15. Hukuk Dairesi 2019/797 E. , 2019/4840 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar vekili ve asiller gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne …
**15. Hukuk Dairesi 2019/797 E. , 2019/4840 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar vekili ve asiller gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinden ibarettir. Davacı temlik alan, davalılar ise yüklenici ve arsa sahibidir. Uyuşmazlık mimarlık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davada davalı ...'e ait 2898 ada 2 nolu parselle ilgili mimari proje ve fenni mesuliyet hizmet bedeli alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş, ıslahla talep arttırılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.01.2016 tarih, 2015/2084 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile bozulmuş ve bozma üzerine verilen karar davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Mahkemece yargılama yapıldıktan sonra 11.11.2014 tarih ve 2010/23 Esas, 2014/359 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar Dairemizin 12.01.2016 tarih, 2015/2084 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile bozulmuş ve bozma üzerine karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesinden sonra mahkemece 09.11.2017 tarihli oturumda davacı vekilinin mazeret bildirerek duruşmaya katılmayacağını bildirmiş ve mahkemenin aynı tarihli duruşmada verdiği ara kararı ile "usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek tefhimle açık duruşmaya devam olundu" denilerek yeniden aynen "davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek açık duruşmaya devam olundu" şeklinde ara kararı verilerek hükmün tefhimi için duruşmanın ertelendiği ve bir sonraki celse davacının beyanının alınmasından sonra Yargıtay bozma ilamına uyulduktan sonra karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak doğduğundan ve ileri sürülen iddiaların usulî kazanılmış hakkın istisnalarından bulunmadığından bahisle bu celsede esasa ilişkin hüküm kurulmuştur.