Başvuru, ByLock isimli programın verilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanılması ve mahkûmiyete temel alınan belgelerin başvurucuya (sanığa) tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ByLock isimli programın verilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanılması ve mahkûmiyete temel alınan belgelerin başvurucuya (sanığa) tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde -yeniden uzatılmayarak- son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) olduğunu değerlendirmiştir (darbe teşebbüsü ve arkasındaki yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Yargı organları birçok kararda FETÖ/PDY'nin devletin anayasal kurumlarını ele geçirmeyi, sonrasında devleti, toplumu ve fertleri kendi ideolojisi doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi, oligarşik özellikler taşıyan bir zümre eliyle ekonomiyi, toplumsal ve siyasal gücü yönetmeyi amaçlayan, bu doğrultuda mevcut idari sisteme paralel şekilde örgütlenen bir terör örgütü olduğunu kabul etmiştir. Yargı organları kararlarında ayrıca FETÖ/PDY'nin gizlilik, hücre tipi yapılanma, her kurumda örgütlenmiş olma, kendisine kutsallık atfetme, itaat ve teslimiyet temelinde hareket etme gibi birçok özelliğinin bulunduğunu, bu örgütün diğerlerine nazaran çok daha zor ve karmaşık bir yapı olduğunu ortaya koymuştur (FETÖ/PDY'nin genel özellikleri için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri, § 26; yargı organlarındaki örgütlenme biçimi için bkz. Selçuk Özdemir [GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 22; Alparslan Altan [GK], B. No: 2016/15586, 11/1/2018, § 11).B. ByLock Programına İlişkin Açıklamalar FETÖ/PDY'nin örgütsel haberleşme için oluşturduğu ve örgüt mensuplarınca kullanılan iletişim yöntemlerinden birinin ByLock uygulaması olduğu özellikle darbe teşebbüsünden sonra örgütle bağlantılı soruşturma ve kovuşturmalarda tespit edilmiştir (Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, § 23). ByLock haberleşme programıyla ilgili kavramsal açıklamalara, programın tespitine, program verilerinin adli makamlara ulaştırılmasına, adli sürece, programın yüklenmesine, iletişimde kullanılmasına, genel ve örgütsel özelliklerine, yaygın uygulamalardan ayrılan yönlerine, ByLock verilerinin niteliği, anlamlandırılması ve kişilerle eşleştirilmesine ilişkin arka plan bilgisinin detaylarına Ferhat Kara kararında yer verilmiştir (Ferhat Kara, §§ 23-67). Başvurucuya İlişkin Süreç Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından FETÖ/PDY'nin Şanlıurfa'daki yapılanmasına yönelik olarak aralarında başvurucunun da bulunduğu kişiler hakkında soruşturma başlatılmıştır. Bireysel başvuruya konu olayların geçtiği tarihte Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki özel öğrenci yurdunda müdür olarak görev yapan başvurucu, FETÖ/PDY'ye üye olma suçu isnadı nedeniyle 28/7/2016 tarihinde gözaltına alınmış; 30/7/2016 tarihinde Birecik Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla tutuklanarak Şanlıurfa 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. Başsavcılık 16/1/2017 tarihli iddianameyle FETÖ/PDY'ye üye olma suçu isnadıyla başvurucu hakkında Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. İddianamede FETÖ/PDY'ye ilişkin açıklamalara yer verildikten sonra başvurucunun durumu değerlendirilmiş, başvurucunun Zaman gazetesine aboneliğinin ve Bank Asyada hesabının bulunduğu, müdürlük yaptığı özel öğrenci yurdunun, üyesi olduğu derneklerin ve sigorta kayıtlarının bulunduğu şirketlerin darbe teşebbüsü sonrasında yürürlüğe konulan olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri kapsamında terör örgütleriyle veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı ve haklarında anılan örgüte mensup oldukları iddiasıyla ayrı soruşturma yürütülen bazı şüphelilerle örgüte finansal destek sağlayan bir otelde kaldığı tespitlerine yer verilmiştir. Söz konusu tespitlerin tümü birlikte ele alınarak iddianamede, başvurucunun terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaati ifade edilmiştir. Mahkemece 6/2/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda başvurucunun ByLock programını da kullanıp kullanmadığına dair araştırma yapılması için Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne (KOM Şube) müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkındaki yargılama üç celsede tamamlanmıştır. 