4. Hukuk Dairesi 2016/11185 E. , 2018/6920 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yayın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril…
**4. Hukuk Dairesi 2016/11185 E. , 2018/6920 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yayın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın yolu ile kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; müvekkilinin ...ve ... Partisi ...İl Başkanı olduğunu, davalının ise ''...'' isimli yerel gazetenin başyazarı olduğunu, davalının anılan yerel gazetenin 08/04/2014 tarihli nüshasındaki ''...'', 11/04/2014 tarihli nüshasındaki ''...'', 02/05/2014 tarihli nüshasındaki ''... Parti Neden Kaybetti?,...ve ...'' ve 09/06/2014 tarihli nüshasındaki '' Sağlığımız Kime Emanet '' başlıklı yazılarında müvekkilini bağlı olduğu teşkilatına karşı ihanet etmekle suçladığını, müvekkiline yönelik ağır ifadeler ve hakaretler içeren sözcükler kullandığını belirterek kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; dava konusu köşe yazılarında, davalının eleştiri sınırını aştığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10. maddesi bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarıyla oluşturulan ilkelerden biri de ifade özgürlüğüne ilişkindir. Buna göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun esaslı temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve her bir bireyin gelişimi için temel koşullardan birini oluşturur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan "haber" ve "düşünceler" için değil, aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Sözleşmenin 10. maddesinde belirtildiği üzere bu özgürlüğün istisnaları vardır; ancak bu istisnalar dar yorumlanmalı ve bir kısıtlama ihtiyacının bulunduğu inandırıcı bir şekilde ortaya konmalıdır. (Prof.Dr.Osman Doğru-Dr.Atilla Nalbant; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Açıklama ve Önemli Kararlar,Cilt:2, s.365, Nilsen ve Johnsen [BD] 43).