;davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından aleyhine yapılan ilamsız takibe itiraz ettiğini, itirazın Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, itirazın iptaline müteakip davalı borçlunun borcunu ödemediğini, icra dosyasına gelen meblağlar düşülmek suretiyle, takibin iflas yolu ile takibe çevrildiğini, davalı şirkete iflas ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme iflas yolu i
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 11.02.1993 tarihinde kurulduğunu; "her türlü kıymetli madenler ile kıymetli taşların imali, alım satımı, ithali ve ihracı ile toptan ve perakende pazarlaması ve ticareti" ile iştigal ettiğini, kuyumculuk sektöründeki faaliyetini "altından mamul yüzük, küpe, bileklik, gerdanlık,kolye, bilezik, broş, brolog, mücevherler ve değerli taşlar" sınıfında ... nodu "..." markası ile tescil ettirdiğini; ayrıca 9, 14, 21, 34. sınıflarda ... no.lu “..." markasının sahibi olduğunu, "..." ve "..." isimli internet sitelerini de faaliyete geçirdiğini; işbu davalar öncesinde müvekkili şirketin ... 2. FSHHM'nde ... Ltd. Şti. aleyhine çeşitli davalar açtığını ve bu davaların Mahkeme'nin ... E. sayılı dosyasında birleştirildiğini, yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin internet sitelerinde davacının tescilli ... markası ite iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresinin marka hakkına tecavüz oluşturduğuna, tecavüzün durdurulmasına, davalının "...,..." isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine,... Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkiline ait ... tescil no.lu markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, davalı ticaret unvanından "..." markasının çıkartılarak sicilden terkinine, davalının "..." ibaresi bulunan herhangi bir ticaret unvanı tescil ettirmesinin önlenmesine karar verildiğini; kararın Yargıtay 11. HD'nin 2016/412 E. sayılı kararı ite 19.06.2017 tarihinde onandığını ve kesinleştiğini, karar uyarınca ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamlı takip yapıldığını; söz konusu şirketin vekilinin icra dosyasına sunduğu beyan İte şirketin 16.12.2016 tarihinde tasfiye ve ticaret sicilinden terkin edildiğini beyan ettiğini; şirketin tasfiye sürecine mahkeme kararına istinaden değil kendi insiyatifi ile girdiğini; tasfiye edilen ... şirketinin müdürü ve ortağı ile davalı şirketin müdürü ve ortağının ... olduğunu, aralarında organik bağ bulunan ve aynı kişi tarafından yönetilen bu iki şirketin aynı paralelde hareket ettiğini; ...E. sayılı dava devam ederken ... şirketinin "... + şekil" markasını tescil ettirmeye çalıştığını; ...'nın "..." markası nedeni ile marka tescil talebini reddetmesi üzerine ... şirketinin ... 2. FSHHM'nln ... E. sayılı dosyasında YİDK kararının iptalini talep ettiğini, söz konusu talebin ... K. sayılı kararı ite reddedildiğini ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onandığını, ardından ... şirketinin "... + şekil" markasını tescili için başvurduğunu yine TPE'nin "...” markası nedeni ile marka tescil talebini reddetmesi üzerine ... 4. FSHH Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında YİDK kararının iptalini talep ettiğini, davanın reddedildiğini ve bu karar süresinden sonra temyiz edildiğinden, temyiz talebinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından geri çevrildiğini; davalı ... firmasının kesinleşen yargı kararları ile müvekkili şerkete ait ... markasının koruma altına alınması üzerine, bu kez yoğun bir şekilde ... referanslı marka tescil başvurularında bulunmaya başladığını; 18.02.2016 tarihinde ... kayıtları incelendiğinde, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... markaları için topluca tescil başvurusunda bulunduğunu; davalının kötü niyetinin açık olduğunu; davalı şirketin ... ibaresinin müvekkili adına tescilli olduğunu bildiğini; ancak davalı şirketin hükümsüzlüğünü talep ettikleri "..." markasını tescil ettirmeyi başardığını; her iki tarafın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini; ...'de yerleşik iki komşu olduklarını; ... adlı internet sitesinde satılan yüzüklere dair görselleri delilleri arasında sunduklarını, ürün görsellerinde "..." markalı ürünlerin değil, ... ibareli ürünlerin satıldığının görüldüğünü, e-ticaret siteleri incelendiğinde davalının, ... markasını işlediği ürünleri "..." adı altında satmaya devam ettiğinin görüleceğini; müvekkili markasının ilk defa 19.06.2000 tarihinde tescil edildiğini ve o tarihten bu yana yenilendiğini, markanın 14. sınıfta "altından mamul yüzük, küpe, bileklik, gerdanlık, kolye, bilezik, broş, brofog mücevherler ve değerli taşlar" bakımından tescilli olduğunu; bunun yanında müvekkilinin 20.06.2007 tarihinde yine 14.sınıfta tescil edilmiş ... tescil numaralı ... markasının sahibi olduğunu, hükümsüzlüğünü talep ettikleri "...” markasının 18.02.2016 tarihinde 14. ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, davalının başından beri ... markasını kullanma gayreti içinde olduğunu, yargı kararları nedeni ile bu amacına ulaşamadığından ... ibaresinin yanına ek koyarak yasayı dolanmaya çalıştığını, tüketicilerin "..." yanında "..." ibaresini gördüğünde bu markaların seri marka olduğu izlenimine kapılacaklarını, somut olayda tarafların davaya konu ibareler üzerinde kullandıkları ürünlerin mücevherat olduğunu, bu bakımdan artık benzerlikten değil, mallar arasında aynılıktan söz edileceğini, hedef kitlenin aynı olduğunu, davalının e- ticaret yaptığı satış kanallarının hepsinde müvekkilinin de satış yaptığını, davalı adına ... nezdinde 18.02.2016 tarih ve ... no ile tescilli "..." markasının kötü niyetle tescil edilmiş olması nedeni ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, müvekkili adına tescilli marka ile iltibas yaradan ürünlerin satıldığı davalıya ait "..." alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine ilişkin dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının "..." ve "..." markasını kullanmasının müvekkili aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, şimdilik 5.000,00 TL. maddi tazminatın SMK'nun 151/2/b'ye göre hesaplanmasına, 50.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... 2. FSHHM'nin ... E. sayılı dosyasında davanın tarafı ... Ltd. Şti. iken işbu davanın tarafı olan müvekkilinin unvanının ... Tic. Ltd.Şti. Olduğunu, her iki şirketin tüzel kişiliklerinin, sorumluluklarının ve haklarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, belirtilen davanın hüküm kısmında davalı ... Ltd. Şti.’nin “...” markasını kullanmasının yasaklandığını, müvekkili şirketin ... markasının kullanmadığını, müvekkilinin davaya konu tescilli markasının“...” şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin markasını kullandığını kötü niyet iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirketin internet ortamında faaliyetlerini sürdürdüğü ... adlı internet sitesinde ve ..., ... gibi e-ticaret platformlarında "..." ibareli ürün görsellerini kullanmadığını, kendi markası olan “...” ibaresini kullandığını, davacı markası ile müvekkiline ait marka arasında iltibasın söz konusu olmadığını, müvekkilinin sadece tescilli markasını kullandığını, aynı cadde üzerinde ticari faaliyette bulunulmasının da kötü niyet göstergesi olamayacağını; davacının "..." markası ile müvekkilinin tescilli olarak kullandığı "..." markasının iltibas yaratmayacağını; "...’nın sözlük anlamının alanında uzmanlaşmış ve tanınmış otan kadın sanatçı olduğunu; "..."nin ise iki aşk anlamına gelen bileşke marka olduğunu; tüketiciler nezdinde de markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, 0H1M Marka Kılavuzunun 33. sayfasında bileşke markaların karıştırılma ihtimalinin olmayacağı durumlara örnekler verildiğini; "..." ile "..." markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkili şirketin davacının markasını değil, kendi adına tescilli markasını kullandığından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir eylemi nedeni ile davacı tarafın zarara uğramadığını ve bu durumda manevi tazminattan da bahsedilemeyeceğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etitği anlaşılmıştır.Dava; 6769 Sayılı SMK kapsamında marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi-manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, ... kayıtları getirtilmiş özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtların incelenmesinde, dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davalı ...Ticaret Ltd. ŞTi.'ye ait olduğu, 14 ve 35 emtia sınıfları bakımından tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun tespiti yönünden özellikle iddia ve savunmalar kapsamında kötü niyetli tescile ilişkin iddialar ve davalı kullanımlarının tescilli markaya tecavüz niteliğinde olup olmadığı, tecavüzün tespiti halinde davacının maddi tazminat talepleri hususlarında alınan 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda;"...Davaya dayanak yapılan ... tescil no.lu "..." markası 14. sınıfta ve ... tescil no.lu "..." markası 09/ 14/ 21/34. sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu; hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu "..." markası 14 / 35. