8. Hukuk Dairesi 2021/9715 E. , 2023/6132 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : ... SAYISI : 2010/42 E., 2015/88 K. DAVACILAR : 1. Hazine 2. Orman İdaresi VEKİLİ : Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 2. ... vd. VEKİLİ : Avukat... 3. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 4. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 5. ... VEKİLİ : Avukat ... 6. ... VEKİLİ : Avukat ... 7. ... vd. VEKİLLERİ : Avukat ... , Avukat ... 8. ... vd. ASLİ MÜDAHİLLAR : 1. ... VEKİLİ : Avukat ... …
**8. Hukuk Dairesi 2021/9715 E. , 2023/6132 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : ... SAYISI : 2010/42 E., 2015/88 K. DAVACILAR : 1. Hazine 2. Orman İdaresi VEKİLİ : Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 2. ... vd. VEKİLİ : Avukat... 3. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 4. ... vd. VEKİLİ : Avukat ... 5. ... VEKİLİ : Avukat ... 6. ... VEKİLİ : Avukat ... 7. ... vd. VEKİLLERİ : Avukat ... , Avukat ... 8. ... vd. ASLİ MÜDAHİLLAR : 1. ... VEKİLİ : Avukat ... 2. ... VEKİLİ : Avukat ... DAVA TARİHİ : ... KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalılar ... ile ..., ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... , davalılar ... ile ... vekili, davalılar ... ... vd. vekili, davalı ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., müdahale talep eden ... vekili, davalı ... Şirketi vekili, müdahil ..., EK KARAR : Müdahale talep eden ... vekilinin temyiz talebinin reddine, EK KARARI TEMYİZ EDEN : Müdahale talep eden ... vekili Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ile ..., ..., davalı ... ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ile ... vekili, davalılar ... ... vd. Vekili, davalı ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., müdahale talep eden ... vekili, davalı ... Şirketi vekili, müdahil ... tarafından temyiz edilmiş olup, 10.01.2016 tarihli ek kararla müdahale talep eden ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmekle, iş bu ek ek karar müdahale talep eden ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davanın davacısı Orman İdaresi vekili 27.06.1988 tarihli dava dilekçesiyle; ... yarımadasında bulunan 123 ada 17 parselin 1.100 m2'lik kısmının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, 02.06.1988 tarihli komisyon kararının iptali ile bu kısmın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış; yargılama sırasında (bozma sonrasında) müdahil ..., dava konusu 115 ada 23 ve 123 ada 17 parsellerdeki ...’ın hissesini 25.06.1996 tarihinde tapudan satın aldığını belirterek, davacı ... İdaresinin davasının reddi ile 123 ada 17 ve 115 ada 23 parsellerdeki 300/26086 hissenin adına tescilini; yine bozma sonrasında müdahil ... vekili 30.12.2002 tarihinde verdiği dilekçe ile, 123 ada 17 ve 115 ada 23 parsellerdeki ... hissesini tapuda satın aldığını belirterek, söz konusu hissenin müdahil ... adına tescilini ve müdahale talep eden ... vekili, harcını da yatırmak suretiyle sunduğu 17.09.2010 tarihli dilekçesi ile, ...’in 123 ada 17 parselde adına kayıtlı bulunan 300/26086 hissesini müvekkiline 28.01.2008 tarihinde noterde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile satmayı vaat ettiğini, parasının ödendiğini ve zilyetliğin devralınarak hali hazırda kullanıldığını belirterek, söz konusu hissenin müvekkili adına tescilini talep etmiş ve İlk Derece Mahkemesince, hangi parsele ilişkin dava açıldığı açıkça belirtilmediğinden bahisle müdahale talebinin reddine karar verilmiş; müdahil ... vekili de 26.05.2011 tarihli dilekçesi ile, davalılar yanında müdahillik taleplerinin kabulünü talep etmiş ve daha sonra müdahil bizzat verdiği dilekçe ile, dava konusu 123 ada 17 parselde hissedar olan ...'ın 1250/26086 hissesini tapuda 21.03.2006 tarihinde satın aldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir. 2. Birleşen 1988/53 Esas sayılı dava dosyasının davacısı ... vekili, Orman İdaresine yönelttiği 29.01.1988 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıya ait 60 dönüm taşınmazın orman kadastro çalışmalarında orman tahdidi içine alındığını, taşınmazın bir bölümünün davacı adına 01.06.1979 tarihli ve 24 sıra nolu tapu kaydı ile kayıtlı olduğunu, taşınmazı 50 - 60 yıldan fazla zamandan beri zeytinlik olarak tasarruf ettiğini, ormanla ilgisi olmadığını ileri sürerek, orman kadastro çalışmasının iptali ile taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına ve davacı adına tesciline kerer verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında bu dava, 25.01.1990 tarihinde, mahkemenin 1988/688 Esas sayılı asıl dosya ile birleştirilmiş ve 13.06.1990 tarihine müdahil ... vekili, Antalya ili Kaş / ... Çukurbağ yarımadasında bulunan 123 ada 16 parseli müvekkili ...’in, babası olan davacı ...’den satın aldığını ileri sürerek, orman kadastrosunun iptali istemiyle davaya katılmıştır. 3. Birleşen 1988/629 Esas sayılı dava dosyasının davacısı Hazine vekili 15.06.1988 tarihli dava dilekçesinde; Finike Kadastro Komisyonu'nun 02.06.1988 tarihli ve 130 sayılı kararı ile ... yarımadasında bulunan 123 ada 16 parselin ... adına, 123 ada 20 parselin ise ... ve ... adlarına hisseleri oranında tesciline karar verildiğini, taşınmazların kayalık, taşlık ve makilik olduğunu, kültür ve tarım arazisi olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu 123 ada 16 ve 20 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. 