1. Ceza Dairesi 2020/4245 E. , 2021/7265 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21/01/2013 yerine 02/02/2013 olarak yazılması mahal Mahkemesince düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmes…
**1. Ceza Dairesi 2020/4245 E. , 2021/7265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 21/01/2013 yerine 02/02/2013 olarak yazılması mahal Mahkemesince düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını sunduğu 21/02/2019 tarihli duruşmada sanık müdafiinin yasal mazereti kabul edilmesine rağmen, duruşmanın gününün sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edilmediği ve müdafiinin bulunmadığı 22/03/2019 tarihli oturumda hükmün sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği anlaşılmakla, CMK'nin 188/1. maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık müdafiinin görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK'nin 150/3. maddesi uyarınca zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Usule aykırı, sanık ... ve katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/04/2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanık ... ile ilgili cinsel saldırı suçundan verilen kararın Dairemizce sanık lehine bozulduğu, bozma kararının sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin bozma ilamına karşı yazılı beyanda bulunduğu ve ilk celse mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemenin mazeretini kabul ederek duruşmayı ertelediği ve dosyanın tutuklu olup karar aşamasında olması nedeniyle mazeretin son kez kabul edildiğinin ara karara yazıldığı, buna rağmen sanık müdafiinin bu kez mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği anlaşıldığından duruşmaya devam edilerek sanığın ve diğer gelenlerin yüzüne karşı hüküm verildiğinin anlaşıldığı, Dairemizce yapılan incelemede sanığın alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçtan yargılanması karşısında CMK 188/1 uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık müdafiinin yokluğunda duruşma yapılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki, CMK 188/1 maddesine 03.10.2016 tarih 676 sayılı KHK ile eklenen ve 01.02.2018 tarih 7070 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yasalaşarak eklenenen cümlesi gereğince "sanık müdafiinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebileceği şeklinde düzenleme yapılmış olup bu düzenleme ile sanık müdafiinin duruşmada hazır bulunma zorunluluğuna istisna getirilmiştir.