4. Hukuk Dairesi 2021/6762 E. , 2023/934 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/233 Esas- 2020/233 Karar SAYISI : 2020/İHK-15142 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü - İtirazın Reddi SAYISI : K-2020/17191 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili
**4. Hukuk Dairesi 2021/6762 E. , 2023/934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/233 Esas- 2020/233 Karar SAYISI : 2020/İHK-15142 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü - İtirazın Reddi SAYISI : K-2020/17191 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.01.2011 tarihinde meydana gelen, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kazadan dolayı müvekkilinin maluliyeti bulunduğunu belirterek, şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini ıslahla 160.695,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.639,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 163.334,92 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, başvurunun usulsüz olduğunu, usule uygun maluliyet raporuyla başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın plakası, sürücüsü, cinsi gibi hususların tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, davacıya yapılan bir ödeme varsa bunun mahsubunun gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, toplam 163.334,92 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın plakası, sürücüsü, cinsi gibi hususların tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, davacıya yapılan bir ödeme varsa bunun mahsubunun gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın plakası, sürücüsü, cinsi gibi hususların tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, bu hususun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacıya yapılan bir ödeme varsa bunun mahsubunun gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet ile davacının sürücüsü olduğu bisikletin karıştığı karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesi 3. Değerlendirme 1.... Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir. Aynı Yönetmeliğin “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16'ıncı maddesinin (1-a) bendi uyarınca da, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere davacının rücu ... vardır. Güvence Hesabının rücu edebileceği tazminat tutarı, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Dosyanın incelenmesinde; bisiklet sürücüsü olan davacıya çarptığı iddia edilen aracın plakasının ve sürücüsünün belli olmadığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, savcılık tarafından 14.04.2011 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda olayın failinin belli olmadığı, dosya arasında bulunan ifade tutanaklarında davacının bisiklet sürücüsü olması konusunda çelişkili ifadeler verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, olayın sübutuna yönelik yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince, ceza soruşturma aşamasına ilişkin tüm bilgi ve belgeler, varsa mobese görüntüleri de dosyaya kazandırılmak suretiyle öncelikle olayın sübutuna ilişkin hususların açıklığa kavuşturulması, olayın sübuta ermesi ve davalının sorumluluğuna karar verilmesi halinde, tarafların kusur durumunun İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile dosyadaki tüm evraklarla birlikte irdelenip tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere, mahkemeye gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından ... maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre ise dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 21.01.2011 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından ise Sigorta Tahkim Komisyonuna 28.10.2019 tarihinde başvurulduğu, davalı tarafından davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda kaza tarihinden itibaren sekiz yıl içinde davanın açılmadığı gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun olayın sübutuna ilişkin detaylı araştırma yapılması gerektiğine yönelik bozma gerekçesine katılmıyorum.