4. Birleşen 1988/624 Esas sayılı dava dosyasının davacısı Orman İdaresi vekili 27.06.1988 tarihli dava dilekçesinde; ... yarımadasında bulunan 123 ada 16 parselin 23118 m2'lik kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığı halde davalı adına tespit edildiğini, idarece komisyona itiraz edildiğini ve 02.06.1988 tarihinde itirazın reddine karar verildiğini ileri sürerek, komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında bu dava dosyası 15.12.1988 tarihinde, Hazine tarafından açılan 1988/629 Esas sayılı dava dosya ile birleştirildikten sonra, 1988/629 Esas sayılı dava dosya da 15.06.1990 tarihinde 1988/688 Esas sayılı asıl dosya ile birleştirilmiş, dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra müdahil ... vekili 13.03.1991 tarihli müdahale dilekçesi ile, dava konusu 123 ada 20 parsel taşınmazda 3535/5847 pay sahibi ...’in bunun 1200/5847 hissesini Kaş Noterliğinin 18.05.1988 tarihli ve 3328 yevmiye numaralı işlemi ile müvekkili olan müdahile satarak zilyetliği devrettiğini belirterek, bu payın müdahil ... adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. 5. Birleşen 1988/684 Esas sayılı dava dosyasının davacısı Orman İdaresi vekili, 27.06.1988 tarihli dava dilekçesinde; ... yarımadasında bulunan 115 ada 23 parsel parselin tamamının orman tahdit sınırları içinde kaldığı halde davalı adına tespit edildiğini, idarece komisyona itiraz edildiğini, ancak 02.06.1988 tarihinde itirazın reddine karar verildiğini ileri sürerek, komisyon kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş ve bu dava dosyası yargılama sırasında 19.01.1990 tarihinde 1988/688 Esas sayılı asıl dosya ile birleştirilmiştir. II. CEVAP 1. Asıl dava ve birleşen davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 123 ada 17 ve 115 ada 23 parselleri tapudan 07.01.1985 tarihinde ... ‘den satın aldığını, taşınmazların içerisinde 2 adet ev, 1 adet depo, 2 adet plastik sera ve mahsuldar 45 - 50 yaşlarında aşılı zeytin ağacı bulunan zeytinlik vasfında kültür arazisi olduğunu, taşınmazlar üzerinde devirden önce ...’in en az 40 yıllık, devirden sonra da kendisinin zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve taşınmazların adına tespitini istemiştir. 2. Asıl dava ve birleşen davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 123 ada 17 ve 115 ada 23 parselleri ...’den 1984 yılında tapudan satın aldığını, taşınmazların içerisinde 2 adet ev, 1 adet depo, 2 adet plastik sera, muhtelif meyve ağaçları ile 45 - 50 yaşlarında aşılı zeytin ağacı mevcut olup, zeytinlik vasfından kültür arazisi olduğunu, taşınmazlar üzerinde devirden önce ...’in en az 40 yıllık, devirden sonra da kendisinin zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığını, ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve diğer hissedarlarla birlikte adına tespitini talep etmiştir. 3. Asıl davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; davacı ... tarafından, Orman İdaresi aleyhine Orman Kadastro Komisyonu işleminin kısmen iptali için dava açıldığını, dolayısıyla orman kadastro çalışmasının kesinleşmediğini, bu davanın sonucunun beklenmesi veyahut bu dava ile eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapuda ... adına 21.09.1954 tarihli ve 3 sıra ile kayıtlı iken 04.04.1985 tarihinde adına satışının yapıldığını, taşınmazın evveliyatının tapulu olduğunu, ormanla ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Asıl davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespitinden önce tapulu olduğunu, ormanla ilgisi olmadığını, ziraat edilen, üzerinde zeytin ağacı bulunan ve yerleşime açılması nedeniyle arsa haline gelmiş bir yer olduğunu, orman tahdit hattı dışında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 5. Asıl davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu, orman olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 6. Asıl davanın davalısı... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı ...'den 25.02.1985 tarihinde C: 229, Syf: 54, S: 9 nolu tapu senedi ile satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 7. Davalı ... duruşmaki beyanında; davanın reddini savunmuştur. 8. Birleşen davanın davalısı Orman İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. 9. Birleşen davanın davalısı ... vekili cevabında; müvekkili olan davalının kendinden evvelki zilyet ile birlikte 30 yılı aşkın süredir taşınmazda malik sıfatının bulunduğunu, ayrıca taşınmaz üzerinde davalının konut inşaatının bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 10. Birleşen davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 115 ada 23 parselin yıllardır tahıl ve zeytin bahçesi olarak ... tarafından kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 11. Birleşen davanın davalısı ... cevap dilekçesinde; 07.01.1985 tarihinde 400 m2'lik yeri ...'den satın aldığını, 115 ada 23 parselin evveliyatının tapulu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş ve bu kısmının ifrazı ile adına tescilini istemiştir. 