(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/11373 E. , 2010/15372 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunu…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/11373 E. , 2010/15372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmazlar arsa kabul edilerek bu niteliklerine göre kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir. Korkuteli Belediye Başkanlığı 07.04.2008 günlü yazısında dava konusu 1527 parsel nolu taşınmazın ilçe imar planı içerisinde, tarımsal niteliği korunacak alan olduğunu ve hiçbir belediye hizmetinden yararlanmadığını bildirmiş ise de geri çevirme kararı üzerine aynı Belediye Başkanlığınca dosyaya gönderilen 30.04.2010 gün 1705 sayılı ve 23.07.2010 gün M.07.6.KOR.0.13.00/3352 sayılı yazıda İmrahor köyü 1527 ve 1529 parsel sayılı taşınmazların belediye mücavir alan sınırları içinde olduğu, imar planına göre tarımsal niteliği korunacak alan niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında etrafında iki katlı binaların bulunduğu, köy yerleşim alanına yakın olduğu bildirilmişse de mahkemece bu konuda yapılmış bir gözlem bulunmamaktadır. 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1. maddesinin (b) bendine göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla birlikte fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden yararlanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Buna göre; belediye sınırları içerisinde olup da imar planında yer almayan bir arazi parçasının arsa sayılabilmesi için belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanır durumda olması ve çevresinin meskun bulunması gerekir. Bu iki koşul bir arada gerçekleşmiş olmadıkça o yer arsa sayılamaz. Somut olayda dava konusu 1527 ve 1529 parsel sayılı taşınmazların hangi tarihte imar planı içine alındığı, planın türü (nazım-imar) çevresi meskun olup olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadıkları ve tüm bu unsurlara ilişkin bilgiler toplanıp belgelendirilip, tartışılmadan taşınmazları arsa olarak değerlendiren raporlara göre hüküm kurulması,