4. Hukuk Dairesi 2017/841 E. , 2018/7574 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/08/2014 gününde verilen dilekçe ile ürün zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekl…
**4. Hukuk Dairesi 2017/841 E. , 2018/7574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/08/2014 gününde verilen dilekçe ile ürün zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/12/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davacının kendisine ait İmralli köyünde bulunan arazilerinde ayçiçek ve karpuz yetiştiriciliği yaptığını, davalı sulama birliğinin üzerine düşen görevi yerine getirmemesi nedeniyle mahsullerinin susuzluk nedeniyle kuruduğunu belirterek, oluşan zararın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, zira tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen miktarın çok yüksek olduğunu, kendilerinin de aynı olaya dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırdıklarını, miktarın çok daha düşük olarak tespit edildiğini, ayrıca davalının her hangi bir kusuru olmadığını, komşu taşınmazların sulamasında her hangi bir sıkıntının bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, ziraat mühendisi bilirkişiden alınan rapora istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan sulama birlikleri, 6200 sayılı DSİ Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Kanunu, 1580 sayılı Belediyeler Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nda yer alan hükümlerle yönetilmektedir. Sulama birliklerine ait tesislerin yapımı, bakım ve onarımları Devlet Su İşleri ekipmanlarınca yapılmakta ve masraflar DSİ Genel Müdürlüğü bütçesinden karşılanmaktadır. Birlik personelinin atanması ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 23 Haziran 1987 tarihli ve 19496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ''İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlikler ve Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Müessese ve İşletmelerde İlk Defa Memuriyete Atanacaklara Ait Sınav Yönetmeliği''nde belirtilen esaslara göre yapılmaktadır. Bu nedenlerle davalı sulama birliği kamu kurumu niteliğindedir.