12. Bir kısım davalılar ve müdahil davacılar vekili Avukat ... cevabında; Davacı ... İdaresinin davasının reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.1991 tarihli ve1988/688 Esas, 1991/72 Karar sayılı kararı ile, " davacı ...’in orman kadastrosunun iptaline ilişkin birleşen davasının ve müdahil ...’in orman kadastrosunun iptaline ilişkin müdahalesinin kabulü ile 20.01.1990 tarihli fen bilirkişi ... imzalı krokide 123 ada 16 parselin F, 123 ada 17 parselin D ve C, 123 ada 20 parselin H, 115 ada 23 parselin tamamını orman sınırı içine alan 3 nolu Orman Kadastro Komisyonunun kararının iptaline; davacı ... İdaresinin 123 ada 16, 17 ve 115 ada 23 parsellere ilişkin davası sübuta ermediğinden reddine; kabule göre müdahil ...’nun talep ve davasının kabulüne, davacı Hazinenin 123 ada 16 ve 20 parsellere ilişkin sübuta ermeyen davalarının reddine, dava konusu 29.895 m2' lik 123 ada 17 parselin ilk tespit ve komisyon kararında olduğu gibi tamamı 26086 pay kabul edilerek tespit gibi tesciline, 26.418 m2' lik taşınmazın 123 ada 16 parsel adı altında ...’in oğlu ... adına tapuya tespit ve tesciline, dava konusu 123 ada 20 parselin 5.847 m2 yüzölçümü ve su basman ve zeytinlik vasfıyla 2312/5847 hissesinin ..., 2335/5847 hissesinin ..., 1200/5847 hissesinin ise kabule göre ... adına komisyon kararında olduğu gibi tespit ve tesciline, 115 ada 23 parsel sayılı 1.310 m2' lik taşınmazın tamamı 26086 pay kabul edilerek komisyon kararı gibi tapuya tespit ve tesciline " karar verilmiştir. IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.03.1991 tarihli ve 1988/688 Esas, 1991/72 Karar sayılı kararı, davacı Hazine vekili ve davacı / davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.101993 tarihli ve 1993/8893 Esas, 1993/7774 Karar sayılı ilamı ile; " dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede ilk kez 1986 yılında orman kadastro çalışması yapıldığından 1986 yılında yapılan sınırlandırmanın ikinci kadastro olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğu, orman sınırı dışında bırakılan taşınmazlar yönünden ise yapılan araştırma incelemenin yetersiz olduğu, sınırlaması ilk olarak yapılacak yerlerde dava konusu taşınmazların 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) hükümleri karşısıdaki durumlarına bakılması gerektiği, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve varsa amenajman planının getirilerek rapor alınması gerektiği, davacı Hazinenin 123 ada 16 ve 20 parsellere yönelik temyizi yönünden ise, tapu kaydının mahkeme kararıyla oluştuğu, daha sonra yüzölçümünün mahkeme aracılığıyla yükseltildiği, taşınmazın doğu ve güneyinin deniz, güney sınırında ayrıca makilik ve yabani zeytinlik olduğu, kural olarak değişken sınırının bulunduğu, deniz sınırının ise 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na (3621 sayılı Kanun) göre belirlenmesi gerektiği, Hazinenin taraf olmadığı tapu kaydının ve sonrasında yapılan yüzölçümü artırma davalarının Hazineyi bağlamayacağı, bu hususun 1969 yılında dahi zilyetlik ve imar - ihya olgusunun oluşmadığının göstergesi olduğundan davalılar aleyhine delil oluşturacağı, dolayısıyla mahkeme kararlarının getirilerek davada Hazinenin taraf olup olmadığının netleştirilmesi, taraf olması halinde taşınmazların toplam yüzölçümleri 69.693 m2 olduğundan miktari ile geçerli olduğundan kapsamının buna göre tayin edilmesi gerektiği, Hazine taraf değilse sadece zilyetliğe dayalı savlarının dikkate alınabileceği, zilyetliğe dayalı olarak çözümlenmesi halinde kaydı iktisap hanesinden öncesinin makilik ve yabani zeytinliklerle kaplı olduğunun dikkate alınması gerektiği, tüm bunlar ışığında orman sayılan yerlerin orman vasfıyla Hazine adına, kıyı kenar çizgisi dışında tapu kapsamında Hazineyi bağlayıcı yerlerin tapu kaydına, kayıt dışı yerlerin zilyetlik edinilmesinin mümkün olması halinde bu yerlerin gerçek kişiler adına, kalan kısımların Hazine adına tescili, kıyı kenar çizgisi içinde olan yerlerin ise tescile tabi olamayacağının değerlendirilmesi gerektiği " gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin 16.09.1997 tarihli ve 1994/102 Esas, 1997/70 Karar sayılı kararı ile, " keşif sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik alanda olduğu, her ne kadar eğimi %12' den fazla olsa da talimatnamenin bağlayıcınnı bulunmadığı, 3116 sayılı Kanun kapsamında 4785 sayılı Kanun'dan sonra yapılan çalışmalarda ... Yarımadasının orman olarak sınırlandırılmadığı gerekçesi ile, davacı ... İdaresinin 123 ada 16, 17 ve 115 ada 23 parsellere ilişkin olarak açtığı davaların reddine; davacılar ... ve ...’in, Orman İdaresine karşı açtığı davaların kabulüne; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 15.11.1996 tarihli teknik bilirkişi ...’ın krokisinde 123 ada 16 parselin F, 123 ada 17 parselin E, D ve C, 123 ada 20 parselin H ile gösterilen bölümleri ile 115 ada 23 parselin tamamının orman sınırları içine alan 3 nolu orman kadastro komisyonu işleminin iptaline; 29.895 m2' lik 123 ada 17 parselin tespit gibi tamamının 26086 pay kabul edilerek tespitte belirlendiği hisse oranları ile ...’ın hissesinin ise ... adına olacak şekilde tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanı içinde kaldığının belirtilmesine; aynı krokide 123 ada 16 parselin (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümlerinin ... adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanı içinde kaldığının belirtilmesine; aynı krokide G ve H harfleriyle gösterilen 5.796 m2'lik bölümlerin ve 123 ada 20 parselin tamamı 5847 pay kabul edilerek 2312/5847 hissesinin ..., 2335/5847 hissesinin ... ve 1200/5847 hissesinin ... adına tesciline, beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanında kaldığının belirtilmesine; 1.310 m2' lik 115 ada 23 parselin 26086 pay kabul edilerek tespitte belirlendiği hisse oranları ile ...’