11. Ceza Dairesi 2013/786 E. , 2014/18310 K. "" ebliğname No : 11 - 2010/331713 MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 13/04/2010 NUMARASI : 2009/289 (E) ve 2010/471 (K) SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet Gerekçeli karar başlığında eksik yazılan suç tarihinin 06.09.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde o…
**11. Ceza Dairesi 2013/786 E. , 2014/18310 K.** **"İçtihat Metni"** ebliğname No : 11 - 2010/331713 MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 13/04/2010 NUMARASI : 2009/289 (E) ve 2010/471 (K) SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet Gerekçeli karar başlığında eksik yazılan suç tarihinin 06.09.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- 213 sayılı VUK’nun suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/a-2. maddesinde yüklenen suçun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak öngörüldüğü ve 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile yapılan değişiklikle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde asgari ücret esasından vazgeçildiği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenmesi gerekirken, herhangi bir karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de gözönünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.05.2001 gün ve 99/104 sayılı kararında