9. Ceza Dairesi 2022/16564 E. , 2024/11156 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/809 E., 2022/47 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleb…
**9. Ceza Dairesi 2022/16564 E. , 2024/11156 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/809 E., 2022/47 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından beraatine dair verilen kararların istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçları işlediğine, eksik inceleme ve alt sınırdan verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Hatalı değerlendirme ile eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mağdurenin babası sanık hakkında daha önce de benzer iddialarda bulunduğu ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/309 Esas, 2018/34 Karar sayılı dosya üzerinden yargılama yapıldığı, mağdurenin Mahkeme ifadesinde babası olan sanığa iftira attığını beyan ettiği ve 26.01.2018 tarihinde sanık hakkında beraat kararı verildiği hususu, sanığın istikrarlı savunması, mağdurenin çelişkili beyanları ile tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12. 2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın Heyetin çoğunluk görüşüne suçun sübutuna yönelik görüş ayrılığı nedeni ile katılmıyoruz. Mağdur ile sanığın baba kız olduğu, Mağdure Çim beyanında özetle, daha öncede babası tarafından cinsel tacize uğradığı için şikayette bulunduğunu, yurda yerleştirildiğini, babasının o dönem tutuklu olduğunu, babasının avukatının, amcası ile gelerek kendisine bir kağıt verdiğini, bunu oku ezberle mahkemede bunları söyleyeceksin dediğini, mahkemede avukatın verdiklerini okuduğunu, babasının serbest kaldığını, 6 ocak günü annesi abisi ile salonda yatarken odasında olduğunu, babasının yanına gelip kendisine beş ay cezaevinde kaldım, bunun hesabını vereceksin dediğini ve cinsel organı ile cinsel organına girdiğini, ağrısı ve kanaması olduğunu, bağırmasın diye babasının ağzını tuttuğunu, göğüslerine dokunduğunu, 6 ocaktan sonra bir hafta geçmeden ayın 11'i gibi babasının yine yanına geldiğini, yine kendisine tecavüz ettiğini, babasının sürekli cinsel organı ile sürtünme yaptığını, dudaklarını öptüğünü beyan etmesi, Mağdurun Çim’deki ifade cd'sini izleyen mahkeme heyetince mağdurenin beyanlarının doğru olduğuna ilişkin vicdani kanaate varılmış olduğu, mağdure ile ilgili düzenlenen adli görüşme raporuna göre, mağdurun beden duruşu, kendini ifade edişi, sözel ve sözel olmayan iletişiminin tutarlılığı, yaşadığı istismarı spontan bir şekilde anlatması, olay ile ilgili ayrıntıları kurgusal verebilmesi bakımından görüşmenin güvenilir ve tutarlı bulunduğu ve mağdure çocukta duygu, düşünce ve algıda cinsel istismarın travmatik etkilerinin gözlemlendiği, mağdurenin ruh halinin istismarın yoğun travmatik etkisini gösterir nitelikte depresif olduğu, vücudunda son bir ay ile uyumlu jilet kesileri mevcut olup bunlar sorulduğunda “bana yapılanları kimseye söyleyemiyordum içime atıyordum, vücuduma söylüyordum” şeklindeki beyanının yaşadığı travmayı bedenine yansıttığını gösterdiği, yaşadığı ruhsal bunalımdan dolayı kendine zarar verme ve ölüm düşünceleri bulunduğunun bildirilmesi, Çocuk psikiyatristi Dr.... tarafından düzenlenen 20.02.2018 tarihli konsültasyon formuna göre, mağdure ile yapılan görüşmede ÇİM.’deki ifadesiyle aynı mahiyette beyanda bulunduğu, görüşme boyunca mağdurenin ağladığı, kendi vücudundan tiksindiği, bunun babası tarafından kaldığı istismar olaylarından beri olduğu, kendine zarar verme ve intihar düşünceleri bulunduğu, posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon düşünüldüğü, yataklı çocuk ve ergen psikiyatri servisine en kısa zamanda yatırılması gerektiğinin bildirilmesi, Mağdurun yapılan genital muayenesinde kaideye varan eski yırtık görüldüğü, açıklığının 3 cm olup duhule müsait görüldüğü, mağdurenin bakire olmadığı, yırtığın eski yırtık olup muayene tarihinden 8-10 gün öncesindeki bir döneme ait olduğunun tespit edilmesi, Mağdurun arkadaşları ile rahatça gezebilmek için babasına iftirada bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, zira zaten mağdurun evden ayrılmış olduğu, sanığın daha öncede babasından şikayette bulunup daha sonra avukatın yönlendirmesi ile ifadesini değiştirerek babasının tahliyesini sağlamasının ve ilgili dosyada sanığın beraat etmesinin dosyamızdaki olayların olmadığını göstermeyeceği, her dosyadaki delil durumunun ayrı değerlendirilmesi gerektiği, mağdurenin daha önce benzer bir iddiada bulunup iddiasını geri alması nedeniyle beyanlarına şüpheyle bakılması mümkün ise de beyanlarının iyi irdelenerek maddi gerçeği anlatıp anlatmadığının tespit edilmesi gerektiği, Çim’deki ifade sırasında hazır bulunan adli görüşmecinin mağdurenin beyanlarının güvenilir olduğunu bildirmesi ve ifade görüntüsünü izleyen mahkeme heyetinin de aynı kanaate varması, mağdure hakkında rapor düzenleyen çocuk psikiyatrisi uzmanının gözlemleri dikkate alındığında mağdurenin beyanlarının samimi ve tutarlı olup sanığın savunmalarının cezadan kurtulmak amaçlı, yakını olan tanıklarında sanığı cezadan kurtarma maksatlı beyanda bulundukları, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği vicdani kanaatine varıldığından çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.