ın hissesinin ise ... adına olacak şekilde tesciline, beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanı içinde kaldığının belirtilmesine; aynı krokide 16/O ve 20/I harfleri ile gösterilen bölümlerin, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalmaları nedeniyle tescil harici bırakılmasına " karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.09.1997 tarihli ve 1994/102 Esas, 1997/70 Karar sayılı kararı, davacı / davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde, 04.05.1999 tarihli ve 1999/12494 Esas, 1999/4542 Karar sayılı ilamla; " bozma sonrası yapılan yargılama sırasında icra edilen keşif neticesi alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1/j maddesi ve talimatnamenin 6/D maddesi dikkate alındığında, %12' den fazla eğimli arazilerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı kabul edildiğinden taşınmazın fiili görünümleri dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olduğu gözetilerek davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, davacı ..., ... ve müdahil davacı ...’nun Orman İdaresine karşı açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 08.11.2004 tarihli ve 2000/44 Esas, 2004/147 Karar sayılı kararla; " fen bilirkişisinin krokisinde (O) ve (I) harfleri ile gösterilen yerlerin kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tespit dişında bırakılması gerektiği, funda ve makiliklerin tespitine ait talimaname gereğince eğimin %12' den fazla olduğu yerlerde toprak muhafaza karakteri taşıyacağının kabulü gerektiğinden 115 ada 23 parselin orman niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların tamamının ... tarafından kullanıldığı, 123 ada 16 parselin ... tarafından 20 yıldan fazla zamandır kullanıldığı, (F) harfli kısmının orman vasfında olduğu, 123 ada 20 parselin (G) harfli bölümünün tarla olarak kullanıldığı, peyder pey satıldığı ve arsa vasfında olduğu, evveliyatının orman olmadığı, (H) harfli kısmının ise orman olduğu, 123 ada 17 parsel yönünden ise Orman İdaresince taşınmazın bir kısmı için dava açıldığı, bozma ilamında Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiş ise de talebin aşılamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği, 123 ada 17 parselin (A) ve (B) harfli kısımlarının zilyetlik koşullarının davalılar lehine oluştuğu, (C) harfli kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazların tamamının üçüncü derece doğal sit alanı oldukları, dayanak tapu kaydı yönünden Orman İdaresi davada taraf olmaksızın senetsizden tescil kararı verildiğinden, tapu kaydının Orman İdaresini bağlamayacağının kabulü gerektiği, dolayısıyla orman olan yerlerde bu kararın dikkate alınmadığı, mahkeme kararında batıdaki ... tarlası sınırı dışında sabit sınır olmadığından miktara itibar edilmesi gerektiği, sabit sınırdan başlanarak tapu kayıt miktarının 7.400 m2 alanı belirleyeceğinin açık olduğu, diğer bölümler yönünden de tespit maliklarinin 20 yıldan fazla tasarrufları devam ettiğinden tapu kayıt kapsamının ayrıca belirlenmediği, mahkeme kararıyla daha sonra taşınmazın miktarının 34.086 m2 olduğu, batısının ve kuzeyinin ... ve yol olduğundan sabit sınırlar dikkate alınarak tapunun kapsamının belirleneceği, taşınmazın tamamının ... tarafından kullanıldığı, taşınmazdan tapuya güven ilkesi ile pek çok kişinin yer aldığı, 1959 yılında taşınmaz üzerine ev yaptığını, uzun süre bakla ekmek suretiyle kullanıldığı gerekçesi ile, davacı ... İdaresinin 115 ada 23 parsele ilişkin davasının kabulü ile 02.06.1988 tarihli komisyon kararının iptaline, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline; dava Orman İdaresinin 123 ada 16 parsele ilişkin davasının kabulüne, bilirkişi raporundaki krokide (O) ve (F) harfi ile gösterilen kısımların ifrazı ile bakiye kalan krokide (E) harfi ile gösterilen 1.754 m2'lik kısım yönünden davanın reddi ile aynı ada parsel numarası ile ... adına zeytinlik vasfıyla tesciline, (F) harfli 24.541 m2'lik kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bu bölüme ilişkin komisyon kararının iptaline, (O) harfli 123 m2'lik kısmın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından tespit harici bırakılmasına; davacı Hazinenin 123 ada 16 parsele ilişkin olarak açtığı davanın (F) harfi ile gösterilen kısmı yönünden kabulüne, (E) harfi ile gösterilen kısım yönünden reddine; davacı Hazinenin 123 ada 20 parsele ilişkin olarak açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, müdahil davacı ...’ nun 123 ada 20 parsele ilişkin açtığı davanın kabulüne, (H) ve (I) ile gösterilen bölümlerinin ifrazı ile bakiye kalan (G) harfi ile gösterilen 3.832 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın aynı ada parsel numarası altında tamamı 5847 pay kabul edilerek 2312 payının ..., 2335 payının ..., 1200 payının ... adına su basmanı ve zeytinlik olarak tesciline, (H) harfli 1.964 m2'lik kısmın ise ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline, komisyon kararının iptaline, (I) harfi ile gösterilen 51 m2' lik kısmının ise kıyı kenar çizgisinde kaldığından tescil harici bırakılmasına, bu bölüme yönelik tespitin iptaline; davacı ... ve müdahil ...’in açtığı orman tahdidine itiraz davasının reddine; davacı ... İdaresinin 123 ada 17 parsele ilişkin olarak açtığı kısmen orman olduğu iddiasının kabulüne, (C), (D) ve (B) harfli kısımların ifrazı ile bakiye kalan (A) harfi ile gösterilen 25.670 m2'lik bölümün aynı ada parsel ve (B) harfli 1.330 m2'lik bölümün ayrı ada parsel numaraları verilerek tamamının 26086 pay kabul edilerek son satışlar ve ölümler gözetilerek zeytinlik vasfıyla tespit gibi tesciline, (D) harfli 1.961 m2'lik kısmın ayrı ada parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline, (C) harfli 934 m2'lik kısmın ayrı ada parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine üçüncü derece doğal sit alanı oldukları şerhinin verilmesine, teknik bilirkişi ...’