığı, dava konusu işlemde tedaviden beklenen yarar yönünden herhangi bir hata, suiistimal ve sahtecilik bulunmadığı, kullanılan ilaçların hastalara teslim edilmiş olduğu bu nedenlerle kurum işleminin yerinde olmadığı, Mahkemece usul ve yasaya uygun şekilde davanın kabulüne karar verilerek kurum işleminin iptali ile davacı tarafça davalı kuruma ödenen bedellerin iadesine karar vermek suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderildiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının itiraz yolunu tüketmediğinden dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, ceza ile reçete bedellerinin davacının alacaklarından mahsup edildiğini, bilirkişi raporlarının teknik değerlendirmeden çok subjektif yorumlar içerdiğini, hüküm kurmaya elverişli olmadıklarını, detaylı değerlendirme yapılmadığını, protokolün (5.3.9) numaralı maddesinde sahte reçete kaydı yapılması halinde uygulanacak yaptırımların belirtildiğini, uyuşmazlıkta teşhis eksikliği bulunmadığını, davacının olmayan teşhisi girdiğini, davalının sehven gereğe aykırı reçete kaydı girdiğini kabul ettiğini, bu şekilde ödenmemesi gereken reçetenin ödenir duruma getirildiğini, bu durumun 02.03.2020 tarihli ek raporda ortaya konduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, gerçeğe aykırı reçete kaydı yapıldığı gerekçesiyle para ve fesih cezası uygulanmasına ve ödenen reçete bedellerinin iadesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle davacının cezai işlemlere konu reçeteleri tarafların arasındaki Protokol hükümlerine uygun olmayan teşhis kodlarıyla SGK'nın elektronik veri tabanı olan MEDULA sistemine işlediği, bunun sonucunda ancak yeniden yazdırılması ve/veya düzeltilmesi gereken reçete bedellerinin ilgili hekimler tarafından düzeltilmeden veya yeniden yazılmadan yazılmış gibi işlem yapıldığı tespit edilerek Protokolün (5.3.9) numaralı provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapmak fiiline ilişkin cezai hüküm uygulanmış ise de; söz konusu reçetelerin sahte olmadığı, reçetelerdeki ilaçların hastalar tarafından kullanıldığı, esasında davacının reçetelerdeki teşhis eksikliğini fark ettiğinde Protokolün "Reçete İadesi" başlıklı bölümünün (3.3.1) ve (3.3.2) maddelerine göre reçetenin ilgili doktor tarafından düzeltilmesi için reçeteleri iade etmesi gerekirken bunu yapmayarak teşhis eksikliklerini reçeteyi veri tabanına girerken resen düzelttiği, fiilin gerçeğe aykırı reçete kaydı girme niteliğinde olmadığı, bu nedenle söz konusu cezai şartın olaya uygulanmasının hatalı olduğu bilirkişi raporuyla da belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.