10/4/2017 tarihli ilk duruşmada başvurucunun sorgusundan önce Mahkeme, KOM Şubeden bilgi istenen hususa yanıt verildiğini belirterek başvurucu hakkında kendi kullanımındaki GSM hattı üzerinden ByLock programının kullanıldığına dair kayıt bulunduğuna dair KOM Şubeden gönderilen cevap yazısını okumuştur. Söz konusu 20/2/2017 tarihli yazıda, başvurucunun .. IMEI numaralı mobil cihaz ile .. numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını kullandığına dair tespite yer verilmiştir. Başvurucu, suçlamaları kabul etmediğini ve -savunmasında ileri sürdüğü diğer hususların yanı sıra- ByLock programını da kullanmadığını beyan etmiştir. Yargılamanın 5/5/2017 tarihli ikinci celsesinde Cumhuriyet savcısı esas hakkında mütalaasını sunmuştur. Mütalaada -iddianamede yer alan delillerin yanı sıra- KOM Şubenin gönderdiği yazıda belirtildiği şekliyle başvurucunun ByLock programını kullandığı gerekçesiyle atılı suçtan cezalandırılmasını talep etmiştir. Başvurucu mütalaaya karşı önceki savunmalarını tekrarlamıştır. Mahkemenin 15/5/2017 tarihli kararı ile başvurucunun atılı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Başvurucu yönünden iddianamede atılı suçun işlendiği hususunda delil olarak belirtilen tüm hususlara gerekçeli kararda da yer verilmiş, bunun yanında başvurucunun ByLock programını kullandığı kabul edilerek bu eylem de hükme esas alınmıştır. Gerekçeli kararda başvurucunun ByLock programını kullandığına dair değerlendirme şu şekildedir:"...1-Sanık İbrahim Halil Güner'in örgütün gizli yazışmalarını gerçekleştirdiği byLock programını kullandığı hususu sabittir. Her ne kadar sanığın aşamalardaki savunmalarında bu programı kullanmadığını belirttiği görülmüş ise de, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünce temin edilen 2017 tarihli byLock sorgulama sonucunda, sanığın .. GSM numarası ile .. ile .. İmei numaraları ile byLock programını indirdiği açıktır. ..." Başvurucunun istinaf talebi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Daire) 5/7/2017 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. Mahkemenin UYAP aracılığıyla erişilen başvurucu hakkındaki dava dosyasının incelenmesinden Başsavcılık tarafından 28/9/2017 tarihinde gönderilen yazıda başvurucu adına kayıtlı GSM hattıyla eşleştirilen "231082" ByLock user-ID numarasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca (EGM-KOM) düzenlenen 12/7/2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın dosyaya eklenmek üzere sunulduğu anlaşılmıştır. Anılan tutanakta yer alan tespitler aşağıdaki şekildedir:i. User-ID numarası "231082", kullanıcı adı, adı ve mesaj "byibrahim", son çevrim içi tarihi "14/8/2015, saat: 06", tespit edilebilen ilk log tarihi "8/11/2014" şeklindedir.ii. "231082 ID'ye Bağlı İstatistik" başlığı altında "veri" ve "log" olarak kategorize edilen tespitlere göre yazışma durumunun pasif, e-posta durumunun aktif olduğu, toplam e-posta sayısının 86 veri, giriş sayısının 19 log, alınan e-posta sayısının 19 veri ve 45 log, okunan e-posta sayısının 26 log, alınan toplam e-posta sayısının 86 veri olduğu görülmüştür.iii. "231082 ID'yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler (Roster)" başlığı altında 3 veri bulunduğu, bu user-ID'yi ekleyen üç farklı user-ID'den birinin 238487 user-ID numarasını kullandığı belirlenen R.