ın krokisinin kararın eki sayılmasına " karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.11.2004 tarihli ve 2000/44 Esas, 2004/147 Karar sayılı kararı, davacı Hazine vekili, davacı / davalı ... İdaresi vekili ve dahili davacılar ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2007 tarihli ve 2007/32 Esas, 2007/3001 Karar sayılı ilamıyla; " davaya katılan ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının süresinde olmadığından ve davacı Hazinenin bozma öncesinde aleyhine verilen kararı temyiz etmediği ve bozma kararından sonra verilen bu kararla da aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçelerinin reddi gerektiği, davacı ... İdaresinin temyiz itirazının ise 123 ada 16 ve 17 parsellere ilişkin olup taşınmazlara komşu taşınmazlar hakkında orman olduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğu, dava kadastro tespitinin yanı sıra aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza da dönüştüğünden, Orman İdaresinin davasının taşınmazların tamamına yönelik olduğunun kabulü gerektiği, hükmüne uyulan bozma ilamında Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesine değinildiği halde yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, Orman İdaresinin davasının kabulü ile 123 ada 16 ve 17 parsellerin tamamen orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiş ve davacılar ... ve ...' ın, bu ilama yönelik karar düzeltme talepleri aynı Dairece reddedilmiştir. F. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " bozma ilamının konusu 123 ada 16 ve 17 parseller olsa da, infazda tereddüt oluşmaması adına diğer dava konusu taşınmazlara ilişkin de hüküm kurulmak sureti ile, bozma ilamındaki gerekçeler aynen tekrar edilerek, davacı ... İdaresinin 115 ada 23 nolu parselle ilgili açtığı davanın kabulüne, 02.06.1988 tarihli komisyon kararının iptaline, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 115 ada 23 parsel nolu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davacı ... İdaresinin 123 ada 16 ve 17 nolu parseller hakkında açtığı davanın kabulüne, dava konusu 123 ada 16 ve 17 nolu parsel sayılı taşınmazlarının kadastro tespitinin iptaline, 123 ada 16 ve 17 nolu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanı içinde kaldıklarının belirtilmesine; davacı Hazinenin 123 ada 20 parsel sayılı taşınmazla ilgili açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, müdahil davacı ...'nun 123 ada 20 nolu parsele yönelik açtığı davanın kabulüne, ... ilçesinde bulunan 123 ada 20 nolu parselden bilirkişi ...'ın 15.11.1996 tarihli rapor ve krokisinde (H) ve (I) harfi ile gösterilen bölümlerin ifrazı ile bakiye kalan (H) harfi ile gösterilen 3.832 m2 yüzölçümündeki taşınmazın aynı ada ve parsel numarası altında tamamı 5847 pay kabul edilerek 2312 payının ... oğlu ... adına, 2335 payının ... adına, 1240 payının ... kızı ... adına, kargir su basmanı ve zeytinlik olarak tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinde üçüncü derecede doğal sit içinde kaldıklarının belirtilmesine; 123 ada 20 parsel nolu taşınmazdan teknik bilirkişinin krokisinde (H) harfi ile gösterilen 1.964 m2 yüzölçümündeki bölümün ifraz edilerek ... Mahallesine son parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bölüme ilişkin komisyon kararının iptaline, taşınmazın beyanlar hanesinde üçüncü derece doğal sit alanı içinde kaldığının belirtilmesine; 123 ada 20 parsel nolu taşınmazda teknik bilirkişinin krokisinde (I) harfi ile gösterdiği 51 m2 yüzölçümündeki bölümün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı anlaşıldığından bu bölümün tescil harici bırakılmasına, bu bölüme yönelik tespitin iptaline; davacı ...'in ve müdahil ...’in açtığı orman tahdidine itiraz davasının reddine, teknik bilirkişisi ...'ın krokisinin kararın eki sayılmasına " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalı - müdahil ... ve ..., ..., davalı ... ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ..., ..., ...,..., ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., müdahale talep eden ... vekili, davalı ... şirketi vekili, müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2016 tarihli ek kararıyla; müdahale talebinde bulunan ...’in müdahale talebinin 09.10.2015 tarihli 16 ncı duruşmada reddine karar verildiği, ancak müdahale talep eden vekilince kararın temyiz edildiği ve temyiz harç ve masraflarının yatırıldığı açıklanarak, müdahale talep eden ... vekili Avukat ...'in temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar da, müdahale talep eden ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapuda satın alındığını, kesinleşmiş mahkeme kararının yok hükmünde sayılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında taşınmazın orman sayılmayan yer olduğunun tespit edildiğini, tapuya güven ilkesi ile taşınmazın alındığını, sırf eğime dayanılarak taşınmazın orman sayılmasının hatalı olduğunu, doğal sit alanında kaldığının da belirtilmesinin hatalı olduğunu, denetime elverişli yeterli rapor alınmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; eğim konusunda yeniden inceleme yapılmasına dair itirazların dikkate alınmadığını, keşif yapılarak yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalılar ... ve ... ile ... temyiz dilekçelerinde; mahkemenin taleple bağlı olması gerektiğini, Orman İdaresinin yargılamanın hiç bir aşamasında 123 ada 17 A-B, 16 E, 20 G parselleri ile ilgili talebi olmadığını, dava konusu taşınmazların 1987 ve 2009 yılında yapılan çalışmalarda orman sınırları dışında bırakıldığını, eğim konusunda hiç bir teknik ölçüm yapılmadığını, bu husustaki itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, taraf teşkili sağlanmadan verildiğini, 1954 yılındaki kararda Hususi Muhasebe Memurluğu olan Hazineden yazı alınarak taşınmazların Hazine ile ilgisinin olmadığının belirlendiğini, bilirkişi raporlarında da taşınmazların orman sayılmayan yer olduğunun belirtildiğini, 2009 yılında yeniden orman kadastrosu yapıldığını ve davanın esas belgesinin bu olduğunu, Kıyı Kenar KanununUN 1990 yılında yürürlüğe girdiğini, tapu kaydının ise 1954 yılında oluştuğunu, 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir. 4. Davalı ... ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını, davacı ... İdaresinin 28.07.2005 tarihli temyiz dilekçesinde 123 ada 17 parselden bahsedilmediğini, Yargıtayca bu kısımda hata yapıldığını, 123 ada 16 parselde meyilin olduğunu ancak 123 ada 17 parselde meyil olmadığını, 123 ada 17 parselin 60 yılı aşkın süredir aşılı zeytinlik olduğunu, 115 ada 23 parsel için de aynı hususların söz konusu olduğunu belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 5. Davalı ... ... temyiz dilekçesinde; kendilerine düşen dava konusu yerin eğiminin %5 dahi olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 6. Davalılar ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince talepten fazlasına hükmedildiğini, bilirkişilerce de taşınmazın orman sayılmayan yer olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporlarında ada parsel belirtilmeksizin bazı yerlerde eğimin %30 olduğunun belirtildiğini, yapılan itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, tapuya güvenerek taşınmazın satın alındığını, tazminat ödenmeksizin bu kararın verilmesinin mülkiyet hakkını zedelediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 7. Davalı ... temyiz dilekçesinde; keşif talep edilmesine rağmen bu talebin dikkate alınmadığını, taşınmazın eğiminin belirlenmesi gerektiğini, salt duruşma yapılarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 8. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 1954 yılındaki davada Orman İdaresinden gelen yazı doğrultusunda taraf olduğunun kabulü gerektiğini, aynı tapu kaydından gelen 123 ada 18 ve 19 parsellerin tapuya tescil edildiğini, 123 ada 17 parselin eğiminin % 12' den az olduğunu, üzerinde Belediyeden alınan izinle yapılmış yapılar ve 60 - 70 yaşlarında mahsuldar zeytin ağaçlarının bulunduğunu, davacı ... İdaresinin 1.100 m2'lik kısım için dava açtığını, eğimli olduğu belirtilen yerlerin ise 123 ada 16 parsel içinde kaldığını, eğimin % 30' a ulaştığına dair herhangi bir teknik bilgi bulunmadığını, davacı ... İdaresinin verdiği temyiz dilekçesinde 123 ada 17 parselden bahsedilmediğini, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yer olduğunun belirlendiğini, rapor alınmasına dair itirazların dikkate alınmadığını belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 9. Davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince talepten fazlasına hükmedildiğini, Devlet ormanlarından tefrik edilmiş imar - ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş yabani zeytinliklerin orman sayılmadığını, komşu parseller dayanak gösterilmiş ise de 123 ada 18, 19 ve 20 parselin bir kısmının şahıslar adına kesinleştiğini, bilirkişi raporunda taşınmazların her biri için ayrı ayrı belirleme yapılmadığını, tazminat ödenmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 10. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 123 ada 16 ve 17 parsellerin kısmen orman tahdit sınırları içinde kaldığından bahisle dava açıldığını, İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınması gerektiğini, taşınmazların büyük kısmının %12 meyilin altında olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 11. Davalı ... temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapudan satın alındığını, kesinleşmiş mahkeme kararının yok hükmünde sayıldığını, tapuya güvenerek işlem yapıldığını, sırf eğime binaen karar verilmesinin doğru olmadığını, doğal sit alanı olacak durumun da mevcut olmadığını, denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, tazminat ödenmeksizin bu kararın verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 12. Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapulu ve tarım arazisi vasfında olduğunu ve üzerinde kadim zilyetliğin bulunduğunu, hukuki gerekçesi olmayan bir karar verildiğini belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 13. Müdahale talep eden ... vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde; daha önce 09.10.2015 tarihli celsede taraf sıfatlarının bulunmadığından bahisle müdahale taleplerinin reddedildiğini, şimdi de aynı sebeple temyiz talebinin reddine karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, taşınmazın satış vaadi sözleşmesi ile alındığını ve zilyet edildiğini, keşif yapılması taleplerinin reddedildiğini, salt duruşma yapılarak karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 14. Müdahil ... temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını ve taşınmazın adına tescilini istemiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, orman kadastrosuna ve arazı kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 20 nci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Müdahale talep eden ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Müdahale talep eden ... vekili, temyiz dilekçesinde, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar ve müdahale talebinin reddine dair ara karar ile birlikte işin esasına ilişkin karara yönelik temyiz talebinde bulunmuştur. Müdahale talep eden ... vekili, harcını da yatırmak suretiyle 17.09.2010 tarihli dilekçesiyle, davalı ...' in 123 ada 17 parseldeki 300/26086 hissesini noterde düzenlenen 28.01.2008 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesiyle müvekkilinin satın aldığını, zilyetliğinde devralınarak taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığını belirterek, bu payın müvekkili adına tescilini talep etmiş ve ayrıca duruşmadaki beyanında da, müvekkilinin davalı ... Kaş Noterliğinin 28 Ocak 2008 tarihli ve 891 yevmiyesi ile bu yeri satın ve teslim aldığını, halen taşınmaz üzerindeki evde ikamet etmekte olduğu ifade ederek davalarının kabulüne karar verilmesi istemiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 65. maddesi, " (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. " hükmünü içermekte olup, buna göre müdahale talep eden ..., dava konusu 123 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir hak iddiasında bulunduğundan, talebinin davaya asli müdahale niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Usul hukukumuza içtihat yoluyla giren asli müdahale müessesi, ilk defa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yasal düzenlemeye kavuşturulmuş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 26.02.2003 tarihli ve 2003/9-32 Esas, 2003/96 Karar sayılı ilamında, bu konuyla ilgili olarak; " ... asli müdahalede ise; iki kişi arasında belli bir şey veya hak üzerinde dava devam ederken, üçüncü bir kişi, taraflardan bağımsız olarak bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde bir hak sahibi olduğunu iddia ederek asli müdahale talebinde bulunur. Asli müdahale davası ilk davadan bağımsız olduğundan ayrı harç ödenir. Aslı müdahilin harç ödemesi ile asli müdahale tamamlanmış olur. Mahkemenin asli müdahale talebinin kabulüne karar vermesine gerek yoktur. Asli müdahale (davası) bağımsız (ayrı) bir dava olduğundan bununla dava açılmasının bütün sonuçları doğar. Mahkeme asli müdahale davası hakkında ayrı bir hüküm verir ve asli müdahil verilen hükmü taraflar temyiz etmese bile onlardan bağımsız olarak yalnız başına temyiz edebilir. Görüldüğü gibi, fer’i müdahale ve asli müdahale kurumlarının davadaki konumu ve sonuçları farklıdır. " açıklamalarına yer verilmiştir. Yine, bu konuyla ilgili Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2018/7461 Karar sayılı ilamında; " Yargılama sırasında harcını yatırarak dava konusu taşınmaz üzerinde hak iddiasında bulunanın asli müdahale talebi mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 65. maddesinde açıkça belirtildiği üzere asli müdahale davası asıl yargılama ile birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Kanunun açık hükmünden de anlaşıldığı üzere hâkimin asli müdahale talebini takdiren reddedebileceği bir düzenleme usul kanununda mevcut değildir. Bu sebeple mahkemece asli müdahilin talebinin kabul edilmesi ve göstereceği delillerin de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. " denilerek, mahkemenin asli müdahale talebini kanuni şartları taşımaması dışında reddedebilmesinin hukuken mümkün olmadığına işaret edilmiştir. Yukarıdaki yargısal içtihatlarla açıklanan hususlar gözden kaçırılarak asli müdahale talebinin reddine karar verilmesi durumunda ise, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/02/2010 tarih ve 2010/13-114 Esas, 2010/81 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, müdahale istemi hakkında verilen karar, ara kararı niteliğinde olduğundan tek başına temyiz edilemeyeceği ancak, yargılama sonucunda verilen hükümle birlikte temyiz edilebileceği ve ayrıca hükmün sadece, müdahale talebinin reddine ilişkin kısmının da temyiz edilebileceği ve müdahale talebinin reddine dair karara ilişkin olarak temyiz yoluna başvurularak, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle hükmün bozulmasının istenebileceği kabul edilmektedir. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun yukarıda zikredilen 26.02.2003 tarihli ve 2003/9-32 Esas, 2003/96 Karar kararında da, "Müdahale istemi reddedilen kişi veya kişilerin bu kararı temyize hakkı olduğu öğreti ve uygulamada yerleşmiş bir biçimde kabul edilmektedir ( Bkz. Y.H.G.K. 11.11.1981 gün ve Esas: 1980/11-2571 K: 1981/733, Y. 11. H.D.nin 13.10.1982 gün E: 1982/3701 K: 1982/3867 ) " denilerek, bu hususa işaret edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, müdahale talep eden ... vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara ve müdahale talebinin reddine dair ara karara yönelik temyiz itirazları değerlendirildiğinde, asli müdahale talebinde bulunan ...' in, vekili vasıtasıyla, harcını da yatırmak suretiyle müdahale dilekçesi sunarak yöntemince davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince, müdahale talebinde bulunanın, müdahale dilekçesinde dava konusu etmek istediği taşınmazın hangisi olduğunu açıkça belirtmediği gerekçesiyle müdahale talebinin reddine karar verildiği ve bilahare müdahale talebinde bulunanın temyiz talebinin de, müdahale talebinin reddedilmesi nedeniyle davada taraf sıfatının bulunmadığından bahisle ek kararla reddedildiği anlaşılmakta olup, yukarıda açıklandığı üzere müdahale talebi reddedilen kişinin, ara karar niteliğindeki müdahale talebinin reddi kararını esas hükümle birlikte temyiz etmesi hukuken mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair 11.01.