:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiller ... ve ..., 17/08/2017 Tarihinde ....Havalimanı'ndan .......gitmek üzere davalı ...Ş.'den iki adet bilet satın aldıklarını, müvekkillerden ...'ın vertigo rahatsızlığı nedeniyle yapacağı uçuşlarda oksijen desteği alması gerekmektedir. Müvekkilin hastalığı ve uçuşlarda oksijen desteği alması gerektiği doktor raporuyla da sabit olduğunu, uçuş günü ve saati müvekkillerden ...'ın oksijen desteği ile uçuş yapmak istemesi ve doktor raporunu davalıya
davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, elbirliği ile kendi menfaatlerine olmak üzere, Şirketin malvarlığını kendilerine aktarmakta; gerçek dışı beyanlarda bulunmakta; hukuka aykırı belgeler düzenlemekte; böylece bir yandan kar payı alamayan, bu nedenle farklı finansal kaynak kullanmak zorunda kalan, keza hisseleri hiçbir değer ifade etmeyecek hale gelen müvekkili ve Şirketi zarara uğratmakta olup; TTK 553 vd. hükümleri çerçevesinde sorumlu oldukları kuşkusuzdur. Keza, davalılar, aynı konuda faaliyet gösteren şirketlerde genel kurulun geçerli izni olmadan yönetim kurulu üyeliği yapmakta; rekabet yasağına aykırı davranmakta, bu sebeple de müvekkili ve Şirketi zarara uğratmaktadırlar. Aynı şekilde, yine TTK çerçevesinde gerekli geçerli izin alınmadan, Şirketle işlem yapma yasağına aykırı davranarak müvekkili ve Şirketi zarara uğratmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, ... A.Ş., hukuka aykırı finansal tablolar ve raporları tanzim eden, gerçek dışı beyanlarda bulunan, keza hukuka aykırı işlem ve eylemlerle Şirketi yöneten davalıların elindedir. Şirketin neredeyse tüm malvarlığı, davalılar tarafından hukuka aykırı biçimde kendi şahsi malvarlıklarına aktarılmıştır. Bilahare bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı üzere, Şirketin çok yüksek tutarda zararı bulunmaktadır. Bu itibarla, müvekkilin, Şirketin ve Şirket alacaklıların daha fazla, keza geri dönülmesi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için, Şirkete yönetim kayyımı tayinini ihtiyati haczin tüm koşulları oluştuğundan, davalıların tüm malvarlığına haciz konulmasını talep etmekteyiz. İhtiyati hacze karar verilmediği takdirde huzurdaki dava kazanılsa dahi, Şirketin içi boş hale geleceğinden, keza davalılardan tazminatın tahsili de imkansız olacağından, müvekkilin ve Şirketin geri dönülmesi mümkün olmayan bir zararla karşı karşıya kalacağı açıktır. İcra ve İflâs Kanununun 257. ve devamı hükümlerinde düzenlenen ihtiyati hacze karar verilmesi için, kural olarak, alacağın muaccel olması ve rehinle teminat altına alınmamış olması gereklidir (m.257/1). Esasen işbu davada müvekkile davalılarca zarar verilmiş olduğundan, bu Şirketin tazminat alacağı da muaccel olmuş ve rehinle de teminat altına alınmamıştır. Ancak bir an için bu alacağın muaccel olmadığı düşünülürse, İcra ve İflâs Kanununun 257. maddesinde müeccel alacaklar için de koşulları mevcut ise, ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Müeccel alacaklar bakımından kanun koyucu ek bazı koşulların gerçekleşmesini aramıştır. Buna göre, borçlunun mallarını gizlemesi, kaçırması, kendisinin kaçması, bunların hazırlığı içinde olması ya da alacaklıların haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunması halinde alacak müeccel olmasa dahi ihtiyati haciz kararı verilebilecektir (İİK m.257/II). Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davalılar mal kaçırmakta ve Şirket ortakları ile alacaklıların haklarını ihlâl eden hileli işlemler yapmaktadırlar. Kaldı ki, davalıların tazminat sorumluluğu, hukuka aykırı fiilin veya işlemin yapılması ile aynı anda doğmakta ve bu andan itibaren sadece tazminat alacağı muaccel olmakla kalmayıp; hatta tazminat borçlusu temerrüde dahi düşmektedir." şeklinde ifadelere yer vererek, dava dışı şirkete yönetim kayyımı atanmasına dair ihtiyati tedbir ve davalıların malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde: müvekkilinin, dava dışı şirketin ve alacaklılarının daha fazla, keza geri dönülmesi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için, ihtiyati haczin tüm koşulları oluştuğundan, davalı şirketin tüm malvarlığına haciz konulmasını talep etmiş, ihtiyati hacze karar verilmediği takdirde huzurdaki dava kazanılsa dahi, dava dışı şirketin içi boş hale geleceğinden, keza davalı şirketten tazminatın tahsili de imkansız olacağından, müvekkilinin ve dava dışı şirketin geri dönülmesi mümkün olmayan bir zararla karşı karşıya kalacağını belirterek, birleşen dosya davalısı şirketin malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.