İ. olduğu, gerçek kullanıcısı tespit edilemeyen diğer bir user-ID numarası kullanıcısının da 231082 user-ID numarasına "byibrahim" adını verdiği gözlemlenmiştir.iv. "231082 ID'nin Eklediklerine Verdiği İsimler (Roster)" başlığı altında iki veri bulunduğu, bu bölümde de user-ID numarası kendileriyle eşleştirilen R.İ.ye ait user-ID, adı ve soyadı, T. kimlik numarası ve meslek bilgileri ile henüz kime ait olduğu belirlenemeyen user-ID numarasına yer verildiği, bu kişilerin bir kısmına başvurucu tarafından isimler verilerek kişi listesine eklendiğinin belirtildiği görülmüştür.v. "231082 ID'nin Kurduğu Gruplar ve Grupların Kişi Listesi", "231082 ID'nin Katıldığı Gruplar ve Grupların Kişi Listesi" ve "231082 ID'ye Bağlı Kişi Listesi" başlıkları altında veri tespit edilemediği, "231082 ID'ye Bağlı Mail Listesi" başlığı altında ise açık kimlik bilgileri tespit edilerek biri R.İ., diğeri Ç.S. tarafından kullanıldığı belirtilen user-ID numaraları ile kullanıcısı belirlenemeyen başka bir user-ID numarasına yer verildiği anlaşılmıştır.vi. "Önem Arz Eden Yazışmalar ve Mailler" ile "231082 ID'ye Bağlı Yazışmalar" başlığı altında sırasıyla "Toplam Açıklama: 0" ve "Toplam Kişi: 0" açıklamasına, "231082 ID'ye Bağlı Mailler" başlığı altında da şifreleri çözülemediği belirtilmekle birlikte 231082 user-ID numarasına Ç.S. tarafından gönderilen on iki e-posta, R.İ. tarafından gönderilen 1 e-posta ile kullanıcısı belirlenemeyen başka bir user-ID numarası üzerinden de altı e-posta gönderildiği tespitine yer verilmiştir.vii. "231082 ID'nin Arama Kayıtları" başlığı altında "Toplam Veri: 0" açıklamasına, "231082 ID'ye Bağlı IP Log Tablosu" başlığı altında, Android işletim sistemli cihaz kullanılarak 8/11/2014 ile 14/8/2015 tarihleri arasında ByLock iletişim sistemine yapılan on dokuz "login" işlemine, "231082 ID'ye Bağlı Tüm Log Tablosu" başlığı altında da 8/11/2014 ila 14/8/2015 tarihlerinde ByLock iletişim sistemine yapılan toplam altmış altı "login" işlemine yer verildiği anlaşılmıştır. Başvurucu, İnfaz Kurumu aracılığıyla Mahkemeye gönderdiği 24/11/2017 ve 2/1/2018 tarihli dilekçelerle kendisi hakkındaki ByLock tespitine dair ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile diğer belgelerin, 23/1/2018 tarihli dilekçeyle de dava dosyasının gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece İnfaz Kurumuna yazılan 24/1/2018 tarihli müzekkere ile başvurucu hakkında UYAP'ta kayıtlı dava dosyasında yer alan belgelerin ekte gönderildiği belirtilerek bu belgelerin başvurucuya tebliğ edilmesi talimatı verilmiştir. Müzekkere ile UYAP aracılığıyla sunulan 225 ekten ibaret belgeler arasında Başsavcılık tarafından gönderilen 28/9/2017 tarihli yazı bulunmakla birlikte bu yazı ekinde Mahkemeye sunulan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın bulunmadığı görülmüştür. Söz konusu müzekkere ekinde gönderilen belgeler başvurucuya 5/2/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesince 14/2/2018 tarihinde hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma gerekçesi şu şekildedir:"Dairemizin 2017 tarih ve 2017/1798 esas, 2017/5219 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin, suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.Sanığın, bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmemesi karşısında; örgüt liderinin talimatı üzerine Bankasya'ya para yatırdığı belirlenen sanık hakkında örgüt üyeliği suçu açısından bylock'un belirleyici delil olduğunun tespiti karşısında; Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğünün 'Bylock Sorgu' belgesinde belirtilen .. nolu hat ile ByLock uygulamasına ait IP adreslerine (137, ...) kaç defa bağlanıldığının Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan ve Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporunun sorulması ve ayrıca söz konusu cep telefonunun baz istasyonlarını gösterir HTS kaydı getirtilip