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. Müdahale talep eden ...' in, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, yargılamanın devamı sırasında, henüz hüküm verilmeden önce, davanın taraflarından bağımsız olarak, dava konusu olan 123 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir hak sahibi olduğunu iddia ederek, harcını yatırmak ve müdahale dilekçesi sunmak suretiyle yöntemine uygun şekilde davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemenin asli müdahale talebini kanuni şartları taşımaması dışında takdiren reddedebilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı; öte yandan müdahale talebinin reddine ilişkin ara kararda, müdahale dilekçesinde dava konusu edilmek istenilen taşınmazın hangisi olduğunun açıkça belirtilmediği ifade edilmiş ise de, söz konusu müdahale dilekçesinde, davalı ...' in 123 ada 17 parseldeki 300/26086 hissesinin noterde düzenlenen 28.01.2008 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesiyle satın alındığı ve zilyetliğinde devralınarak taşınmazın müdahale talep eden tarafından kullanıldığı açıklamasına yer verilerek, dava konusu edilmek istenen taşınmazın da açıkça gösterildiği anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, müdahale talep eden ...' in davaya katılma isteminin kabulü ile müdahilin, dava konusu 123 ada 17 parseldeki davalı ...' e ait 300/26086 hisseyi tespit tarihi olan 1982 yılından sonra 28.01.2008 tarihinde noterde düzenlenen Satış Vaadi Sözleşmesiyle satın aldığını ileri sürerek adına tescilini talep ettiği, dolayısıyla kadastro tespitinden sonraki bir sebebe dayandığı ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 25/3. maddesinin " ... Bu Kanunun 26 ve 40 ıncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden ve tutanak sonradan tamamlanmış ve düzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair istekler, ... kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. " hükmü gözetilerek, müdahilin davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müdahale talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, müdahale talebinin reddine ilişkin 09.10.2015 tarihli ara kararın bozulmasına ve bozma nedenine göre, müdahale talep eden ... vekilinin, esasa ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin asıl kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davalı ... mirasçıları vekili, ..., davalılar ... ve ..., ..., davalı ... ... mirasçıları vekili, davalı ... , davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ile ... vekili, davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... , davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve müdahil ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Ancak; dava konusu 123 ada 20 parsele ilişkin olarak, hükme esas alınan fen bilirkişisi ...'ın 15.11.1996 tarihinde düzenlediği bilirkişi raporu incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazın şahıslar adına tesciline karar verilen 3.832 m2' lik kısmının anılan raporda (H) harfi ile değil (G) harfi ile gösterildiği tespit edilmiş olup, hüküm fıkrasında bu bölümün (H) harfli bölüm olarak yazılmasının maddi hataya dayandığı ve hükmün infazında tereddüt yaşanmasına neden olacağı, ancak bu maddi hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği; ayrıca; orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar üzerine şerh verilmesi hukuken mümkün bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesince, Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilen taşınmazların beyanlar hanesine, üçüncü derece doğal sit alanı içerisinde kaldıkları yönünde şerh verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, kamu düzeni de gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Müdahale talep eden ... vekilinin, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara ve müdahale talebinin reddine dair ara karara yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece (Kaş Kadastro) Mahkemesinin 11.01.2016 tarihli ve 2010/42 Esas, 2015/88 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA ve 09/10/2015 tarihli duruşmada verilen " ... in asli müdahil talebinin reddine " ilişkin ara kararın BOZULMASINA; Bozma nedenine göre, müdahale talep eden ... vekilinin, esasa ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA; Davalı ... mirasçıları vekili, ..., davalılar ... ve ..., ..., davalı ... ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ile ... vekili, davalılar ... ..., ..., ..., , ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... , davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve müdahil ...'ın sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davalı ... mirasçıları vekili, ..., davalılar ... ve ..., ..., davalı ... ... mirasçıları vekili, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları vekili, davalı ..., davalılar ... ile ... vekili, davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... , davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili ve müdahil ...'ın temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin 2 nci paragrafında ve 4 üncü bendinin 3 üncü paragrafında yer alan " taşınmazın beyanlar hanesine 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının belirtilmesine " ifadelerinin hükümden çıkarılmasına; ayrıca hüküm fıkrasının 4 üncü bendinin 2 nci paragrafında yer alan ve " ... bilirkişi ...'ın 15.11.1996 tarihli rapor ve krokisinde (H) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerin ifrası ile bakiye kalan ... " ifadesinden sonra gelen " (H) harfi " ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve yerine " (G) harfi " ifadesinin yazılmasına, 1086 sayılı Kanun'un 438/7 nci maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ... mirasçıları, ..., davalılar ... ile ..., ..., davalı ... ... mirasçıları, davalı ... ..., davalı ... mirasçıları, davalı ..., davalılar ... ile ..., davalılar ... ... vd., ..., davalı ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... Şirketi, müdahil ...'a ve müdahale talep eden ...' e ayrı ayrı iadesine, 1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...