1. Hukuk Dairesi 2010/770 E. , 2010/2669 K. "" MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 21 parsel sayılı taşınmaza komşu 42 parsel sayılı taşınmazdaki binanın taşkın olduğunu, ihtara rağmen taşkınlığın giderilmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalılar H.,G.,İ.ve O., davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, taşkın …
**1. Hukuk Dairesi 2010/770 E. , 2010/2669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 21 parsel sayılı taşınmaza komşu 42 parsel sayılı taşınmazdaki binanın taşkın olduğunu, ihtara rağmen taşkınlığın giderilmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalılar H.,G.,İ.ve O., davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar yanıt vermemişlerdir. Mahkemece, taşkın bölümün yıkılmasının fahiş zarar oluşturacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, davalılardan H.U.savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 21 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, komşu 42 parsel sayılı taşınmazda ise kat irtifakı kurulu davalı H. tarafından inşa edilen ve davacı taşınmazına taşkın binanın yer aldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, arzın mütemmim cüz'ü (bütünleyici parçası) olan muhtesatların, zeminin mülkiyetine tabi olmaları nedeniyle (TMK 684.md.) yıkım istekli davalarda, davanın binanın ana nüvesinin üzerinde bulunduğu taşınmazın tüm maliklerine yöneltilmesi zorunludur. O halde, 42 parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerine husumet tevcih edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek eksik taraf huzuru ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, davalı H.savunma yolu ile getirdiği temliken tescil isteği de, mahkemece, değerlendirilmemiştir. Oysa ki, Türk Medeni Kanununun 724.maddesinde öngörülen "haksız" inşaattan kaynaklanan temliken tescil isteğinin savunma yoluyla dinlenilmesine olanak yoksa da, Türk Medeni Kanununun 725.maddesi gereğince taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğinin ayrı bir davaya konu edilebileceği gibi, taşınmaz maliki tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasında savunma yolu ile de istenilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Esasen, uygulama ve bilimsel görüşlerde aynı yöndedir. Bilindiği üzere;Taşkın yapılarda, sosyal ve ekonomik bir değeri yok etmemek ve yapının bütünlüğünü korumak amacıyla yasa koyucu Medeni Kanunun 722, 723, 724 ncü maddelerinde öngörülenlerden daha değişik ilkelere ihtiyaç duymuş bu nedenle 725. madde hükmünü getirmek zorunda kalmıştır. Söz konusu maddeye göre “ Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur.”