karşılaştırılması, ayrıca Uyap sisteminde yapılan incelemede; sanık hakkında suç tarihi 2016 olarak görülen Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/439 esas sayılı dosyasında derdest yargılamasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilip, anılan dosya celp edilerek öncelikle olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti olup olmadığı tespit edildikten sonra mümkün olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş olmaları durumunda ise onaylı örnekleri dosya arasına alındıktan sonra, tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması... [bozmayı gerektirmiştir.]" Bozma kararı üzerine yargılamaya Dairenin E.2018/1194 sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Daire 17/4/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapmıştır. Bu bağlamda bozma kararında belirtilen hususların araştırılmasına ilişkin olarak başvurucu hakkında ByLock user-ID tespiti yapıldığına dair ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi, varsa bu tutanağın gönderilmesi, başvurucu adına kayıtlı GSM hattına ait HTS kayıtları ile bu hatta tanımlı IP adresleri ile ByLock sunucusunun IP adreslerine bağlantı yapılıp yapılmadığına ilişkin CGNAT (HIS) kayıtlarının getirtilmesi için 18/4/2018 tarihli müzekkereler yazılmıştır. Daire tensip zaptında; bozma ilamında belirtilen, Mahkemenin başvurucu hakkındaki E.2017/439 sayılı dosyasının da incelenmek üzere gönderilmesi hususunda müzekkere yazmıştır. Mahkemeden gönderilen 24/4/2018 tarihli yazının ekinde, başvurucu hakkında ByLock kullanımına dayalı olarak FETÖ/PDY üyeliği iddiasıyla açılan kamu davasına dair bazı belgeler sunulmuştur. Bu belgeler arasında başvurucunun ByLock kullanıcıları arasında olduğuna dair kolluk tarafından düzenlenen liste ve başvurucu hakkında düzenlenen iddianame de bulunmaktadır. Mahkemece başvurucu hakkında aynı suçtan görülen ve E.2017/439 sayılı kamu davasının kovuşturma evresine dair UYAP aracılığıyla erişilen bilgiler şu şekildedir:i. Başvurucu, İnfaz Kurumu aracılığıyla Mahkemeye sunduğu 11/8/2017 ve 6/9/2017 tarihli dilekçelerle ByLock CGNAT kayıtları ile Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın kendisine gönderilmesini istemiştir. Bu dilekçeler üzerine Mahkemece başvurucuya tebliğ edilmek üzere İnfaz Kurumuna gönderilen 11/12/2017 tarihli yazı ekinde sunulan belgeler arasında başvurucunun talebine konu belgelerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Nitekim başvurucu da sonradan gönderdiği 18/12/2017, 29/1/2018 ve 12/3/2018 tarihli dilekçelerle söz konusu belgelerin kendisine tebliğ edilmediğini belirterek yeniden tebligat yapılmasını talep etmiştir. Ancak UYAP kayıtlarından başvurucuya talep ettiği kayıtların ve tutanakların gönderildiğine, tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgeye ulaşılamamıştır. ii. Mahkeme; Daireye 5/6/2018 tarihinde gönderdiği yazıda, başvurucu hakkındaki ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü tarafından 4/6/2018 tarihinde Mahkemeye sunulduğunu belirterek anılan tutanağı, yazı ekinde Daireye sunmuştur. Söz konusu tutanağın önceden Mahkemeye sunulan ve başvurucuyla ilişkilendirilen 231082 user-ID numarasına dair tutanak olduğu anlaşılmıştır. iii. Mahkemece 7/5/2018 tarihinde ilk celse yapılmış, başvurucunun ve müdafiinin hazır bulunmadığı bu oturumda başvurucu hakkındaki ByLock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı ile CGNAT kayıtlarının dosyaya sunulduğu belirtilmiştir. 27/9/2018 tarihli celsede başvurucunun müdafiinin de hazır bulunmasıyla sorgusu yapılmıştır. Bu celsede ByLock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı ile CGNAT kayıtları başvurucuya okunmuştur. Başvurucu, Yargıtayın bozma kararı sonrasında Dairece yapılan 11/7/2018 tarihli celsede de (bkz. § 23) hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğunu, ByLock kullanmadığını, roster kayıtlarında görülen R.