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğu, kötüniyetle tescil edilmiş olduğu gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği, dava dışı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd.Şti.'nin "..." ibaresini esas unsur olarak markasal kullanımı ve ibareyi tescil ettirmek istemesi nedeniyle davacı şirket ile arasında birden fazla hukuki ihtilaf olduğu, dava dışı şirketin tek ortağı ve müdürü olan ...'in davalı şirketin de ortağı ve müdürü olduğu, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğu, dava dışı şirket ile davası arasında hukuki ihtilaf devam ederken davalı şirket 18.02.2016 tarihinde "...” İbaresini esas unsur olarak içerir yedi marka başvurusunda bulunduğu, bu başvurulardan birinin, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nodu "..." markası olduğu, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında "..." ibareli marka hakkından doğan ihtilaflar mevcut iken ...'in ortak ve müdür olduğu davalı şirketin de "..." markası ile iltibas yaratacak marka başvurularında bulunmasında SMK m.6/9 uyarınca kötüniyetli başvuru şartlarının mevcut olduğu ve buna bağlı olarak kötü niyetli marka tescili nedeniyle hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, davalı taraf "..." marka tescili bulunmasına rağmen kullanımlarında davacı yanın "..." markası ile karıştırılmaya sebep olacak şekilde markasının tescilli olduğu hal dışında "..." olarak kullanımlarının bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, davalının tescil ettirdiğinden farklı şekilde kullandığı markanın, davacı adına tescilli markanın esas unsuru ile aynı olduğu, davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiği ve basiretli hareket etmesi beklenen davalı şirketin davacının aleni olan marka tescilinden haberdar olduğu halde, adına tescilli markasını farklılaştırmak kullanması dürüst bir kullanım olmamakla marka hakkına tecavüz şartlarının mevcut olduğu; davalı şirketin ... numara ile 08., 14., 42. sınıflarda tescilli "...+ şekil", ... numara ile 14. sınıfta tescilli "... + şekil", ... numara ile 14., 35. sınıflarda tescilli "...+ şekil" markalarının da sahibi olduğu, ancak düzenlediği fatura içeriklerinde altın, pırlanta, işçilik gibi genel açıklamaların yer aldığı, yani davalı tarafça düzenlenen faturaların ne kadarının "..." ne kadarının "..." ne kadarının "..." markalarına ilişkin olduğunun anlaşılmadığı, davalı tarafın "..." markasını tescil için Türk Marka ve Patent Kurumuna başvuru tarihi olan 18.02.2016 tarihinden dava tarihi olan 23.03.2018 tarihine kadar yurt içi ve yurt dışı satışlarından dolayı 501.537,10 TL net zararının bulunduğu, manevi tazminat bedelinin Mahkemenin takdirinde olduğu..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRMEMarkanın hükümsüzlüğü 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.25 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. KHK'da düzenlenmiş olan şartlara aykırı olarak tescil edilmiş veya tescilli bir markanın tescilden sonra SMK'ya aykırı hale gelmesi durumunda markanın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük, mahkemeden alınacak bir yargı kararı ile mümkündür. Hükümsüzlük halleri SMK m.25'de düzenlenmiştir. Buna göre; markanın tesciline engel olan mutlak ya da nispi red nedenleri mevcut ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Marka, tescil engellerinin varlığına rağmen tescil olunmuşsa, hükümsüzlük davası ile bu tescilin terkini talep edilebilir. SMK m.27/3'de suretiyle zarar gören kişilerin de hükümsüzlük davası açabileceği açıkça belirtilmiştir. Hükümsüzlük davasının davalısı ise, sicilde marka sahibi olarak görülen kişidir.Hükümsüzlük hallerinden biri SMK m.6/9'da kötüniyet esas alınarak düzenlenmiştir. Sınai Mülkiyet Kanunun m. kötüniyetli marka tescilinin nispî red nedeni ve hükümsüzlük sebebi olduğu açıkça düzenlenmiştir (SMK m. 6/9, 25/1). Kötü niyetin varlığını tespit konusunda genel bir kriter yoktur. Her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılır. Kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Marka sahibinin kötüniyetli olduğuna emare teşkil edecek olgu ve olaylar, kötüniyetli marka başvurusunun kabulü için yeterlidir. Davacı, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve davalının kötüniyetini ispat etmek amacıyla: ... 2. FSHHM'nln ... E. ... K. sayılı, ... 4. FSHHM'nin ... E. ... K. sayılı, ... 4. FSHHM'nin kesinleşen... E. ... K. sayılı kararlarını delil olarak dosyaya ibraz etmiştir.