T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1131 - 2025/1254 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1131 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.09.2023 NUMARASI : 2020/318 Esas 2023/551 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20.11.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1131 - 2025/1254 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1131 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.09.2023 NUMARASI : 2020/318 Esas 2023/551 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20.11.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 09.10.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya geçidinden karşıya geçen yaya konumundaki davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davacının yatarak tedavi gördüğünü ve operasyonlar geçirdiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirtisiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 360.000,00 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 36.250,73 TL’ye ve bakıcı gideri talebini 4.059,00 TL’ye artırmıştır. Davalı vekili, ... plakalı aracın, davalı şirket nezdinde 311000063543101 poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, davacı taraf başvuru şartını tam olarak yerine getirmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini,kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3.İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacı tarafça tek taraflı olarak sunulmuş ve iyileşme süresi beklenmeksizin hazırlanmış raporun dikkate alınmaması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini,davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, bu sebeple SGK’ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesini, davalı şirket işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihinden olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10.06.2022 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.04.2023 tarihli raporda davacının özür oranının % 75 olduğu, 18 ay iş göremez halde kaldığı ve 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 17.07.2023 tarihli rapordaki tespit, hesaplamalar ve davacı vekilinin talebi esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, sürekli iş göremezlik zararı olarak 360.000,00 TL, bakıcı gideri zararı olarak 4.059,00 TL olmak üzere toplam 364.059,00 TL'nin 05.04.2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (36.250,73 TL geçici iş göremezlik talebi) talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olup geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ilişkin kararın hatalı ve eksik inceleme ile verildiğini, kararın gerekçesinde talebin kabulüne karar verileceği belirtilerek sehven reddedildiğinin belirtildiğini, mahkemece hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu, davalının kaza tarihinde temerrüde düştüğünü ve kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacı leline hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve AAÜT hükümlerine aykırı olduğunu, hükmedilen harcın eksik olduğunu, yatırılan tamamlama harcının nazara alınmadığını, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmışsa da geliri asgari ücretin üzerinde olduğunu, yeniden yargılama yapılması halinde güncel verilerin dikkate alınmasını istediklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, hüküm altına alınan tazminata 05.04.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağında davacının ihlal ettiği kuralın belirtildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyeti ile ilgili geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar yönünden 1 yıl sonra yapılacak kontrol muayenesi sonucunda karar verilebileceğini, maluliyet tespitini kabul etmediklerini ve uzman sorununu sunduklarını, tazminat hesabında 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, progresif rant yöntemi üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi iptal kararının davada uygulanmaması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu giderlerden SGK’nın sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 09.10.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 10.06.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 20.04.2023 tarihli raporda davacının özür oranının % 75 olduğu, 18 ay iş göremez halde kaldığı ve 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, 17.07.2023 tarihli aktüer rapordaki tespit, hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-İlk derece mahkemesince davacının maluliyetinin tespiti bakımından yargılama sırasında alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04.04.2023 tarihli raporunda, davacı hakkında düzenlenmiş tıbbi belgeler, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 14.07.2021 tarihli Göz Hastalıkları Sağlık Kurulu Raporu, 24.12.2021 tarihli Psikiyatri raporu, 14.04.2022 tarihli Nöroloji Sağlık Kurulu Raporu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.03.2023 tarihli raporda davacının anamnezinde 2019'da Ankara'da araç dışı trafik kazası geçirdiği, çarpma ile bilincinin kapandığı, ambulans ile Ankara Araştırma Hastanesine götürüldüğü, kafasına darbe aldığı, sol gözünün kapandığı, kalçasında kırık olduğu, yaralanmalarına yönelik herhangi bir ameliyat geçirmediği, 3 ay kadar yatak istirahatinde kaldığı, FTR tedavisi almadığı, ortopedi ve nöroşirurji poliklinik kontrollerinin olduğu, kalçadaki kırığın iyileştiği nöroşirurji poliklinik kontrollerinde damar tıkanıklığı için 3 defa anjiyo yapıldığı, yaralanma sonrasında sol gözünün dışa kaydığı ve çift gördüğü, 3 ay kadar göz damlası kullandığı ve göbeğine iğne yapıldığı (clexane?), zamanla bu şikayetinin gerilediği, yaralanma sonrası başlarda kimseyi tanımama ve hiç bir şeyi hatırlamama olması üzerine psikiyatri bölümüne götürüldüğünü, zamanla hatırlamaya başladığını, başlarda uykusuzluk yaşadığı ve ilaç kullandığı, şimdi ilaç kullanımını bıraktığı, bitki çayı gibi takviyeler ile uyuyabildiğini, aktif şikayetlerinin sol kalçada ağrı, sızlama ve üşüme benzeri his, baş ağrısı, bulanık görme, ara ara olan iki taraflı işitme kaybı, trafikte yaya olarak zorlanma, yalnız başına karşıdan karşıya geçememe olduğunun ifade ettiği belirtilerek yapılan fiziki ve psikolojik muayenesini sonucunda tespit edilen bulgulara yer verildikten sonda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığında tedavi ile işlevselliği düzelmeyen organik beyin sendromu için zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluk bölümü geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, kişinin engel olanı % 70, şahıstaki görme keskinliği kaybı ve diplobi için görme sistemi bölümü, yapısal ve fonksiyonel kusurlar kısımlarına göre engellilik oranının %17, Balthazard formülü ile toplandığında kişinin engel oranının % 75 olduğu, 18 ay süreyle iş göremez halde kaldığı, 2 ay süreyle başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun mütalaa edildiği anlaşılmış ve mahkemece bu rapor esas alınarak karar verilmiş ise de davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiği, mahkemece davalı vekilinin maluliyet raporuna itirazları değerlendirilmeden yargılamanın sürdürülüp karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozuklukları ve tedavi ile işlevselliği düzelmeyen organik beyin sendromu nedeniyle tüm tıbbi belgeler getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kaza öncesinde rahatsızlığı bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan psikiyatri uzamnı, nöroloji uzmanı, beyin cerrahisi uzmanı hekimin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenecek olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Kabule göre de davada sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yanında geçici iş göremezlik talebininde bulunulduğu, mahkemece hükmün gerekçesinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından tedavi giderleri klozu kapsamında talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken sehven bu yöndeki talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatının reddine şeklinde hüküm oluşturulmuş olması doğru değildir. Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/237119 esasına yatırılan 745.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.