İ.yi tanımadığını, aleyhindeki delilleri kabul etmediğini savunmuştur.iv. Davanın sonraki üç oturumunda yargılamaya başvurucu ve müdafiinin yokluğunda devam edilmiştir. ve oturumlarda başvurucu hakkındaki derdest diğer davanın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş, 13/3/2019 tarihli oturumda ise başvurucu hakkında Dairece verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği ve mevcut davanın mükerrer nitelikte olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş, bu karar istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Başsavcılık 28/9/2017 tarihli yazısını ve ekinde sunduğu ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nı 16/5/2018 tarihinde düzenlediği müzekkere ile Daireye de sunmuştur. Başvurucu; İnfaz Kurumundan Daireye gönderdiği 24/4/2018, 17/5/2018, 31/5/2018, 7/6/2018, 18/6/2018, 25/6/2018, 2/7/2018 ve 9/7/2018 tarihli dilekçelerle CGNAT kayıtlarının kendisine gönderilmesini istemiştir. Ancak UYAP kayıtlarından bu dilekçelere istinaden başvurucuya CGNAT kayıtlarının gönderildiğine ve tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgeye ulaşılamamıştır. Dairece bozma kararı üzerine yapılan yargılama, 11/7/2018 tarihinde başvurucunun ve müdafiinin de hazır bulunduğu tek celsede tamamlanmıştır. Anılan celsede başvurucuya ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile başvurucunun GSM hattına tanımlı IP adresleri ile ByLock sunucusuna ait IP adreslerine yapılan bağlantılara dair CGNAT kayıtları okunmuştur. Başvurucu -iddianamede yer alan diğer delillere yönelik savunmasının yanı sıra- GSM hattının kendisine ait olduğunu ancak ByLock kullanmadığını, söz konusu belgelerin içeriğini kabul etmediğini, user-ID numarasına ait roster kayıtlarında adları geçen R.İ. ve Ç.S.yi tanımadığını, Mahkemenin E.2017/439 sayılı dosyasından haberdar olduğunu söylemiştir. Başvurucu müdafii CGNAT kayıtlarını incelediğini beyan ederek ByLock sunucusuna ait IP adreslerine yapıldığı belirtilen 758 bağlantının bir kısmının aynı gün içinde yapıldığını, ardından 45 gün boyunca sunucuya bağlantı tespit edilmediğini söylemiştir. Başvurucu müdafii bu durumun başvurucunun örgütten talimat almadığını gösterdiğini, aksi hâlde her gün bağlantı yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Yargılama sırasında Daire, başvurucu hakkında Mahkemenin E.2017/439 sayılı davasının bu dava ile birleştirilmesine gerek bulunmadığını, diğer davanın mükerrer dava olup olmadığının değerlendirilmesi için bu davada verilecek kararın Mahkemeye gönderilmesi gerektiği kanaatine ulaşmıştır. Başvurucuya Dairece son sözü sorulduğunda ise ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile HTS kayıtlarının kendisine verilmediğini söyleyerek bu belgelerin verilmesini, ayrıca Bank Asya hesabının kullanımına ilişkin de bilirkişi raporu alınmasını istemiştir. Daire ise bu talebi reddetmiştir. Ret gerekçesi şu şekildedir:"Yargılamanın geldiği aşama, yargılamanın tüm aşamasında sanığın müdafii yardımından faydalanmış olması, müdafinin dosyaya ulaşmasında herhangi bir kısıtlamanın bulunmaması, sanığın dairemiz huzurundaki savunmasında bylock tespit değerlendirme ve HTS kayıtlarından haberdar edilip haberdar olduğunun anlaşılması ve dosya kapsamına göre bilirkişi raporu alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı hususları gözetilerek sanığın tevsii tahkikat talebinin reddine oy birliğiyle karar verildi ..." Yargılama sonucunda Daire, başvurucunun atılı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiştir. Hükmün gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"DELİLLER;İddia, savunma, sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağı, BTK tarafından gönderilen HTS ve HIS (CGNAT) sorgu kayıtları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamından ibarettir.DAİREMİZİN